Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri
EirenE
23-09-2008, 22:18:20 PM
Yakınlaştıkça kaybolan
bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
içinde yolculuk etsemde...
Günahkar mevsimimdin
Hiç umut yoktu sende
o yüzden vazgeçilmezdin
vazgeçilmezimdin/Cezmi Ersöz
kabus_07
27-09-2008, 02:54:39 AM
Sormuyorum Artık
Sesim soğuk bir sis
Gittikçe grileşen dalgınlıklar oluyor
Sormuyorum bir yolculuğa kimle çıkılır
Ve kim yırtıp atabilir elindeki son dönüş biletinide
Tüm yalnızlıkları mümkün kılan birileri olmalı
Yada kalbini kederle onaran bir göçebe
Özlemek ozaman bir çığlık olabilir belki, bir çığlık
Sormuyorum artık biliciyede bilginede
Aşkın darası nedir
Ve mutsuzluk mümkünmüdür ki o,
Bir kırlangıç ikindisiydi belkide,gümüşte ve hüzne gizlenen
Ödünç sevişlerden bize kalan sonsuz grilikler oluyor yalnız
Ve bir çocuğun hüznüne kazınıyor ,gülüşlerimizin paramparçalığı
Sesimin sislenmesi bundandır
Karşılığı yok hiçbir acının
Herşey gölgesi kadar ağır
Sormuyorum artık sormuyorum
Hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya
Ahmet Telli
EirenE
28-09-2008, 21:58:52 PM
İçeri girdiğimde
dışarda kaldığım bir oteldi yalnızlık
olduğum tarafta gece
olmadığım tarafta gündüz
çünkü mutsuzluğumuz
Tanrı'nın kutsal şehirlerden büyüktü
her yeni hükümetin ağzı kan kokarken
kanla olanları görmenin derin gecesinde
dişlerimizin içine kadar üşürdük
Ey güzel Moria
ölüler klasik sever,yaşayanlar caz
hüzüne kıyısı olan her çocuğun içinde
ölüme giden gizli bir gemi vardır
bu kış benim evim,alışırsan kal
alışamazsan boşuna gülümsemeni üşütme
yarın söyleyeceğim sözlere emanet ol
ve git...
Jan Ender Can
er68
05-10-2008, 00:54:50 AM
ANFORA
Bir kadın sevdim, ilkyaz yoksulu
fırtına habercisi bir albatros
kuğu boyunlu testi
doldursam sızmaz
eğsem akıtmaz... bir kadın sevdim.
Hırçın bir öfkenin ardından
keşke ölmese dedim
kanasa bin yıl
öpsem gözlerini
bir yıldız düşürsem
gülümser mi...?
Kırmızı toprak oluşur mu bedeninden
yumuşar mı avuçlarımda ıslak
uzayıp genişler mi...?
Kocaman şehre bakan
sıcacık bir balkondan sarkıtıp dallarını
bir saksı karbeyazı açelya
suskun bir güvercin.
***
Döndür çarkını çömlekçi
büyüsün içindeki çocuk
kurulsun o müthiş denge
- güzelle çirkin
doğumla ölüm
akılla duygu -
Su ve kil karışınca erdemle
tuz, güneş ve sabır
denizler dolusu anfora
çağlar boyu ateş ve sır.
Söyle bana çömlekçi
hamurun harcındaki nem uçunca
incinince benim kadınlığım
güveçler dolusu ağıt yazılmaz mı...?
***
Bir ayağım çarkı döndürür
öteki gitmeye hazır
ellerimde önce bir top çamur
sonra ekmek
sonrası gül
sıra yavaş yavaş aşka gelmekte.
Gün olur orman durur gürültüyle
gün olur ırmak bırakır yatağını
ben kil kararım
şişman bir gövdeye minicik tutak
narin bir vazoya yüklü bir kervan
sence haksızlık
bence bilge bir merak
yapıp yakıştırdığım bu denge.
***
Bütün sınırlarını aştık da dağların
bütün okyanusların kapılarını
düşle gerçek kucak kucağa
köpükle dalgakıran
ve yalnızlığın deniz feneri...
Biz ki asırlardır sesiydik aşkın
bir kuş azatlamadık
bir boncuk geçirmedik
incecik bilekteki son boğuma.
