Günlerdir hatta aylardır Türk sinemasının muhteşem değişimi anlatır dururuz. İmrenerek izlediğimiz Avrupa ve Amerikan filmleri kadar iyi filmler yaptığımız ise herkesin kabul ettiği bir gerçek.
İyi filmlerin vizyona girmeye başlamasıyla Türk izleyicisi sinemada Türk filmi izler oldu. Eşkıya gibi filmlerle başlayan bu furya artık Türk filmlerinin de gişe rekorları kırmasıyla sinemacıları motive etti. Bu furyada “Babam ve Oğlum” gibi filmlerin yanı sıra komedi filmleri de damgasını vurdu. Gora, Hokkabaz, Recep İvedik vs vs vs. açıkcası vesaire.
Neden mi vesaire ?
İşte cevabı…
120,
Evet 120,
Yüzyirmi çocuk, 120 kahraman, 120 canımız her şeyimiz.
Ocak 1915’de vatan için hayatlarını o çocuk bedenlerine aldırmadan feda etmeleri. Ne büyük bir milletiz ki çoluk çocuk bir anda birbirimize kenetleniyoruz.
Ama beni üzen olay şu; birincisi vizyona girdiğinde sinemada izleyememiş olmak, diğeris ise hasılat rakamlarıDVD’sini alıp izledim izlediğim andan itibaren de gözyaşlarımı tutamadım. Ve utanarak izledim o filmi.
Her geçen gün artan Türk filmleri polemiğiyle bu filmi karşılaştırdım.
Ve utandım.
Bu filmin, Recep İvedik gibi gişe yapmadığını utanarak öğrendim.
O 120 kahramanın hayatlarının film edildiği film nasıl olurda Recep İvedik’in altında yer alır. İzleyici ve satışta 4,5 milyon dolar elde etmedi ne yazık ki.
Ama iyice bakın, bu sözlerim Cem Yılmaz’a değil, neden mi çünkü o sürekli eleştirilen ünlü komedyenimiz filmin galasında ilk sıralarda yer almış.
İnsanların bu ülke için duyguları varsa, 120 filminin lütfen izlesinler.
Gelelim oyuncu kadrosuna, son dönemlerin parlayan yıldızı Özge ÖZBERK muhteşem oynamış, hele Burak SERGEN anlatılmaz işte. Olayın gerçek kahramanlarını canlandıran o çocukları buradan ayağa kalkarak alkışlıyorum…
Biz yeni oyuncu kazandık diyeceğimize, altın portakal için kavga edenlere bakacağımıza bu filme ve bu insanlara bakalım…
Ve UTANALIM, SEYREDELİM…
İki star adayının ortak özellikleri…
Türk Sineması hayli hararetli günler yaşıyor. Yeni yeni filmler ve yeni yeni star adayları da çıkıyor.
Bu aralar ISSIZ ADAM filmi çok konuşulur oldu.
Daha sonra OSMANLI CUMHURİYETİ,
Çok yakında AROG ve MURO’nun filmleri vizyona girecek.
Dedim ya yeni star adayları geliyor diye. Bunlardan biri Melis BİRKAN, çok güzel ve farklı bir yüzüyle hayli gelecek vaat ediyor.
Altın Portakallı Vildan ATASEVER, Osmanlı Cumhuriyeti adlı filmde Ata Demirer’le birlikte oynuyor, Vildan ATASEVER’de epey umut vaat eden oyuncular arasında gösteriliyor.
İkisinin ortak özellikleri çok var, her şeyden önce gözleri birbirlerine benziyor.
Neden mi bunu söylüyorum belki gelecek sene Altın portakalı bu iki oyuncu arkadaşımız alır, ya da kapışır. Eğer alırlarsa hiç şaşırmam.
Anlayan anladı…
Çünkü portakallar gösterilmeden de Altın portakal alınabiliyormuş…
Beyaz ve yeni sevgilileri
Ünlü komedyen Beyazıt Öztürk nerdeyse her gün bir aşk yaşamaya başlamış da haberi yok. Gün geçmiyor ki, gazete sütunlarında; “ünlü komedyenin yeni sevgilisi ortaya çıktı” haberleri olmasın.
