Bir zamanlar soluk soluğa izlediğimiz Görevimiz Tehlike dizisinin orijinal adı Mission Impossible’dır. Yani İmkansız Görev. Karşınızda Avrupa’nın en pahalı takımı var. Fenerbahçe’den giden yıldız Anelka yedek kulübesinde. Biz mi deplasmandayız, Chelsea mi, belli değil. İlk 30 dakikada Fenerbahçe’nin neredeyse atağı yok. Maçın nasıl oynandığını anlatabilmek için, ilk yarının uzatma dakikasını özetlemek yeterli. Chelsea aldığı topla 5 saniyede Fenerbahçe ceza sahasına indi, top kaybından sonra Fenerbahçe 55 saniyede Chelsea yarı sahasının ortasına bile gidemedi. İngiliz futboluyla Brezilya futbolunun karşılaşması desek, havadan uzun paslı, bol presli İngiliz futbolu, yerden ayağa kısa paslı Brezilya ekolüne kesin üstünlük sağladı da diyebiliriz.
Uğur’un ve Önder’in kanatlarda etkili olamadığı, Deivid’in kendi kalemize attığı golle morallerin de bozulduğu ilk yarı boyunca Fenerbahçe ilk kornerini ancak 30. dakikada kullanabildi. Makalele Alex’i kilitleyince Fenerbahçe organize atak geliştiremedi. İkinci yarı Uğur-Kazım değişikliği işin rengini değiştirdi. Fenerbahçe atak geliştirmeye başladı. Aurelio’nun araya attığı bir topta da Kazım beraberliği getiren müthiş vuruşunu yaptı. Bu dakikadan sonra da Fenerbahçe gerçek kimliğiyle oynamaya başladı. Şampiyonlar Ligi’nin sürpriz golcüsü Deivid, bir kez daha jeneriklik golünü atınca, Kadıköy ayağa kalktı. İster Avrupa’nın en pahalı takımı ol, ister dünyanın en büyük yıldızlarını topla : “Burası Kadıköy, buradan çıkış yok”…
Maç boyunca en çok dikkati çeken Fenerbahçeli oyuncunun Volkan olması da maçın bir başka özeti olabilir. Golde hiç hatası olmayan ve Deivid’in ters vuruşunda kontrpiyede kalan Volkan, 5-6 net pozisyonu kurtaran isimdi. Sevilla’da küllerinden yeniden doğan Volkan'ın güven veren futbolu takımı da ateşleyince, İmkansız Görev yine yerine getirildi, Şampiyonlar Ligi’nin yenilmez takımı Kadıköy’e gömüldü.
