|
Kadını güzel göstermek için tasarım yapıyorum
Farklı tasarımları ve çarpıcı defileleriyle moda dünyasında çok özel bir yer edinen Erkan Eken, kariyerinin yedinci yılını çok özel bir moda şovuyla kutlamaya hazırlanıyor. 26 Mayıs’ta Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşecek defilesi için büyük bir ekiple geceli gündüzlü çalışan genç ve başarılı modacı, bugünlere nasıl ulaştığını Klass’a anlattı.
Moda dünyasında yedinci yılınızı 26 Mayıs’ta çok özel bir defileyle kutlamaya hazırlanıyorsunuz, bu defilede moda severleri neler bekliyor?
Bu benim 8’inci defilem olacak. 26 Mayıs’ta moda severler podyumda, sektöre adım attığım günden bu yana geçirdiğim deneyimlerimi, moda dünyasında kendimi tasarımcı olarak görmemi sağlayan beğeni kazandığım özelliklerimi ve daha da ileri bir bakış açısıyla sanatsal içerikli, kendine özgü bir Erkan Eken koleksiyonunu görecekler.
Daha önceki defileler gibi sosyal bir yönü olacak mı defilenizin?
Bu defilemin böyle bir yanı olmayacak ama yardım amaçlı projelerimiz hep sürecek.
Bu defilenin Erkan Eken için önemi nedir?
Daha önce yardım amaçlı moda gösterileri yaptım ama bu kez kendimi ispatlayacak bir defile hazırlıyorum. Bu yüzden de A Plus bir defile olabilmesi için ekip olarak canla başla çalışıyoruz. Modeller çok farklı ve İstanbul’un en seçkin mekânlarından birinde Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştireceğiz. Hem kendi ekibim hem de Senem Çapa ile yoğun bir tempoda çalışıyoruz.
Bir röportajımda “Kadın, kadının düşmanıdır” demiştim. Aslında burada kadını, kadına düşman etmeyi değil, sivri bir noktanın altını çizerek, negatifi pozitife çevirmeyi amaçlamıştım. Kadın annedir, eştir, evlattır. Yaşamı başlatan doğurganlığın sembolü kadının Türk toplumunda hak ettiği yere gelmesini istiyorum. Bu konuda küçük bir katkım olursa ne mutlu bana.
Defilede Türk Kadını'nın Gücünü ve Değerini Vurgulayacağım.
Defilede sergileyeceğiniz koleksiyon ne gibi özellikler taşıyor?
Koleksiyon her biri sıra dışı özellikler taşıyan başlıklardan oluşuyor. Ama genel konsept olarak Türk kadınının gücünü ve değerini vurgulayacağım. Zaten daha önceki projelerimde de bu tema ön plandaydı. Bundan asla sapmıyorum. Onun için kadın estetiğine, zarafetine, hayal gücüne, kıyafetin ruhu tamamlamasına dikkat ettim. Dış görünüm, iç dünyayla bütünlük oluşturursa güzel bir kombinasyon çıkar ortaya. Sırf dekolte olsun diye bir tasarım yapmadım. Bu koleksiyon kadını yansıtacak ve giyilebilecek ürünlerden oluşuyor. Moda şovu için hazırlanan tasarımlar olmayacak. Şık bir kadın bu koleksiyondan kendisine uygun bir parça bulabilecek.
Koleksiyon gece kıyafetlerinden mi oluşuyor?
Bir kısmı abiye bir kısmı gece kıyafetlerinden oluşuyor. Ama kokteyl kıyafetleri de var. Finalde ise üç gelinlik sergilenecek.
Tasarımlarınızda bir kadının hangi özelliklerini öne çıkarıyorsunuz?
