Çarşamba akşamı Sevilla’yı dağıtan, önümüzdeki Çarşamba da Türkiye Kupası’nda Galatasaray ile çeyrek final rövanşı oynayacak olan Fenerbahçe, Bursaspor karşısına ikinci takımı ile çıktı. Nüfus kağıdı Türk olmayan tek oyuncu Maldonado da ısınma sırasında dizinden sakatlanınca, bir kısmı devşirme de olsa, tamamen yerli oyuncular sahada yerini aldı. Ama takımın sadece adı Fenerbahçe, kalite ise işportada satılan tel maşa taklit saat gibi.
Bursaspor, 37 hafta önce Şükrü Saraçoğlu’nda Fenerbahçe’yi yenebilmiş ender takımlardan biri. Yine aynı hevesle geldiği, sahaya sürdüğü deneyimli kadrodan belli. Zico, as kadrosunu dinlendirmek ve rotasyon uygulamak için sahaya çok farklı bir 11 sürünce de, Bursaspor’un ekmeğine yağ sürdü.
Örneğin, haftalardır yedek bile soyunmayan Can Arat, dizini gereksiz uzatınca penaltıya sebep oldu. Fenerbahçe’nin belalısı Sinan Kaloğlu da golünü atıverdi. Colin Kazım ise, 21 yaşında Premier League’de oynamış bir futbolcu gibi değil, sezon sonunda jübilesini yapacak tekaüdü gelmiş oyuncu gibi. Topa koşamıyor, ayağındaki topu bile kaybediyor, ayakta zor duruyor. Kemal oyunu kuramıyor, Semih ve İlhan ileride top alamıyor, Önder ve Vederson ise kanat akını gerçekleştiremiyor. Son zamanlarda gerek duran toplardan, gerekse kanat akınlarından sayısız pozisyon üreten Fenerbahçe, bu nedenlerle pozisyon sıkıntısı yaşadı.
Ligin 23. haftası olması nedeniyle, kayıpları telafi edilebilir olarak gören Zico, 33. haftada bu kadroyu sahaya sürer miydi, tartışılır. Sahaya sürdüğü 11’in sorunlarını tespit eden Zico, 55’inci dakikada iki erken değişiklik yaparak Kemal ve İlhan’ı oyundan çekti, yerlerine Alex ve Uğur’u sürdü. Buna rağmen, gol üretmekte zorlanan Fenerbahçe, bir kontratakta Sinan’ın ayağından ikinci golü yedi ve 37 maçlık kendi sahasında yenilmezlik serisini de bitiriverdi.
Zico risk aldı ve kaybetti. Bu hatayı lig sonuna kadar ikinci kez tekrarlama şansı da kalmadı. Çünkü bu üç puan, gelecek sezonda milyonlarca Euro’luk Şampiyonlar Ligi gelirlerinin bile uçması olabilir.
