Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri
kabus_07
11-03-2008, 00:45:25 AM
sevgili er68 ;
daha önce de söylemiştim, senin seçtiğin şiirleri okuması inanılmaz keyifli oluyo
hele ki SU şiiri muhteşemdi
teşekkürler...
kabus_07
11-03-2008, 00:50:56 AM
kendime ait olarak yazdığım şiirleri kitap haline getittirmekten bahsediyorum.Matbacı bir arkadaşım 100 adet düzenleyip basacak
şiirlerinizle ilgili ilk eleştirileri almak için muhteşem bir forumdasınız :D
neden bizimle paylaşmıyorsunuz şiirlerinizi ? :)
er68
11-03-2008, 00:54:11 AM
sevgili er68 ;
daha önce de söylemiştim, senin seçtiğin şiirleri okuması inanılmaz keyifli oluyo
hele ki SU şiiri muhteşemdi
teşekkürler...
beğendiğin için ben teşekkür ederim :)
kabus_07
11-03-2008, 01:18:44 AM
Acıyor
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
Turgut Uyar
neslee
11-03-2008, 01:44:09 AM
kan gibi
niçin bırakmazlar bizi insan- insan,
seni de , beni de kırdılar insan-insan,
ben onun kırıldığına kırıldığımdan,
o da benim kırıldığıma kırıldığından.
bırakmadılar kırılalım insan-insan.
özdemir asaf
(el emeği:blush: )
kabus_07
11-03-2008, 02:26:04 AM
Sizi Sevmiyorum
Sesimden arındım ve ufku
Bir harmani gibi giyindim
Kahraman bir korkaktım
Kavmimin kadim tarihinde
Ki onlar için umutsuzluk
Kendim için haramiydim
Böyle bilindiydi bu hikâye
Yarından bugüne kaldıydı
Tersine akan bir ırmaktım
Sözün şaşkın serinliğinde
Kendi deltasında boğulandım
Ve sizi sevmiyorum ey kavmim
Yakın beni rüzgârın ıslığa
Islığın hükme döndüğü yerde
Derim ki ey kavmim, zulmünüz
Payidar, yurdunuz çığlığımdı
Ki hükmümü kendim veriyorum
Yakın beni sesim sorulara dönmeden
Küllerimin altında kalacak
Mutluluk sandığınız ne varsa
Böyle yaşandıydı bir ömür ve söz
Giyotindi sözün belleğinde
(Çocuksun Sen)
Ahmet Telli
buket46
11-03-2008, 14:31:48 PM
OFF...
Çok tenhalaştı dünya
Saatin tıkırtısı
Bozacının zili
Bi de enayinin biri
Tırnaklarını yiyen o istiridye
Bir polis noktasında sanki
Bir virgül
Şiir kusarak,
Eveti de kalmadı hayırı da sözcüklerin
Avuç avuç taşıdığı karşı gölekten
Suya çizdiği çizgiler gibi
Bir karabatağın
can yücel
kamze
12-03-2008, 06:38:09 AM
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez.
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar
Adına düğümlendi.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç,
Baska şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez.
anısı olan $iirler daha mı bi güzel oluyolar, güzel oldukları için mi anısı var, anısı olduğu için mi güzel...
:blush:
seval_09
12-03-2008, 14:25:29 PM
şiirlerinizle ilgili ilk eleştirileri almak için muhteşem bir forumdasınız
neden bizimle paylaşmıyorsunuz şiirlerinizi ?
ONUNDA ZAMANI GELECEK ŞİMDİLİK BAZI DÜZENLEMELER YAPIYORUM.EN KISA ZAMANDA YAYINLICAM. ;)
seval_09
12-03-2008, 14:32:22 PM
Elimi tut bırakma öLene dek bir an biLe
İnan ki yerini tutmaz hiçbir şey ve hiçbir kmse
NafiLe ..!
SeninLe doLu bu kaLpte başka yer yok artık
sevgiLim..!
Tarifi imkansız birşey var o da kaLbimdeki
sevgidir...!
Sana öyLe aLıştım ki yüzünü görmeden duramıyorum
ßana öyLe karıştın ki sensiz hayaL biLe kuramıyorum
NasıL anLatsam biLemiyorum sen oLmadan yaşamıyorum
bn her gece adınla uyumaya çalşıp her sabah adınla uyanıorum
GöLgene biLe hasret kaLır oLdum
Sensiz her saniye beni boğdu
ßana huzur weren tek gerçek oLdun
Seni buLmuşken kaybetmem !
Nefesine biLe muhtacım bebeğim
Ölsem biLe terketmem !
bEĞENECEK MİSİNİZ BAKALIM?
seval_09
12-03-2008, 14:33:24 PM
YaSaMaKtAn aSlA WaZgEcMeMeLıSıNıZ ..!