Erkan Eken kadını, bedenini unsur olarak kullanan kadın değil. Çok kapalı da açık da giyinebilir. Önemli olan zarafet ve asaleti üzerinde taşıması. Aşk ateşini gözleriyle ifade edebilmeli ve mağrur olmalı. Ben direkt anlatımı sevmiyorum. Bence gizemli kadın hoş ve cezbedicidir. Sırt dekoltesini severim ama çoklu dekolteden kaçınıyorum. Hem göğüs dekoltesi hem derin yırtmaç kullanmıyorum. O zaman sanki bir amaca ulaşmak için bütün silahlarını kullanmış gibi oluyorsunuz. Ben bunu sevmiyorum kadını meta haline getiriyor. Ben kıyafet diktiğim kadınları burçlarına kadar inceler ve özelliklerine uygun kıyafetler dikerim.
Gelinlikte Çok Abartılı Bir Dekolte Olmamalı
Tasarıma bir tür moda psikoloğu gibi yaklaşıyorsunuz diyebilir miyiz?
Bir yerde öyle oluyor. Ben bunu böyle adlandırmıyorum ama görüşmelerimiz böyle geçiyor. O kadar rahatlıyorlar ve kendilerini yakın hissediyorlar ki türbanlıyla da çalışabiliyorum, dekolte giyenle de. Ama sonuç ne olursa olsun mesela dekolte olarak örnek verirsek gelin belli bir sınırın dışına taşmamalı. Çok fazla seksi olmamalı çünkü zaten seçimini yapmıştır. Hayata adım atmak istediği erkeği zaten seçmiştir. Dolayısıyla o romantizm, o duruluk, o estetik aşılmamalı gereksiz yere. Örneğin derin yırtmaçlı gelinlikten hoşlanmam dolayısıyla kullanmıyorum…
Dekolteyi tek bir yerle mi sınırlandırıyorsunuz?
Gelinlikte tek bir yerde olması hoşuma gidiyor. Göğüs dekoltesi olabilir, ya da sırt dekoltesi…
Müşterilerime Kıyafetlerini Dikerken Bir Psikolog Gibi Sorguluyorum Ve O Konuşmanın Sonrasında Tasarıma Başlıyorum.
Müşterilerinizle görüşmelerinizde psikolog yaklaşımınız ne gibi faydalar sağlıyor?
İki yıl önce tanınmış bir ailenin kızına nişan tuvaleti hazırlamam istendi. Gelin Hanım müstakbel eşiyle birlikte geldi ve sadece göğüs uçlarını gipürle kapatacak bir kıyafet istedi. Damat adayı oldukça tedirgin olmuştu ancak kırmamak için bir şey söylemedi. Daha sonra gelin adayıyla hoş bir diyalog kurarak nişan ortamında her iki ailenin büyüklerinin de olacağını ve sorumluluk taşıdığını nazikane bir dille kendisine anlattım. Farklı bir gecede transparan giyilebilir ama nişan-düğün gibi ortamlarda maksat farklılaşıyor. Şık olmak önemli ama Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın anlamı yok. Gençlik heyecanıyla istediği transparanı bel kısmında kullanabileceğimize ikna ettim kendisini. Böylece kimse üzülmedi, böyle hoş şeyler de oluyor…
Dekolte romantizmi öldürüyor mu?
Buna evet demem haksızlık olur. Ben de kullanıyorum ama direkt anlatımı sevmiyorum. Yırtmaçta adım attıkça bacak görünmeli, bacak direkt ortadaysa ve iç çamaşırı görünüyorsa burada amaç farklılaşıyor. Dekolte göğsün tamamen görünmesi demek değil. Direkt anlatım herkesi rahatsız eder. Toplumumuz da buna uygun değil. Bazı özel mekânlar ya da özel yaşamda gidilen davetlerde istediğin gibi giyinirsin ama toplumun her kesimi bunu hoş karşılamayabilir. Ayrıca dekolte vücut güzelse kullanılmalı. Sırt güzel görünmüyorsa sırt dekoltesi verilmemeli. Bacaklarınız güzelse yırtmaç kullanırsınız…
Kadını Güzel Göstermek İçin Tasrım Yapıyorum
Özel kıyafet dikerken siz de vücut özelliklerine göre mi karar veriyorsunuz?
