Yaz geldi hoş geldi….
Evet yaz sezonu başladı. sahil kentlerine vatandaşlarımız ve turistler yavaş yavaş akın etmeye başladılar.Bununla beraber ünlülerimizde tatil beldelerini ziyaret etmeye başladı. İlk olarak Türk sinemasının bir dönem ki güzel kadınlarından olan Banu ALKAN tatil yaparken görüntülendi. Ancak öyle bir görüntülendi ki herkesi hayretler içerisinde bıraktı. Üstsüz bir şekilde denizde yüzüyordu Banu Alkan. Ha bu arada yapılan çekimlerden haberi yokmuş gibi davranması beni çok şaşırttı.
Orada bir beachin açılışı için bulunan ve basınında açılış için orada olmasına rağmen bunları yapması çok mu çok ilginçti...Bir de üstüne üstlük Banu alkan kameralara benim bu halimi cektiniz mi diye de sorular sordu. Orada gazetecilerin ve kameraların olduğunu bile bile denize üstsüz girmesi ve ardından da hiç haberi yokmuş gibi davranmasına, ben hiç akıl sır erdiremedim.
Bende bu işi yıllardır yapıyorum ve kameraların olduğu bir noktada böyle bi şeyin olmaması olanaksız. Sırf reklam yapmak için bunları yapmak mı gerekiyor onu hiç mi hiç bilmiyorum. Bu olay beni çok üzdü yıllarını Türk sinemasın veren Banu Alkanın böyle ucuz reklam peşinde olmayacağını düşünüyorum, daha doğrusu öyle düşünmek istiyorum..
Yine Banu Alkan geçenlerde bir tv kanalında yaptığı röportajı izliyordumki yine beni ve herkesi şok edecek bir açıklamada daha bulundu. Bu kez tangalı pozlar verecekmiş. Bana göre bunların hiçbirine gerek yok. Ben buradan Banu hanıma seslenmek istiyorum “Sen bir döneme güzelliğinle çekiciliğinle imza atmış bir kadınsın. Bu tür olayalra hiç mi hiç ihtiyacın yok bu sadece ucuz bir reklam olur. Bu tür olaylar kendini küçük düşürmekten ileriye gitmez. Derim..
Ancak geçtiğimiz yıllarda eski sevgilisi ile bbg evinde yanlız kalmış ve orada da bir takım olaylar yaşayarak magazin gündemindekini yerini korumuştu. Ancak Murat Taşdemir’den ayrıldıktan sonra bir haller oldu. Onunla beraberken çok mutlu olduğunu söyleyen ve her şeye rağmen çok sevdiğini söylüyordu. Ancak her terk edilen kadının yaptığı gibi bunalıma girip kendisine eziyet mi ediyor? Diye düşünmüyor değilim….
Ben bir dönemki güzelliği ve ağırlığı ile her zaman hatırlamak istiyorum Banu hanımı...
Hülya avşar…..
Banu Alkan dan sonra ekranlara selülütli halleriyle Hülya Avşar çıktı sahneye. Kıbrıs’ta katıldı sahne öncesinde denizin keyfini çıkarmaya ç.alışan hülya avşar kameraların kendinsin çekmesinde pekte rahatsız olmadan yüzdü, güneşledi. Ve selülütleriyle yüzüyordu. Tüm kameralar Hülya Avşarın selülütlerine odaklanmıştı. Ancak bu olay ünlü sanatçının pekte umurumda değildi. yine de Türkiyenin en güzel kadınlardan biriyim diyordu. Ancak hülya hanım Banu Alkan gibi reklam derdinde değil tamamen kendince yüzüyordu. Hiç de yakalanmadı. Diyorum ben..
Beynel milel
Evet sinema salonlarında Beynelmilel rüzgarı esiyor tam anlamıyla….Yönetmenliğini hemşerim Sırrı Sürreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yaptığı oyunculuklarını Özgü Namal Oktay Kaynarca Cezmi Baskın’ın yaptıgı filmi geçtiğimiz günlerde izleme imkanı buldum…Ve çok etkilendim hakikaten aşkın, yokluğun, çocuk sevgisinin, yaşamanın tam anlamıyla anlatıldığı bir film olmuş.Uluslar arası film festivallerine üst üste ödüller aldığını da gazetelerden öğrendim ve çok mutlu oldum… İlk önce bir Adıyamanlı olarak mutlu oldum. Çünkü Adıyaman anlatılıyordu.
1982 yılından ki ihtilalde bir grup müzisyenin başına gelen olaylar anlatılmış. Bu film de bir den fazla konu işleniş ve çok iyi bir şekilde anlatılmış. Bu film geçtiğimiz sezon sinemalarda gişe rekorları kıran filmler gibi o kadar da büyük bir ilgi görmemiş. Bu beni çok üzdü. Babam ve oğlum 3 ay kadar vizyonda kalmış ve her seans dolu bir şekilde izleyiciden rağbet görmüştü. Ancak Beynemilel bu kadar büyük bir gişe yapamadı, nedeni hiç bilmiyorum gerçekten. Acaba reklamı mı az yapıldı diye düşünüyorum ama reklamın alası yapıldı.. Ama yine de rekor kıramadı….
Ne acı dır ki bu film yurt dışındaki festivallerde ve gösterimlerde beklediği ilgiyi görmüş.
Tebrikler. Sırrı Süreyya ÖNDER tebrikler…..