Çömlekçi söyle bana
nasıl bulunur gizli bir liman
insan kendine bunca korkaksa...?
***
Bir kadın sevdim şaştı hünerim
özledim elbette, kim özlemez ki
yağmur bulutundaki gökkuşağını...
Bir ayağım çarkı döndürür hâlâ
öteki gitmeye hazır
bir ışık hızı
küçük bir adım.
Uykulara küskün o kızı avutmadı dünya
ne benim ellerimdeki denge
ne senin zincirlenmiş sevdan
soluk soluğa Pan ve flüt.
Çığlıkla kesilmiş o bahar şenliğini
- bir kanlı gelincik
bir içli şarkı -
ne benim saçlarımdaki isyan
ne senin sezilmemiş güzelliğin
avutmadı dünya.
Çağlar boyu ateş ve sır
denizler dolusu anfora.
Zerrin TAŞPINAR
sistematize
09-10-2008, 15:33:00 PM
YAŞAMAYA DAİR
1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım Hikmet RAN
kabus_07
12-10-2008, 00:26:20 AM
Phoenix
Ben orda, akşamına orospular dadanan
Camlarında pis sinekler gezinen, ben orda
Eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor
Kadınlarda ölüyor kadınsız bakışlarla
Başıyla öne düşmüş yüreğiyle beraber
Ya Tanrıya inanır ya da isyana.
Kimseye vermiyor ki acılardan artarsa
Kuytular çıkarıyor sevişmeler onlardan
Bu nasıl bir bakış ki dünyaya intiharla
Ya da hep kar yağıyor da düşünmesi siyahtan
Öyle ya kim sevişirdi acıları olmasa
Kim bakardı uzağa köpekleri saymazsam.
Orası bir ölümdür şarabımı doyuran
Ölünen yüzler gibi bir bütündür adamlar
Vaftizi gün ışığında bir garip protestan
Tanrısıyla sevişir, herkes bilir sevişmeyi o kadar
Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum
Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.
Edip Cansever
EirenE
12-10-2008, 20:12:52 PM
Aşk Olsa Gerek
Öyle bir tutkuluydun ki hayata başlarken…
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni…
Aradaki o büyük boşluğun adı,
Aşk olsa gerek…
Cezmi Ersöz
kabus_07
17-10-2008, 01:23:53 AM
bu adam ölmüştür ama
hala ayak izleri kapısında
donuk yüzler ve ipsiz eller
kan bağışı bir şiir sevdasına.
bu adam ölmüştür ama
ama
...
Geceye Karşı Müdafaa
Bu adam ölmüştür ama,
Düşmedi toprağa henüz vakit.
Hayatını devrettik ağaçlara
Kalbi kimlere ait.
Bu adam ölmüştür ama,
Başucundan ayrılamadık.
Sonsuz kederinde gecelerimizin
Nedendir hala bu beyazlık.
Bu adam ölmüştür ama,
Henüz durmadı nehir.
Ve nasibi muhteşem kuşlar gibi
Onu götürebilir.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
kabus_07
19-10-2008, 01:34:23 AM
Yılgın
Bir sargın umut yakaladım onu kuşandım
Serin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım
Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım
Üstlerine üstlük seni kuşandım
Tedirgindim namussuzdum deli deliydim
Uslandım.
Üç dilim kavun kestim birini ben yedim
Kavundan üç dilim kestim birini yedim.
Birini sana ayırdım kadın al birini sen ye
Sabah olsun sabah olsun ilk işim bu
Öbürünü götürüp civcivlere vereceğim.
Senin bir yönün var orada durur yaşarım
Bir de acun var ben içindeyim
Ben içindeyim tüm itlikler sahanda yumurtalar onun içinde
Orospular içinde Hurşit Bey içinde sen içindesin
Üç dilim kavun kestim birini sen ye
Kabuğunu at Hurşit Bey'i at itlikleri at
Durup durup sana sesleniyorum.
Turgut Uyar
kabus_07
30-10-2008, 20:42:37 PM
YAŞASIN CUMHURİYET
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da,
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"Ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar.
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını..
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi,
Kirvesi tutmuş kolundan,
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı..
