Türk Milli Takımı’nın kalecisi, sağ beki, sol beki, sağ açığı, santrforu. Brezilya Milli Takımı’nın sol beki ve orta sahası, Uruguay Milli Takımı’nın stoperi ve takım kaptanı, Şili Milli Takımı’nın orta sahası ve İspanyol Milli Takımı’nın santrforu. Aralarında milli takım düzeyinde olmayan tek adam Yasin. Sahada yer alan Fenerbahçe böyle imrenilecek bir takım. Ama bu takım bal yapmayan arı gibi. Kalite olarak baktığınızda rakibi ile kıyas kabul etmeyecek bir takım Fenerbahçe ama geçen sene 5 puan bıraktığı rakibi karşısında ancak 30. dakikada etkili olabilmeye başladı. Kalitesi artık su götürmez olan Semih, İBB savunmasının arkasına öyle bir top atarak Guiza’yı kaçırdı ki, İBB bu atağı kesebilmek için 10 kişi kalmak zorunda kaldı.
Gaziantep ve Partizan maçlarında Fenerbahçe iki farklı karakter sergilemişti. Antep maçında hiç çalışmayan kanatlar Partizan maçında çalışmış ve Şampiyonlar Ligi’nin kapısını açmıştı. Partizan maçından 3 gün sonra Gökhan, Kazım, Uğur ve Carlos yine yeterince çalışamadı. Kanatlardan yaratıcı hiçbir katkı gelmediği gibi, savunma ile orta saha arasında da koordinasyon olmayınca da Fenerbahçe sıradan bir takım gibi futbol oynamaya başladı. Bu futbol ile Arsenal, Porto hatta Dinamo Kiev karşısında Fenerbahçe ne yapabilir diye insan düşünmeden edemiyor. Bu takımların Büyükşehir Belediyespor gibi acemilik yapıp, 9 kişi kalmayacağını da göz önünde bulundurursak, bu görüntüyle Fenerbahçe’nin işi gerçekten zor.
9 kişi kalmış İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında elde edilen skorun değerlendirilmesi son derece adaletsiz olur. Ancak 30 dakikalık futbol, Fenerbahçe’nin çalışması gereken pek çok dersi olduğunu gösteriyor. Kondüsyondan kanat organizasyonlarına bir sürü eksik var. Milli maçlar nedeniyle verilecek arada Fenerbahçe eksiklerini ne ölçüde kapatabilir, burası tartışılır. Belki Deivid, Vederson ve diğer sakat oyuncuların takıma geri dönmesi bu yaralara bir ölçüde merhem olabilir.
Bu
Haber Toplam 7776 Defa Okunmuştur |