PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:47:51 PM
BURSADA ZAMAN



Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinden gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.

Bir zafer müjdesi burda her isim:
Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,
Muradiye, sabrın acı meyvası,
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camileri eski bahçeler,
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene.

Bu hayalde uyur Bursa her gece,
Her şafak onunla uyanır, güler
Gümüş aydınlıkta serviler, güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin.
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa'da zaman,

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:48:17 PM
BÜTÜN YAZ


Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede...
Sen zambaklar kadar beyaz
Ve ürkek bir düşüncede,
Sanki mehtaplı gecede,
Hülyan, eşiği aşılmaz
Bir saray olmuştur bize;
Hapsolmuş gibiydim bense,
Bir çözülmez bilmecede.
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede…

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:48:44 PM
DAVET....


Birden bire sanki çıplak
Bir oyunuyla hafızanın
Bir kuş sesi çırpınarak
Düştü bağrına hazanın.

Her bahçenin yabancısı
Ve her ümidin üstüne
Bir ses ki, sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.

Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokusunu.
Ay ışığında dalların
Rüya dolu uykusunu.

Bir akşamın beyaz fecre
Gönderdiği kanlı haber:
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davetle titrer.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:49:09 PM
EŞİK..


Basma bu eşikte benim kalbim var,
Kalbim ki bir uzak hayale ağlar
Kıskanç bir büyüdür bana uzletim
Zâlim arzularla tutuşan etim,
Her akşam bir çarmıh olur ruhuma
Ben de bilmem nasıl diner bu humma;
Saatler işkence, günler cellâdım,
Ne ben yanlızlığa bir lâhza kandım.
Ne de yalnızlığım benden usandı.
Tahtayı kurt oydu, taş yosunlandı,
Yabanî otlarla örtüldü duvar;
Mermer havuzlarda köpüren sular
Kâh bir ayna oldu kamaşan güne,
Kâh bağrım açıldı bütün hüznüne
Ufukları sarsan geniş rüzgârın

Benden sor sırrını bu boş yolların
Benden sor ve benden dinle akşamı..

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:49:34 PM
GÜL ..



Ey bâkir cümbüşü her özleyişten sıcak
Bin uykuya yaslanmış sessiz kamaşan şafak;
Her bahçenin üstünde ve her ufuktan başka,
Yıldızların tuttuğu ayna, ezelî aşka,
Bir sır gibi hayattan ve ölümden öteye
İlk arzunun toprağa mal olmuş lezzetiyle...

Ardından ağlanacak ne varsa ömrümüzde,
Tekrar doğuşun sırrı gülümseyen bir yüzde,
Uykusuz geceleri içten kemiren hüzün,
Bin azabın çarkında gerilmiş ağaran gün;
Öpüşler, gözyaşları, vaitler ve hicranlar;
O derin sükutların aydınlattığı anlar
Bir sonsuz uçurumda uyanmış gibi birden
Sazlar sustuktan sonra duyulan nağmelerden;
Doldurur hiç durmadan uzattığı bu tası,
Gül, ey bir âna sığmış ebediyet rüyası!

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:50:01 PM
GÜNLERİMİZ




İçlenme, beyhudedir, maziyi sakın anma!
O vefasız yavruya benzer ki günlerimiz.
Kendini yuvasından bırakır ki akşama
Benzeyen göle, sessiz...

Ruhundaki susuzluk engin mesafelere
Duyurmadan ne anne ne bir yuva hasreti,
Narin kanatlarıyla uçar orman, dağ, dere
Ve bir gün bir çukurda bulunur iskeleti.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:50:36 PM
HATIRLAMA



Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak
Rüyaların kadar sade, güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerinde yaz bahçelerinin.

Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:50:59 PM
HERŞEY YERLİ YERİNDE



Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi

Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak…

Biliyorum gölgede senin uyuduğunu
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
Hazların aleminde yumulmuş kirpiklerin
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.

Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,
Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,
Bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde,
Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.

Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda
Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan,
Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan
Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:51:26 PM
KARIŞAN SAATLER İÇİNDE


Karışan saatler içinde hâtırana
Bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
Değişik gülleri sanki tek bir baharın;
Bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
O sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
Hasret kanat çırpar düşünen ellerine...

Hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
Bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
Hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
Hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk...

Tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
Fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
Durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
Bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
Ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
Bir ürperme olur çıplak omuzlarında...

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:51:51 PM
KIŞ BAHÇESİNDEN


Ne güzeldi o kış bahçesinde
Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu
Sana bir bahar hazırlamak için.

Dallar, filizler, eski masal dilberleri gibi
Hüzne ve hülyaya gömülmüş
Doğmamış çocuklara
Ninni söylüyorlardı sanki...
Ana rahmi gibi sıcak ve yüklü idi hava
İyi mayalanmış hamur gibi
Gizli nabızlarla atıyordu toprak

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:52:20 PM
LEYLA



Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm
Derdini ağlarken yanan bir muma;
İpek saçlarını elimle ördüm,
Ve bir kemend gibi taktım boynuma
Bu akşam rüyamda Leyla'yı gördüm.

Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu
Saçları bahtından daha siyahtır.
Kurmuş diye sevda yolunda pusu
Döktüğü gözyaşı, çektiği ahdır.
Leyla...Ela gözlü bir çöl ahusu.

Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ızdırapla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka alem ki ruhunun yası
Sessiz incileşir kirpiklerinde.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:52:50 PM
MAVİ MAVİYDİ GÖKYÜZÜ



Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde...

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:53:20 PM
NE İÇİNDEYİM ZAMANIN


Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sukutu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
Içim muradıma ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;

Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:53:47 PM
ÖZLEM.. .

Kime dokunsam sensin
Kimi çağırsa dudaklarım...
Başımın tacı, canım efendim.
Görünmez çığlıklarımı gören
Eğilmez başımı öpensin.
Sen bir deniz derinliğisin
Uslanmak bilmez kederler ülkesi...
Coşup yağan fırtına sessizliğim
Kül kedisi yorgunluğunda kalbim
Masalcı ninesini arıyor

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:57:56 PM
RAKS


Tılsımlı çocuğu saf aydınlığın
Bu kadın vücudu beyaz ve çıplak.
Eşiğinde sanki sonsuz varlığın
Her an değişiyor dönüp uçarak.

Ve gülümseyerek öyle derinden
Her lâhza başka şey ve hep kendisi
Bir başka yıldızdan veya alevden
Anın ve hareketin mucizesi.

Arkasında ritmin geniş rüzgarı
Bir gül kasırgası gibi enginde.
Savruluyor yüzü, çılgın kolları
Yarattığı zaman bahçelerinde.

Her an değişiyor, yelken, gül, kanat
Bütün burçlarıyla uzanmış gece.
Defneler önünde şaha kalkan at
Zihnin eşiğinde ürkek düşünce.

Her lâhza başka şey ve hep kendisi
Yaralı bir ceylân gibi bakarak,
Anın ve hareketin mucizesi
Uçuyor, duruyor, bekliyor... çıplak.

Ve ümitsiz avı bin sonsuzluğun
Bekliyor ruhunun eşiklerinde.
Tılsımlı kaderi her susuzluğun
Bir gül fırtınası gibi derinde.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:58:24 PM
RIHTIMDA UYUYAN GEMİ


Rıhtımda uyuyan gemi
Hatırladın mı engini?
Sert dalgaları, yosunu
Suların uğultusunu?

N'olur bir sabah vakti
Çağırsa bizi sonsuzluk
Birden demir alsa gemi
Başlasa güzel yolculuk.

Yırtılan yelkenler gibi
Enginle başbaşa kalsak.
Ve bir şafak serinliği
İçinde, uykuya dalsak.

Rıhtımda uyuyan gemi
Hatırladın mı engini?
Gidip de gelmeyenleri
Beyhude bekleyenleri?

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:58:48 PM
SABAH


Serin rüzgârlara pencereni aç!
Karşında fecirle değişen ağaç,
Bak, seyret ağaran rengini ufkun
Mahmur gözlerinde süzülsün uykun.
Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr.
Gümüş çıplaklığı bir başka bahar
Olan vücudunu ondan gizleme.
Ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
Esîrden dudaklar okşasın sevsin
Mademki geceden daha güzelsin!

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:59:14 PM
SELAM OLSUN !..