♥
Korkarım bu, sade Gölköy'lülerin değil, umumumuzun,
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı,
Çünkü sünnet değil, farzdır cumhuriyet...
Can YÜCEL
kabus_07
15-11-2008, 04:03:01 AM
SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin......
ve sanıyorum ki
bu gece benimlesin
uzun zaman sonra
dudakların benim kollarımda
ister inan ister inanma
konformist bir acı damarlarımda
sızıntılı
ağrılı
bekliyorum
duvarlarda çizili sanatına
nail olmak için
elbet
bir kişi olacaksın
varlıklı
beyaz
ve yanyanayız seninle
gökkuşağı renklerinde
nefesinde yatağım
bir ırmak gibi
oluk oluk hayaller akarı
sen benim hiçbirşeyimsin
dokunduğumdan çok daha az
ya da sevdiğimden bir başka
uzak
sen benim iç birşeyimsin
organlarımı harekette tutan
bir bıçak kadar keskin
bir yol gibi
uzak...
öpüştüğümde
tuzak!!!
kabus_07
27-11-2008, 01:16:03 AM
son zamanlarda okuduğum en fiyakalı şiir
okumadan geçmeyin!..
KALBİMDE HAZAN
“Uygarlık ve barbarlık kardeştir.”
-Havel-
Dünya sığmıyor insana Havel,
yüzlerdeki, yüreklerdeki maske,
parada kir, suda klor, havada nem,
yüksek borsa, alçak basınç
ve kanun hükmünde ihanetler, sahtekâr jestler.
/ İnsan, sığmıyor insana Havel! /
Ve her şey:
Şey!
Mesela o takvimler, o günler
her biri şimdi kim bilir neredeler?
Yalancıdır aynalara gülümseyen o muhteşem gençlikler;
bir yaz yağmuru gibi çabucak geçecekler.
Bize kalan kurt kapanı sözleşmeler
ve iş akdi kıvamında morarmış evlilikler.
Oysa insanı büyüten yalnızlık mıdır Havel?
Biz bu kentlerde,
bu ömürlerin gecelerinde çürüsek bile,
şimdi eski dağlarda vakur bir şafak yırtılmaktadır
ve dışarıda üşüyen bir haziran;
kalbimde yılların tufanından artık bir hazan. ..
(Kalbimde hazan
ve şairdir elbet
sözcüklere rus ruleti oynatıp yazan!)
Dışarıda üşüyen bir Haziran.
Kanımda nikotin cehennemi;
Kısa kibrit, uzun duman:
Yaan!
Yine yaan… Yine yaaaan!
Yan ki yangınlar bile yansın;
haklıdır içindeki abdal bırak ağlasın...
Bırak ağlasın, artık gündüzlerin ışığında aşk,
gecelerin sularında yakamozlar yok
ve kuşlar konsun diye gerilmiyor balkonlara
çamaşır ipleri;
duyuyorsun işte şiir de yazıyorlarmış iğfal şebekeleri!
Dışarıda üşüyen bir Haziran.
Dışarıda aşksız aşk, Aids, Hepatit b,
dışarıda hormonlu sevinçler, kokmayan güller.
Dışarıda dostluğun, puştluğun kolunda gülümsemesi;
ama öğrendim karanlıklardan ışık destelemeyi
ve baka baka irkilmiş gözlerine hayatın
İnatla…İnatla gülümsemeyi;
öğrendim içimdeki abdalı hünerle gizlemeyi...
(Herkes fanusuna asmış kendini;
bu yüzden beklemiyorum artık farklı kıyametleri...)
D ı ş a r ı d a ü ş ü y e n b i r H a z i r a n.
D ı ş a r ı d a ö l d ü i n s a n.
Ö l d ü i n s a n…
H i ç b i r k i t a b a y a k ı ş m a d a n!
Ben de yaza yaza çürütüp dünlerimi;
her gün bu cehennemden çalıyorum kendimi…
Bu yüzden her şey:
Şey!
Havada hava, günlerinde gün, evlerde sarmısak soğan;
hepsi bu işte basit, olağan.
Her şey şey’dir;
inandıklarımızdır belki de yalan.
Abarttığımızdır, kül’dür herkesin payına kalan...