Son olarak da Neslihan Oyal adlı bir yeni oyuncuyla aşk yaşadığı yazıldı, çok şaşırdım.
Beyazıt Öztürk çapkın ve yakışıklı biri olabilir ama her gününü bir kadınla geçirecek biri olduğunu da hiç zannetmiyorum.
Çünkü Beyaz, bizim aileden biri.
Ama bu adı yazılan bayanlardan sonuncusu yani Neslihan Oyal bu olayı ilk olarak doğru olduğunu söyledi daha sonra da kendisinin bile yalan söylediğini belirterek açıklamalarda bulundu.
Ve hatta utandığını söyledi.
Eee Neslihan Hanım utanacaktın, neden böyle bir yalan söyledin? Ünlü olmak derdindeysen bunun başka yöntemleri de var. Ünlü bir isimle aşk yaşayınca hemen ün kazanılmıyor. O aşk bittiğinde sen de onunla birlikte bitiyorsun.
Benden sana söylemesi, ne kadar uyarsın bilmem.
Beyazıt Öztürk artık evlensin de, tüm Türkiye gibi magazincilerde rahat etse. Her gün yeni bir aşk yeter yani.Şaka şaka şaka, bu da Beyaz’ın programında sürekli kullandığı tabirlerden biri…
Tolga Çevik’e ne oldu?
Biz Tolga Çevik’i Avrupa Yakası’ndaki Sacit rolüyle yakından tanıdık, çünkü yaptığı birçok çalışmadan Avrupa Yakası kadar onu hatırlamıyoruz.
Avrupa Yakası, Tolga Çevik için bir dönüm noktası oldu diyebiliriz. Tüm Türkiye onu sevdi beğendi. Ama biz Sacit’i çok sevdik. Öte yandan bir anda Sacit’i farklı bir karakterle ve çok farklı bir kopseptle, usta oyuncu Salih Kalyon’la birlikte bir projede gördük, çok başarılıydı.
Hayran kitlesi oluşan Tolga Çevik’in bu farklı projesi, birçok kanallar tarafından kapılmak istendi. Bundan TRT karlı çıktı ve “Komedi Dükkanı’nı” transfer etti.
Komedi Dükkanı transfer olduktan sonra ne hikmetse Usta oyucu Salih Kalyon ayrıldı. Hepimiz çok şaşırdık. Ayrılış sonrasında Salih Kalyon bir takım açıklamalarda bulundu biz pek inandırıcı bulmadık.
Gel gör ki bu açıklamaların doğru olabileceğinin de farkına vardık. İnsanımızın gülmeye ihtiyacı var, proje iyi ve bu proje iyi rating yapıyor.
Ancaaak; Tolga Çevik geçtiğimiz günlerde elde ettiği başarıyı paylaşmak için bir konferansa davet edilmiş ve Tolga bey’de bu davete icabet etmişti.
Basın için zor anlar başladı. Çünkü Tolga Bey çekim yapılmasını istemiyordu. Ve Tolga Çevik artık ünlü biriydi ve starlık moduna kendini çoktan girmişti. Basının çekim yapılması engellendi. Konferans sonrasında Tolga bey’e mikrofon uzatmaya çalışan basını görünce hemen arka kapıya doğru yöneldi.
Ben bir gazeteci olarak, Tolga Çevik’in böyle bir davranış sergilemesini bir türlü algılayamadım. Neden basından kaçtı, niye konuşmadı?
Son dönemlerde oyuncu kadrosunda gelişen radikal yazar kompleksine mi girdi? Merak ediyorum. Çünkü oyuncu arkadaşlarımızın bir kaçı artık radikal yazarlar olmayınca hiç gazeteciye röportaj vermiyorlar. Belki de Tolga Bey’de bunu istemiştir.
Bu
Haber Toplam 20568 Defa Okunmuştur |