Selam olsun bizden güzel dünyaya,
Bahçelerde hala güller açar mı?
Selam olsun sonsuz güneşe, aya,
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?
Hepsi güzeldi.Kar, tipi, fırtına,
Günlerin geçişi, ardı ardına.
Hasretsiz bir kanat şakırtısına,
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?
Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan.
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adınızı soran, arayan var mı?

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 21:59:41 PM
SEN VE BEN


İçme, ilk yudumda zehirler seni
Bahtın kadehime döktüğü şarap.
Her akşam koynunda uyutur beni,
Her sabah alnımdan öper ızdırap.

Sen, yirmi yaşında bir baharsın ki
Gölgende neş'enin rüzgârı eser.
Düşünen alnımda benim her çizgi
Baharı olmayan bir kışa benzer

Sana ufuklar “Gel! ” diye bağırır,
Ellerinde çiçek haykırarak
Seni gür sesiyle hayat çağırır,
Beni de çiğneyip geçtiğin toprak...

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 22:00:07 PM
SONBAHAR


Durgun havuzları işlesin bırak
Yaprakların güneş ve ölüm rengi,
Sen kalbini dinle,ufkuna bak.

Düşünme mevsimi inleten rengi
Elemdir mest etsin ruhunu
Eser rüzgarların durgun ahengi.

Yan yana sessizce mevsimle keder
Hicrana aldanmış kalbimde gezin
Esen rüzgarlara sen kendini ver.

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 22:00:30 PM
YAĞMUR



Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde?
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde.

tatyanajetaime
11-02-2006, 22:20:37 PM
Teşekkürler kardeşim

****DEAD ANGEL****
11-02-2006, 22:21:58 PM
BELA ÇİÇEĞİ


Alsancak garı'na devrildiler
Gece garın saati bela çiçeği
Hiçbir şeyin farkında değildiler
Kalleş bir titreme aldı erkeği
Elleri yırtılmıştı kelepçeliydiler
Çantasını karısı taşıyordu

Hiç kimse tanımıyordu kimdiler
Gece garın saati bela çiçeği
Üçüncü mevki bir vagona bindiler
Anlaşıldı erkeğin gideceği
Bir şeyden vazgeçmiş gibiydiler
Bir türlü karısına bakamıyordu

Ayaküstü birer bafra içtiler
Gece garın saati bela çiçeği
Şimdiden bir yalnızlık içindeydiler
Karanlık gelmişi geleceği
Birdenbire sapsarı kesildiler
Vagonlar usul usul kımıldıyordu

detroit
12-02-2006, 01:00:30 AM
sagol dostum butun şiirler için eline saglık

mahmure
14-02-2006, 14:29:19 PM
Ali Poyrazoğlu yazmış....**

"Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandığını iyi
bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım. Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatırladım.

Müziği de ayarladım. Geldiler.
20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.

Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler. Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.



Ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarın meçhuldür, O halde ömür
dediğin bir gündür,o da bugündür..

tatyanajetaime
14-02-2006, 16:09:34 PM
Sağol dostum güzel bir paylaşım olmuş Ali poyrazoğlu güzel özetlemiş

rebelpaltalk
14-02-2006, 19:05:42 PM
güzelmiş sahiden yaşlanmak istemiyorum :(

tatyanajetaime
18-02-2006, 17:27:31 PM
Teşekkürler fuat x yüreğine sağlık paylaştığın için teşekkürler.

KeviN
19-02-2006, 02:12:41 AM
Güneşlere kapattım karanlık dünyamı
Hayatımı zindan ettim bak senin için
Kabuslara çevirdin o tatlı dünyamı
Sevmemeye yemin ettim bak senin için
Çicekleri soldu gönül bahçemin
Güldüğünü göremedim o güzel çehrenin
Gözlerin olsu sevda rehberim
Göremedim başka sevda bak senin için
Ne verdib ki bana geçen yıllarda
İzlerini aradım tozlu yollarda
Denizim sen oldun yalnız kayalarda
Seller gibi ağladım bak senin için
O güzel gözlerinde hayat buldum
Bir tek sözünle mutlu oldum
Dönseydin bana kölen olurdum
Gelmedin mahkum oldum bak senin için
Feryadım sanadır dur artık sesimi
Bedenimde hissedeyim o sıcak nefesini
Ölene dek seveceğim bilki ben seni
Ömürler satın aldım bak senin için.