Hangi acılar hangi anılar eskimez zamanLa.?
Hangi kalp temiz hangi gerçek iz aşınmaz yağmurda ?
Herşeyi gören bilenler anlatın neden dönmezler gidenler .?
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda
Giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda ...............!!!
Hanqi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanLa.?
Hanqi yanardağ hangi fırtına durulmaz dünyada.?
ask sewgı guwen we hayatımızda yasadıgımız tum gercekler ... herseyın bır sonu war mutluluklada sonuçlanabılır husranlada .............
neslee
12-03-2008, 14:59:18 PM
YaSaMaKtAn aSlA WaZgEcMeMeLıSıNıZ ..!
Hangi acılar hangi anılar eskimez zamanLa.?
Hangi kalp temiz hangi gerçek iz aşınmaz yağmurda ?
Herşeyi gören bilenler anlatın neden dönmezler gidenler .?
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda
Giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda ...............!!!
Hanqi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanLa.?
Hanqi yanardağ hangi fırtına durulmaz dünyada.?
ask sewgı guwen we hayatımızda yasadıgımız tum gercekler ... herseyın bır sonu war mutluluklada sonuçlanabılır husranlada .............
nihayt o güsel şiirlerini bizlerle tanıstırdın...bnce sende bi topic açıp şiirlerini orda toplamalaısın ki daha rahat ulaşabilelim=)
başarılar:)
seval_09
12-03-2008, 15:43:53 PM
o zaman epey bi zaman harcamamız gerek sevgili neslee
kabus_07
13-03-2008, 01:48:00 AM
Elimi tut bırakma öLene dek bir an biLe
İnan ki yerini tutmaz hiçbir şey ve hiçbir kmse
NafiLe ..!
SeninLe doLu bu kaLpte başka yer yok artık
sevgiLim..!
Tarifi imkansız birşey var o da kaLbimdeki
sevgidir...!
Sana öyLe aLıştım ki yüzünü görmeden duramıyorum
ßana öyLe karıştın ki sensiz hayaL biLe kuramıyorum
NasıL anLatsam biLemiyorum sen oLmadan yaşamıyorum
bn her gece adınla uyumaya çalşıp her sabah adınla uyanıorum
GöLgene biLe hasret kaLır oLdum
Sensiz her saniye beni boğdu
ßana huzur weren tek gerçek oLdun
Seni buLmuşken kaybetmem !
Nefesine biLe muhtacım bebeğim
Ölsem biLe terketmem !
bEĞENECEK MİSİNİZ BAKALIM?
şiir öyle sert başladı ki, özellikle vurmak istediğiniz kelimeler kendini o kadar belli etmişti ki, sonunu merak etmeye başladım
öyle ki, şiir ortalarda düştü biraz hatta yerlere kadar bile indi ama, son cümle bi nebze olsa da toparlayabildi şiiri... :)
tebrikler...
YaSaMaKtAn aSlA WaZgEcMeMeLıSıNıZ ..!
Hangi acılar hangi anılar eskimez zamanLa.?
Hangi kalp temiz hangi gerçek iz aşınmaz yağmurda ?
Herşeyi gören bilenler anlatın neden dönmezler gidenler .?
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda
Giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda ...............!!!
Hanqi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanLa.?
Hanqi yanardağ hangi fırtına durulmaz dünyada.?
ask sewgı guwen we hayatımızda yasadıgımız tum gercekler ... herseyın bır sonu war mutluluklada sonuçlanabılır husranlada .............
dersimi aldım, gidiyorum :)
şiir tecrübeyi yansıtıyo, umutsuzluklarla umudu veriyo
süper!!...
daha çok şiirinizi okumak isteriz, yalnız neslinin dediği gibi ayrı topik açarsanız daha düzenli olur ve ben çok memnun olurum...
seval_09
13-03-2008, 12:56:33 PM
şiir öyle sert başladı ki, özellikle vurmak istediğiniz kelimeler kendini o kadar belli etmişti ki, sonunu merak etmeye başladım
öyle ki, şiir ortalarda düştü biraz hatta yerlere kadar bile indi ama, son cümle bi nebze olsa da toparlayabildi şiiri...
tebrikler...
dersimi aldım, gidiyorum
şiir tecrübeyi yansıtıyo, umutsuzluklarla umudu veriyo
süper!!...
daha çok şiirinizi okumak isteriz, yalnız neslinin dediği gibi ayrı topik açarsanız daha düzenli olur ve ben çok memnun olurum...
BEĞENDİĞİNİZE SEVİNDİM.
TAMAM O ZAMAN SİZİ KIRMAYALIM YAPALIM ÖYLE BİŞİ BEN YAVAŞ YAVAŞ ŞİİRLERİ BİLGİSAYARA AKTARAYIM.