Tabii ki, bakıyorum göğsün toparlanması gerek, dik ve dolgun gösterecek bir tasarımı öne çıkarıyorum. Mesela basenleri geniş bir hanım basenli bir model isterse onu doğru yönlendirmek için açıkça söylerim olması gerekeni. Sonuçta kadınları güzel göstermek için tasarım yapıyorum.
Kadınlar neden sizi tercih ediyor, farkınız nedir, bir kıyafeti ne kadar sürede teslim edersiniz?
Dünya modasını çok yakından izliyorum. Tercih edilmemin en önemli nedeni sanırım kimseye benzememem, bugüne kadar hiç böyle bir eleştiri yapan olmadı. Tasarım yaparken moda dergisi karıştırmam, moda TV’lerini izlemem, etkilenmemek için. Önemli olan benden ne çıkacak… Çok yoğun defile süreçlerimiz oluyor. Çok iyi bir ekibim var. Bir gelinliği bir ayda teslim edebiliyoruz. Ama takdir edersiniz ki yoğun işçilik gerektiren bir model olursa teslim süresi daha uzun olabiliyor. Gece kıyafeti ya da abiyeleri aşağı yukarı 20 günde hazırlayabiliyoruz.
Bir başka modacıda görüp de keşke ben yapsaydım dediğiniz tasarım oluyor mu?
Türkiye’de yok. İsim telaffuz etmeyeyim zaten çünkü keşke yapsaydım demek yerine mükemmeli yaratmak adına sürekli üretiyorum. Bazen esinlenme olabilir ama amaç o tasarımı daha yukarı taşımak olmalıdır. Esinlenmek deyince çalmakla karıştırılmasın. Bazen bir renk, bazen bir kıvrımdır esinlenme. O esin bir başka tasarıma dönüşmelidir. Ama esinlendiğiniz modelin kumaşını, rengini değiştirip aynı kıyafeti yaparsanız ona esinlenmek denmez.
Hazırladığınız kıyafetlerin bir ikincisi var mı?
Hayır, İstenilse de yapmıyorum. Benim tasarımlarımı sadece bir kişinin üzerinde görebilirsiniz.
Bir kadını yürürken gözlemliyorum. İnsanların belli duruşları vardır. Mesela “Şöyle sigara içersem daha havalı dururum”, ya da “Yandan gülümsersem daha güzel görünürüm” gibi… Bayanlarla istedikleri kıyafetler üzerine konuşurken seksi mi olmak istiyor, yoksa hala çocuksu mu, kabarık etek mi tercih eder, pofidik mi görünmek ister, hatta Viktorya dönemi kıyafeti giyip göğüsleri de dekolteden fışkırsın mı ister hepsini gözlemliyorum. Bir çeşit kadın yok ama hepsinin ortak bir noktası var.---
Erkan Eken Kadını Asildir
Koleksiyonlarınızdaki binlerce farklı tasarım için ilhan nereden geliyor?
Hayattan besleniyorum. Haute couture tasarımcı olarak insanlarla iç içeyim. İnsanların düşüncelerini, ihtiraslarını, arzularını, olmak istedikleri noktayı birebir onlarla diyalog kurup kendi benliğimde hissederek ortaya çıkarıyorum. Bazen bir saçtan bile etkileniyorum. Bazen bir gülüş, bazen yürüyüş, bir kalça hareketi ilham verebiliyor. Kadının kendi benliğinden, özünden çıkanı bir noktaya bağlıyorum. Erkan Eken kadını asildir.
Caroline Koç Ve Oya Eczacıbaşı'nı Giydirmek İsterdim.Her İki Hanımefendinin Yüzünde Öyle Bir İfade Varki...Çok Etkileyiciler
Dünyada ve Türkiye’de kıyafetlerinizin çok yakışacağını düşündüğünüz isimler var mı?