Ümit Koral

αѕвяυησ
19-02-2006, 03:36:52 AM
teşekkürler KeviN yüreğine sağlık bizler ile paylaştığın için

KeviN
19-02-2006, 05:27:42 AM
birşey diil asbruno ama sorun şuki hala dönmedi :(

tatyanajetaime
19-02-2006, 07:38:19 AM
Teşekkürler dostum yüreğine sağlık

tatyanajetaime
20-02-2006, 21:30:59 PM
Leylim Ley
Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni, kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil, yüreğine sor beni

Sabahattin Ali

tatyanajetaime
20-02-2006, 21:33:05 PM
Hapishane Şarkısı -3-
Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kah düşünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler, bağlar,
Aynada hayalim ağlar,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Dışarda mevsim baharmış,
Gezip dolaşanlar varmıs,
Günler su gibi akarmış...
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Yanımda yatan yabancı,
Her sözü zehir gibi acı,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Sabahattin Ali

gulcinim
21-02-2006, 00:24:45 AM
SEVDALAR ÇOÇUK KALIR

Limanda ışıkları izledik ayrı ayrı karanlıktaydık.....
Kireç badanalı bir odada sarılsaydık sımsıkı kimsenin göremediği
Bir yıldız olurduk....
Zamanla değişir büyük insanlar
Rüyalarda çocuk kalır....
Oysa yaşlanmak vardı seninle ve paylaşmak tüm yaşamı......
Sabahı birlikte karşılamak birlikte yaşamak akşamı....
Başaramadım sevdiğim Bağışla ....

SUNA TANALTAY

tatyanajetaime
21-02-2006, 07:14:35 AM
Teşekkürler gulcinim çok güzel bir şiir paylaştığın için sağol

tatyanajetaime
21-02-2006, 12:06:49 PM
İnsan Sevmeli Hem de Doyasıya
Orhan Veli Kanık

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana.
Sade bir kurdeleyle süslenmiş,
Çöz kurdeleyi ve kaldır yavaşça kutunun kapağını...
Kocaman bir fırça ve bin renk koydum kutuya.
Bir cennet resmi yapıp içine gir diye...
Düşler serpiştirdim gizlice, Düş kurmayı unutma diye
Bir tanede elma şekeri yerlestirdim.
İçinde ki çocuğu tadabilesin diye...
Güneşin batışını, Billur suyun sesini, Kırmızı
gelinciklerin
saflığını,
Taze ekmeğin kokusunu ve bir gülümsemenin de
sıcaklığını
sığdırdım.
Ruhlarımız aç kalmasın diye...
Kutuya biraz da sevecenlik koydum Güçlü ol diye..
Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu bu kutuya,
Barış ve özgürlüğü sunmak için...
Bir buket sevgi, bir yudum Aşk ve yarım bir elma
daha
Ben koymadan edemedim. Paylaşmayı hatırlayalım diye...
Sevdiklerimize onları sevdiğimizi söylemek için
yarını
beklemeyelim,
Hemen şimdi yapalım bunu diye...
İçtenliği, umudu, nesneyi, bağışlayıcılığı, özgüveni
Açıkk yürekliliği unutmadım,
BEN'İN dışına çıkıp BİZ'E ulaşabilelim diye...
Son olarak da bir kart iliştirdim kutuya.
Bak bu kartta neler yazıyor:

'BU KUTUNUN HER KAPAĞINI KALDIRIŞINDA,
YAŞAMLA İLGİLİ YEPYENİ ŞEYLER KEŞFEDECEKSİN.
YAŞAMAK İÇİN YARINI BEKLEME, AL YAŞAMI
KOLLARININ ARASINA
VE SIMSIKI SARIL...
YAŞAMDAN YALNIZCA ALMAK YERİNE ONA BİR ŞEYLER
VER
KISACASI BUTÜNÜYLE İNSAN OL.
UNUTMA, YAŞAM DOKUMASI HENÜZ TAMAMLANMAMIŞ,
OLAĞANÜSTÜ GÜZELLİKTE BİR DUVAR HALISIDIR.
VE SANA AİT OLAN KÜÇÜCÜK BOŞLUĞU YALNIZCA SEN
DOLDURABİLİRSİN...'