Yılmaz ODABAŞI
cetoys
30-11-2008, 02:10:06 AM
BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
CAN YUCE
cetoys
30-11-2008, 02:11:19 AM
Ruhunmu ateş yoksa gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ nasıl bir korla tutuştu?
Pervane olan gizler mi kendini alevden,
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün senden bir ışık alsada rende bürünse,
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse,
Her şey bir bir silinip koybolurken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinn nuru görünse.
Ey! sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey! sen ki gönüller tutuşur her bakışınla.
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı ölüm hazı verince.
Gönlümde ki azgın devi rüzgarlara attım,
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki, birer parçasıdır sende ilahın,
Gözler ki,senin en katı zulmün ve silahın.
Vur,şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin,
Sen öldürüyorkende vururkende güzelsin.
Bir başka füsun fışkırıyor yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden.
Hasret sana ey!yirmi yılın taze baharı
Vaslınlada dinmez yine bahrımda ki ağrı.
Dinmez!gönülün,tapmanın,aşkın sesidir bu,
Dinmez!ebedi özleyişin bestesidir bu.
Hasret çekerek uğruna ölmekte kolaydı,
Görmek seni ukbaa'dan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bende ki volkanları söndürse denizler.
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma kaabil!
İmkanı bulunsaydı bütün ömüre mukaabil.
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum,
Toprak gibi,her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün TANRI'yı kıskandırıyordur,
En hissi şiirden de örülmez bu güzellik,
Yaklaşması güç,senden uzaklaşması sordur,
Kalbim işidir,gözle görülmez bu güzellik...
Hüseyin Nihal Atsız...
erenus2004
01-12-2008, 20:07:11 PM
Zonguldaklılar bilir bu şiiri -en azından son kıtayı- :
Zonguldak yolundayız.
Dağların tepesinden,
Birdenbire denizi göreceğiz.
Denizi gökle bir göreceğiz,
Şimal rüzgârları gelecek uzaktan.
O yolcu, biz yolcu,
Şimal rüzgârlarıyla öpüşeceğiz.
Güneşli bir günde,
Masmavi göreceğiz Karadeniz'i.
Balkaya'dan Kapuz'a kadar,
Karış karış biliriz biz bu şehri;
Eki'nin çiçekli bahçeleri
Rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla;
Paydos saatlerinde yollara dökülen
Soluk benizli insanlarıyla...
Siyah akar Zonguldağın deresi;
Yüzkarası değil, kömür karası;
Böyle kazanılır ekmek parası.
Orhan Veli KANIK
kabus_07
05-12-2008, 01:21:36 AM
İMANA GELDİM
bir kız buldu beni akşam üstünde
bâkire değil ama kızmış
allahına kadar
o ne memeler o
o ne uyluklar o
ooo
hele o engebesiz aşağlara
inen o göbeği o
o müselles o müselles o
hiç ağda görmemiş bir ayda
allahıma güzel
işte o zaman imana geldim
Can Yücel
kabus_07
15-12-2008, 02:05:38 AM
ESKİ BİR TAKVİM İÇİN ŞİİRLER
I
Evlerin saat beş olma hali
Ben yorgunum anlamaktan
Bir duvar, bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan.
Ve akşam
Alanların caddelerin bana biraz fazla geldiği
Üstümü başımı bilmediğim bir akşam
Ne yapsam
Alkollere gitsem. Giderim alkollere bir mektup gibi
Alkollerden gelirim bir mektup gibi
Bellidir sırtımdaki kan lekesinden ve puldan.
Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
Islanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından.
bodrum34
15-12-2008, 17:33:26 PM
Can Yücel,elbette Allah rahmet eylesin velakin,
şiir diye bu 'beter' şeyleri yazdı ve göçtü gitti...
İlerde şair diye anılacak mı ? Hiç sanmıyorum !
kabus_07
15-12-2008, 18:25:41 PM
Can Yücel,elbette Allah rahmet eylesin velakin,
şiir diye bu 'beter' şeyleri yazdı ve göçtü gitti...