Türkiye’de tartışılmaz fenomen olmuş bir Ajda Pekkan var. Dünyada ise Salma Hayek farklı biri. Penelope Cruz da farklıdır. Salma Hayek ile tanışmıştım ve o Latin fiziğinde seksapalite ve romantizmi muhteşem bir şekilde birleştirdiğine şahit olmuştum. Çekici bir kadın, bu özellik Türkan Şoray’da da var. Bir de hayattaki duruşunu çok beğendiğim Caroline Koç ve Oya Eczacıbaşı’nı giydirmek isterdim. Her iki hanımefendinin de yüzünde öyle bir ifade var ki çok etkileyici buluyorum. Lady Diana gibiler… Deniz Akkaya neden fenomen oldu çünkü kendine has bir ‘aura’sı var. Podyumda yürürken podyumu sarsıyor adeta.
Çok İzlenen Bir Kanalda Moda Programı Yapacağım
Moda programı projeniz var, fikir nasıl doğdu?
Televizyonda ki programları izliyorum ve modanın dışında ne kadar insan varsa hepsi modayla ilgili bir şeyler yapıyorlar. Taraflı işler yapıyorlar. Biri hakkında haber yaparken çok kötü kıyafeti de olsa güzel gibi gösteriyorlar. İşte ben bu noktada devreye girerek herkese objektif bakan moda magazin programı yapmaya karar verdim. Bunun yanı sıra insanlara modayla ilgili bilgilendirici bilgiler de vereceğiz.
Programın içeriğinde neler olacak?
Ünlülerin kıyafet eleştirilerinin yanı sıra bugüne dek hiç ortaya çıkmamış yönlerini ortaya çıkaracağız. Şık-rüküş köşesini fotoğraf ya da kısa görüntüler yerine onları sınayarak yapmak istiyorum. Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ama ülkemizde hangi konu olursa olsun, uzmanına sorulmuyor. Örneğin güzellik yarışması yapılıyor ama jüride güzellik uzmanı olmuyor. O kızları defilesine çıkaracak modacılar yok. Böyle olunca da seçilen kızlarda ne asalet ne de abiye taşıyacak kapasite oluyor. Geçmiş mankenlere bakıyoruz asalet akıyor hepsinden çünkü o noktalara bilirkişiler tarafından getirildiler.
Yeni jenerasyondan beğendiğiniz modacılar var mı?
Artık modacı yetişmiyor. Yıldırım Mayruk, Cemil İpekçi gibi isimler artık çıkar mı bilemiyorum. Var olan modacılar da birbirine köstek olma derdinde. Hiç kimsede birlikte ilerleme mantalitesi yok. Mesela Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’nde iki gün sürecek bir moda şov yapma fikrimiz vardı. Türkiye’den üç ünlü modacıyla birlikte dünyaca ünlü üç modacı kreasyonlarını sergileyecekti. Biz bu modacıları davet etmeye kalktık ama yeterli desteği bulamadık. Düşünebiliyor musunuz o dünya modacıları Türkiye’ye gelse bütün dünyanın dikkati bize çevrilecekti. Türk modası için dönüm noktası olabilecek bir proje yapılamadı.
Diğer genç modacılarla bu konuda bir iletişiminiz var mı?
Biz modacılar çok az kişi olmamıza rağmen gruplaşmalar yaşanıyor. Bir şeyler oluyor ama haberimiz olmuyor. Sonuç olarak yaptıkları etkinlikler de başarısız oluyor. Ben ne yazık ki yaptığım etkinliklerde tek başıma ilerliyorum. Öte yandan dünya çapında defile yapan bazı modacı arkadaşlarımız Türk manken bile kullanmıyor. Kısaca kimse kimseye destek olmuyor. Moda dünyamızda ne yazık ki böyle bir kopukluk var.
|