İlk yarıyı bitirdik. Bayram da geçti. Yılbaşını da atlatırsak belki futbola tekrar konsantre olabiliriz. Futbolda tartışmaların, kavgaların yerini yeni yıl heyecanına bıraktığı şu günlerde Beşiktaş transferde alışık olduğumuz gibi hareketli günler yaşıyor. Burak ve Koray, Holosko için V.Manisa’ya verilirken, Diatta ile yollar ayrıldı, Hiquain’in de gönderilmesi gündemde. Beşiktaş’ta yaşanan gelişmelerin ve akabinde Ertuğrul Sağlam’ın transferle ilgili sözlerinin komik ve düşündürücü olduğunu düşünüyorum.
Ertuğrul Hoca yaptığı açıklamada Holosko için ‘istediğimiz aradığımız futbolcu uzun yıllar faydalanabiliriz. İşin ekonomik boyutunu irdelememek lazım, oyuncunun yetenekleri, kalitesi ve takıma katacaklarını ileride değerlendirirsek daha doğru’ demiş ve eklemiş Holosko'da olan yetenek ve kalite, bizim takımımızdaki bazı futbolcularda yok. Holosko'nun takımımızın hücum hattındaki diğer futbolculardan farkını zaman içerisinde hep birlikte göreceğiz.'' Gerçekten bravo!
Bunun farkına ilk yarının sonunda varan bir teknik adamın Beşiktaşlılar adına umut verici olması mümkün mü? Beşiktaş’a ve Ertuğrul Sağlam’a baktığımda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Sezon başında başkan Demirören birkaç aday arasında Ertuğrul Sağlam ismini öne çıkardı ve takımı teslim etti. İlk bakışta vefalı bir davranış ya da örnek bir idarecilik gibi gözüksede Ertuğrul Sağlam’ın bunu ne kadar hak ettiği, geliş şekli ve zamanı hatta yetkileri pek konuşulmadı. Belkide takımın başında medyadan şimdiye kadar kimsenin görmediği desteği gördü. Taraftar her zaman arkasındaydı. Bugünde istediği gibi sezon başında da transferleri kendisi yaptı. Kendisine önerilen oyuncular arasından kulübede oturtmak istediği zaman sorun çıkarmayacak oyuncu istedi. Genç ve koşan, dinamik bir takımla ligin tozunu atabileceğini düşündü. Ama beceremedi zaten beceremezdi. Tarihte örneği yoktu, burasıda Kayserispor değildi. Bundan sonrada beceremeyecek. Kaybeden Beşiktaş, kaybedilen zaman olacak.
Beşiktaş’ın Demirören yönetiminde yaşadığı duraklama devrini bırakıp gerileme dönemine geçtiğini, ufkunun yok olduğunu uyguladıkları plansız programlarından,aldıkları tutarsız kararlardan ve yapılan transferlerden anlamak mümkün. Ezeli rakiplerinin başarıyı, yarışta Beşiktaş yokken yakaladığı gerçeğini görmeyen ve gerekli önlemleri 4 yıllık süreçte almayan yönetimin artık Beşiktaşlıları bu çileden kurtarmak adına görevi futbolu kendilerinden daha iyi bilen yöneticilerin idaresine bırakmasının zamanıdır. Zaten mevcut yönetimin içinde futboldan anlayanların artık ortalıkta görünmemesi de bu gerçeği yansıtmaktadır.
Beşiktaş’ta transferler artık göz boyamadır. Beklentiler küçüktür, açıklamalar sadece zaman kazandırır. Demirören ve Ertuğrul Sağlam birlikteliğinin amacı bellidir. İkiside görevi bıraktıkları takdirde farazi bir deyişle bir daha Beşiktaş semtinden bile geçemeyeceklerinin farkındadırlar. Birbirlerine duydukları minneti her fırsatta dile getirmeleri beraber hareket edeceklerinin göstergesidir. Bu yola beraber baş koyanların birlikte cezalandırılmadığının örnekleri tarihte karşımıza çıkmıştır. Beşiktaş’ın başında tutarsız bir tutum sergileyen yönetim ve teknik adamın böyle bir durumda ne yapacağı tam bir muammadır.
Ya tarihten ders alınmalıdır ya da tarih yazılmalıdır.
İyi Seneler... 2008 Herkes için mutluluklarla dolu bir yıl olsun