rebelpaltalk
21-02-2006, 12:24:50 PM
bu Orhan Veli nin mi............Şaşırdım....harika anlatmış.........

tatyanajetaime
21-02-2006, 14:51:02 PM
Teşekkürler Fuatx iki şiirde mükemmel eline sağlık

GEZGİLİ
22-02-2006, 08:51:08 AM
Yaz Gazeteci



Ben de bir köylüyüm saklamak neymiş,
ATAM bile bize efendi demiş,
Adamın biri lan deyip halt etmiş,
....Artist diyenleri yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Efendi oğluyum yapmam kahpe iş,
Dayı, dayı dünkü sözün çok yanlış,
Terbiye et sözün bilene danış,
....Küfür sayanları yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Siyasetin dozu ahlağı bozuk,
Köylüme, millete atıyor kazık,
Efendi çaresiz ağlıyor yazık,
....Soyup yiyenleri yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Dokunma Dayı'ya zehirli dili,
Sevgisiz saygısız kültür sefili,
Milleti azarlar millet vekili,
....Bana kıyanları yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

Söyleyin yaylalar söyleyin dağlar,
Meyvesi mahsülü kuruyan bağlar,
Köyünde perişan, Efendi ağlar,
....Gözüm oyanları yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.

DOĞANİ toprağı durma karıştır,
Ek fidanı mahsülünü yarıştır,
Ürün tarlasında ögüt eriştir,
....Haklı beyinleri yaz katibim yaz.
....Al şu kalemi yaz gazetecim yaz.


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * *İSMAİL DOĞAN

tatyanajetaime
22-02-2006, 12:56:48 PM
Çok teşekkürler dostum emeğine sağlık buraya daha çok insanın katkı yapamsı çok sevindiriyor beni sağolun.

tatyanajetaime
23-02-2006, 15:29:48 PM
Hazan Mevsiminde Aşk

Bir dostum vardı.
Bana hiç ihanet etmemişti.

Bir dostum vardı.
Hiç koyup gitmemişti beni yalnız başıma

Bir dostum vardı.
Sesime hiç kimse onun kadar aşina olmamıştı.

Bir dostum vardı
Hiç kimse,
korunmaya ve şevkate muhtaçken kendisi ;
korumanın ve şevkatin gönüllü muhafızlığına onun
gibi soyunmamıştı.

Bir dostum vardı.
Uzun ayrılıklar sonrası kavuşmalarda ;
terk edilmişliğin öfke ve kırgınlıklarını ,
vuslat sevinçlerinin ve coşkularının önüne
geçirmemişti...

Bir dostum vardı.
Gecelerin yalnız, şafakların ıssız , akşamların
tenha hüzünlerine meydanı boş bırakmamıştı..

Bir dostum vardı.
Hafta sonları ak kağıt üzerine sıkıntı ve
tereddütlerle dolaşan bu kaleme sırt çevirmemiş,
yazı adamlığının kabuslu arayıslarını derin
kuyularda mahsun bırakmamıştı..

Bir dostum vardı.
Hayatın başka sevinçler , başka sevdalar ve
başka saadetlerle paylaşıldığı anlarda asla
lüzumsuz kıskançlıklar göstermemiş,
sessiz sabır uykularında sırasını beklemişti...

Çünkü ; BEDELSIZ VE BILA-ÜCRET SEVMİŞTİ...
BEN DE SEVMİŞTİM

Ali Kırca

tatyanajetaime
23-02-2006, 15:37:28 PM
Özlemek

Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli,
esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken
buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...

Ahmet Altan

ümit-kemal
23-02-2006, 19:47:59 PM
SEVEBİLME İHTİMALİ

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

YILMAZ ERDOĞAN

*


--------------------------------------------------------------------------------

ümit-kemal
23-02-2006, 19:55:39 PM
ADIN BAHARDI

Kente yalnızlık gelirdi sen uyuyunca
Yüzümde mevsim değişirdi uyandığında
Bilmezdin gizliden seni sevdiğimi
Aşkın içimde solardı adın bahardı

Eteğini koştururdun sokağımızda
Sokak sus pus olur sana bakardı
Bilmezdin gizliden izlediğimi
Gözlerim gözlerinden korkardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı

Sokakta bir bayramdı durakta bekleyişin
Sanki sonsuz bir ayrılıktı okula gidişin
Bilmezdin her sabah seni yolcu ettiğimi
Yüreğim yol boyu ardından ağlardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı.