İlerde şair diye anılacak mı ? Hiç sanmıyorum !
alkolik die analım istersen
hay Allahım yaa !!
ilerisi gerisi mi kalmış, şair doğdu, şair öldü, şair olarakta anılacak
yazdıklarını beğenmeyebilirsin, istediğin sıfatla da anabilirsin bu senin seçimin olur ancak...
bodrum34
15-12-2008, 21:05:11 PM
alkolik die analım istersen
hay Allahım yaa !!
ilerisi gerisi mi kalmış, şair doğdu, şair öldü, şair olarakta anılacak
yazdıklarını beğenmeyebilirsin, istediğin sıfatla da anabilirsin bu senin seçimin olur ancak...
Dostum,
1.Bu kadar tepkiselliğinin nedenini bilemem...
2.Şairliğini irdeleyecek kadar yetkin misin ?
3.Ben herhangi bir sıfatla anmadım;sıfatlar sa-
na ait.
4.'hay Allahım yaa !!'
5.Ve elbette,söylediklerin de sadece ve sadece
senin seçimin olur !
6.Benimle şiir ya da şair tartışmak istersen söz-
cüklerinde daha özenli olmalısın...
7.Bu ülke,şairini tanıyan aydınlara sahip;kuşkun
olmasın...
kabus_07
15-12-2008, 21:36:31 PM
bir şairi tanımak için aydın olmaya lüzum yok karanlık olma yeter, zira şairi ya da şiiri tartışmayı hangi sınırlar içerisinde değerlendirebilirsin ki benim bu konudaki yetkinliğimi sorguluyorsun...
neyse ki herhangi birinin şairdir yahut şair değildirlerine kalkamamıştır Can Baba nın şairliği
benim tepkim senin "beter" sözüne bile değil, şair die anılmayacaktır ithamınadır çünkü kendisi zaten toplumca benimsenmiş bir şairdir...
bodrum34
15-12-2008, 22:38:53 PM
bir şairi tanımak için aydın olmaya lüzum yok karanlık olma yeter, zira şairi ya da şiiri tartışmayı hangi sınırlar içerisinde değerlendirebilirsin ki benim bu konudaki yetkinliğimi sorguluyorsun...
neyse ki herhangi birinin şairdir yahut şair değildirlerine kalkamamıştır Can Baba nın şairliği
benim tepkim senin "beter" sözüne bile değil, şair die anılmayacaktır ithamınadır çünkü kendisi zaten toplumca benimsenmiş bir şairdir...
Beni senin ne olduğun hiç mi hiç ilgilendirmez !
De arkadaşım,sen de sanal alemin 'herhangi
biri'si değil misin ? Can Baba'n seninkidir...
Benimki değil !
Bu güzelim ülkenin doyulmaz şiir dünyasında
bizim 'baba'larımız: Yahya Kemal,Nazım,Orhan
Veli ,Ahmed Arif ve nice diğer ustalardır.Ve he-
le 'zinhar' toplumun kimi benimseyip benimse-
mediği gibi 'sosyolojik olgulara' kendi beğeni-
lerine göre 'kaftan biçme'!
Not1:Beterin beteri sözler ederdim o şiire de,
burası yeri değil...
Not2: Aşağıdaki şiiri yanlış yere 'yazmışım';sev-
gili netgammon uyardı...Sağolsun...Flood yap-
mamak için buraya,sonradan,ekledim...
dedikodum ayyuka çıkmış
söylenesi bilinesi hal değil
mardin kapı'da zil zurna sarhoş
sabaha dek voltadaymışım
rakı benim neyime
sevdam yüzüme vurmuş
kırılmış kanadım kolum kırılmış
yürek kuş misali durmaz çırpınır
bilmezdim
türkülerin bu kadar güzel olduğunu
sen de pattaya'da bir orkide
ben diyeyim bitlis'te beş minare
aman aman hey
edalım fidan tutmaz dicle boyları
vakittir voltadayım
zulam sağlam bu defa
bir senin resmin hani o yaz hasatta
bir de vefalı dost cigaram
lafım geçmez hayın zamana
voltadayım gece uzun mu uzun
diyarbekir uyuyor nazlı mı nazlı
gelmiş kurulmuşsun bağrıma yine
rezil oldum
rüsva oldum cümle aleme
mehmet fikret/voltadayım
dumansızzz
24-12-2008, 21:35:54 PM
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla....
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa , zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra........
CAN YÜCEL
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.