Haftanın açılış maçında Beşiktaş, Denizlispor karşısında hücum oyuncularının 5 dakika içinde ürettikleri pozisyonlarla kazanmasını bildi.Karşılaşmada göze çarpan Holosko'nun yıpratıcı oyunu ve Ali Tandoğan'ın oyundan atıldıktan sonra savunmanın yaptığı daha doğrusu yapmak zorunda kaldığı hatalardı. Beşiktaş şanslıydı çünkü beraberlik golünü kalelerinde görmeden karşılaşma sona erdi.
Bu karşılaşmada gösterdi ki, Ertuğrul Sağlam'ın kulübede sadece görevi gereği durduğu ve oyuna müdahale etme konusunda hiç bir vasfa sahip olmadığıdır. Beşiktaş'ın sahip olduğu kadro Türkiye Ligi'nin kapasitesi düşünüldüğünde şampiyonluğa zorlanmadan ulaşabilecek yapıdadır. Ancak bu takımın başında doğru seçimleri yapmak ve sahada yaptığı tercihlerin arkasında sonuna kadar durmakla mümkündür.
Cumartesi akşamı Kadıköy'de ders alınacak bir mücadele vardı. Fenerbahçe için söylenmesi gereken haddini bilmek ve buna göre davranmak olabilir. Haftaiçi Şampiyonlar Ligin'de Sevilla'yı yenen Fenerbahçe'nin başındaki Zico, bu galibiyetin Şampiyonlar Ligin'de yolun sonu olduğunu içine sindirip, Süper Lig'de şampiyon olmak için Bursaspor karşılaşmasının kazanılması gerektiğini görmeliydi.Zico böyle düşünmüyordu ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu.
Fenerbahçe'nin bu zamana kadar gelmesi elindeki kadro düşünüldüğünde başarı sayılabilir. Hatta çeyrek final öncesi eleme turunda son 2 sezon UEFA Kupası şampiyonu Sevilla'yı pek avantajlı bir skor sayılmasa da yenmek de başarıdır. Ama bu maçın kazanılması 9 as oyuncusundan yoksun olarak Türkiye Ligi'nin sıradan takımlarından Bursaspor'u yenmek anlamına hiçbir zaman gelmez. Zico bir hata yaptı. Zico bu hatayı yaparken ona medya,yönetim ve taraftar da yardımcı oldu.Telafisi olmayan dönemde kaybedilen 3 puanın önemini sezon sonunda anlayacaklarından eminim.
Sezon sonunda geçmişe dönüp keşke o maçı kazansaydık diyecek olan bir başka takımda Galatasaray'dı. Avrupa defterini perşembe günü Almanya'da hezimetle kapatan Galatasaray, haftanın devamında Kasımpaşaspor'a kendi sahasında 0-1 kaybetti. Leverkusen karşısında Kalli'nin yanlış tercihlerinin kurbanı olan Galatasaray, Kasımpaşaspor karşısında ise durumdan memnun olmayan futbolcuların ihanetine uğramış gibiydi.
Konyaspor karşısında kazanan takımın Leverkusen maçında hiç bir varlık gösterememesi ve sonrasında ligin dibine demir atmış Kasımpaşaspor karşısında alınan mağlubiyet bize gösterdi ki, Galatasaray her maçına elindeki en iyi oyuncularla çıkmak zorunda. Yoksa ligde koydukları hedef de Avrupa rüyası gibi kısa sürecektir.
Sezon başından beri üç büyüklerin kaybettiği puanları ve nasıl kaybettiklerini yazdık durduk. Hataların kimlerden kaynaklandığını ,çözüm olacak sonuçları belirttik. Ama hepsinin sorumlusu olarak görünen teknik adamların ilk olarak takımların başında ne istediklerini ve ne kadarını başarabileceklerini anlamaya çalıştık. Onlarında yapması gereken göreve geldikleri zaman başında bulundukları takımın kapasitesine göre hedefler koymak ve bunu gerçekleştirmek olmalıydı.
Şimdi ise zaman daralıyor, ligin sonu yaklaşıyor bundan sonrası için herkesin bu hafta oynanan karşılaşmalardan ders alacağı gerçekler eminim vardır.
Alime sormuşlar:
'Efendim en iyi neyi bilirsiniz?'
Alim kişi cevap vermiş:
'Haddimi bilirim!'
''İyi haftalar.....