YILMAZ ERDOĞAN

ümit-kemal
23-02-2006, 19:57:59 PM
BİR MEVSİMİN ACI GERÇEKLERİ

""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi

Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
Ankara’nın sonbahar yaprakları
ayvalar sarı
hüzünler olgun
yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda

Ben yanımda çok acıklı
epey yol üstü sözler getirmiştim.
“Sanki terk edilmiş bir viraneyim
her yanım dağılmış yıkılmışım ben”

Okul önlük mevsimi
ve kaplanması kitapların
cumhuriyet gazetesiyle
bir ön beslenme çantası kompleksi
malum şu otlu peynir meselesi

Saçlarını süt mısırı örgü yapmış
bir al yüz koca göz görüyorum.
Sanki o tehlikeli yolun başındayım
Aşk’a geliyorum!
ama yanıma hep
köy zılgıtlı sözler almışım
arabesk kalıyorum
her kent soylu aşkın karşısında
“Bir kulunu çok sevdim” diyorum
“O beni hiç sevmiyor” diyorum
“Kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor” diyorum.

YILMAZ ERDOĞAN

GEZGİLİ
24-02-2006, 09:37:13 AM
Hoş Geldin Bebek

Mevlam seni bize eyledi ihsan,
Anneye babaya düş oldun bebek.
İlk nefesde bastın feryadı vahsın,
....Gülpembe dünyaya hoş geldin bebek.
....Bağınan bahçeye hoş fidan bebek.

Ah bebek bir görsen dünya halini,
Ağlama hemen sil gözün selini,
Yüklü boyun borcu kırdı belini,
....Sıfırı bol borca baş koydun bekek.
....Çalana, çırpana yaş fidan bebek

Hele bir fakirsen yazın kış olur,
Kuru soğan ekmek sana aş olur,
Güvendiğin dostun soğuk taş olur,
....Sefilliğe taze yoldaş geldin bebek,
....Meyvesi kurumuş boş fidan bebek.

Dünyanın malına duyarsan şehvet,
Alamazsın onu vermezsen rüşvet,
Yürek sızlar çöker başına kasvet,
....İşte o zaman da tuş oldun bebek.
....Herkesin yediği kuş fidan bebek.

Her yanın ısırgan otuyla dolu,
Bir dokunsan dağlar elinle kolu,
Çabuk büyü de göster doğru yolu,
....Şerlerin yoluna taş koyun bebek.
....Zalımlara çatık kaş fidan bekek.

DOĞANİ der dokuz ay koştun geldin,
İlk nefesden sonra gülmeyi bildin,
Zalımın boynuna borandan yeldin,
....Çalışıp kazanıp aş oldun bebek.
....Yokluğu kurutan baş fidan bebek.




SAYGILARIMLA; KALIN SAĞLICAKLA...

İYİ ÇALIŞMALAR SİZLERE.


İSMAİL DOĞAN

mahmut_babayiğit
24-02-2006, 17:32:27 PM
İlk Aşk

Felek ne kadar kahretse kalbimize,
Zaman zaman hatırladığımız olur,
Hangi dilber ilk aşkı tattırdı bize;
Bir hatırayla yaşadığımız olur.

Ah o yaz gecesi, o mehtap, o havuz!
Balkonundan gül atan cömert sevgili!
Aşkınla deli divane olduğumuz,
Sarmaşığa tırmandığımızdan belli.

Belki bugün bu yaşta tekrar olunmaz,
İlk aşk gecesinin masum yeminleri,
Fakat nerde ilk öpüşün verdiği haz?
Saadet bilmiyorum o hazdan gayri.


Cahit Sıtkı Tarancı

mahmut_babayiğit
24-02-2006, 17:37:17 PM
EYWALLAH KARDEŞ GÜZEL OLMUŞ.

ümit-kemal
24-02-2006, 20:43:06 PM
kardeşim sen bir harikasın