Haftalardır Alex’in ne kadar önemli bir silah olduğunu yazıp duruyoruz. O olmayınca Fenerbahçe teneke saz gibi… Her kafadan ayrı ses çıkıyor. Maestro geri dönünce de ince sazın yerine senfoni orkestrası geliyor. İzlemesi büyük keyif veriyor… Maestro yine golünü attı, attırdı, Fenerbahçe’nin futbol kimliğini baştan aşağı değiştirdi. Yaratıcı futboldan, estetikten örnekler sergiledi.
Appiah’ın lisansı askıya alınınca, Deniz sakat, Mehmet Aurelio da kart cezalısı olunca stoperlerin önünde bu kez Selçuk ve Kemal ikilisi yer aldı. Bu maç aynı zamanda Kemal'in de muhteşem geri dönüşü oldu. Gerek defansif, gerek ofansif anlamda çok iyi işler yaptı. Savunmaya katkı yaptı, oyun kuruculuk görevini üstlendi, kısacası, sakatlık öncesi Kemal gibi oynadı. Bu güzel oyununu da güzel gollerle süsledi. Moral motivasyonunu çok yukarıya taşıdı.
İlk iki golde Semih’in rolüne de dikkat etmek lazım. Kemal’in attığı birinci golde Semih, kendisine gelen topu kaleye vuramayacağını anlayınca tekrar sağ kanada geri açtı ve yapılan ortayı savunma kafayla uzaklaştırmak isterken Kemal’in önüne düştü ve gol geldi. İkinci golde de yine Semih’in ısrarlı takibi etkili oldu. Topu çizgiye kadar kovaladı ve Roberto Carlos’a aktardı, o da topu Alex'e aktardı ve top ikinci kez filelerle buluştu.
Sivas deplasmanı öncesi, Gaziantep maçında elde edilen bu skor, takımın ciddi anlamda moral depolamasını sağladı. Aurelio’nun cezasının bitmesi, Maldonado’nun gelecek olması, Alex’in ve Kemal’in geri dönüşleri bu motivasyonu daha da yukarıya taşıyacak ve Sivas'ın hızını kesecektir.
Gaziantep seyircisi Oğuz’a haksızlık ediyor. Oğuz eski bir Fenerbahçeli olabilir ama gerçek bir profesyoneldir. Karısı Elçin ve oğlu Kaan’a iyi bir gelecek sağlamak için profesyonelce davranıyor ve ailece de Gaziantep’i çok seviyorlar. Yüzü gözü moraracak kadar özverili oynadığı son iki haftadaki maçlarda haftanın kalecisi seçilen de yine aynı Oğuz’du. Birinci golde Kemal’in vuruşunu hiçbir kaleci kurtaramazdı. İkinci golde, hata Oğuz’un değil, Alex’i boş bırakan savunma oyuncularınındı. Üçüncü golde de top kendi arkadaşlarına çarpıp yön değiştirince kontrpiyede kaldı. Dördüncü golde yine savunma oyundan düştü. Beşinci gol ise Kemal’in golü gibi çıkarılması imkansızdı. Tribünler de önyargılı olarak “Oğuz dışarı” tezahüratlarına başladı. Bu biraz yargısız infaz gibi oldu.