GERÇİ O KADAR ŞİİRİ NASIL YAZICAM ONU DÜŞÜNÜYOM . :D
NEYSE HALLEDECEZ BİR ŞEKİLDE....
er68
17-03-2008, 02:44:08 AM
ZİNDANI TAŞTAN OYARLAR
Bursa'nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
Bir şubat gecesi tutuldu dilin
Silâha bıçağa varmadı elin
Ne ana ne baba ne kız ne gelin
Yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
Ne bir haram yedin ne cana kıydın
Ekmek gibi temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydin
Döşek diken diken yastık batıyor
Yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
Zindanı taştan oyarlar
İçine bir yiğit koyarlar
Sağa döner böğrü taşa gelir
Sola döner çırılçıplak demir
Çeliğin hası da yiğidim aman böyle bilenir
Döşek melul mahzun, yastık batıyor
Yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
Bugün efkârlıyım açmasın güller
Yiğidimden kötü haber verirler
Demirden pencere taştan sedirler
Döşek melul mahzun yastık batıyor
Yiğidim şahinim aman burda yatıyor
Mezar arasında harman olur mu?
On üç yıl hapiste derman kalır mı?
Azrail aç susuz canın alır mı?
Döşek melul mahzun yastık batıyor
Yiğidim şahinim aman yerde yatıyor...
Dilinde dilimi bulduğum
Gücüne kurban olduğum
Anam babam gibi övdüğüm
Dayan hey Aslan Ustam
Abenim
Yiğidim dayan.
Dayan hey gözünü sevdiğim
Bugün efkârlıyım açmasın güller
Yiğidimden kötü haber verirler.
Sana kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun
Kurusun murdar ilikleri dilleri çürüsün
Şiirin gökyüzü gibi herkesin.
Sen Kızılırmak kadar bizimsin
En büyük ustası dilimizin
Canımız ciğerimizsin.
Bugün burdaysa şiirin, yarın Çin'dedir
Bütün hışmıyla dilimiz
Kökünden sökülmüş bir çınar gibi
Yüreğimiz içindedir.
Bugün burdaysa şiirin, yarın Çin'dedir
Acısıyla sızısıyla alnının kara yazısıyla
Bir yanı nur içinde tertemiz.
Bir yanı sızım sızım sızlayan memleketimiz içindedir.
Bedri Rahmi EYUBOĞLU
alsancak
17-03-2008, 16:31:31 PM
YaSaMaKtAn aSlA WaZgEcMeMeLıSıNıZ ..!
Hangi acılar hangi anılar eskimez zamanLa.?
Hangi kalp temiz hangi gerçek iz aşınmaz yağmurda ?
Herşeyi gören bilenler anlatın neden dönmezler gidenler .?
Giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda
Giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda ...............!!!
Hanqi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanLa.?
Hanqi yanardağ hangi fırtına durulmaz dünyada.?
ask sewgı guwen we hayatımızda yasadıgımız tum gercekler ... herseyın bır sonu war mutluluklada sonuçlanabılır husranlada .............
cok guzel ve cok anlamlı bır sıır...ellerıne saglık seval ..basarılarını dewamını dılerım
YoZi
18-03-2008, 03:25:19 AM
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber
MEHMET AKİF ERSOY
kabus_07
19-03-2008, 04:05:32 AM
gün delik Gülizar
günün deliğini kalbinle yamar gündelikçi Gülizar
yoksulluğun bodrum katında üşür düşleri
rakı rampasını tırmanırken gün boyu kocası
akşam dayak dağları karşılar gündelikçi Gülizar’ı
mülkiyeti aklayamaz silmekle
açlığa barikat avuçları
yatamaz bir gece huzurun koynunda
düşlerini tartaklar mıh gibi ömrüne saplanmış acı
günün deliğini kalbinle yamar gündelikçi Gülizar
hüznün minör notalarıyla çağrılır adı
Berfin Bahar Nisan 2006
neslee
19-03-2008, 21:33:21 PM
SEVMEK
Erimek tadilmamis hazlarin ortasinda
Sevgiden kanatlarla bir bosluga yukselmek
Yasamak dolu dizgin ve her gun biraz olmek
Zevklerin sonsuzluga acilan sofrasinda
Akar ta, icimize cesmelerinden sukun
Dopdolu gollerinde gezer beyaz bir kugu
Huzur; o sevilmeyen kaplerin unuttugu
En eski bir seraptir ellerinle sundugun
Buyuk bir yangin gibi atesin dudaklarda
Duyarden ozlemini en uzak bir yildizin
Sirrina eremeyiz nasil yandigimizin
Bir gun o ates bizi alev alev sarar da.
Ne kadar tutussak bos, hala yanmak isteriz
Ellerindeki bir sey ceker bizi derine
Bir buyu varmis gibi dalariz gozlerine
Biliriz kanilmasin, yine kanmak isteriz
Bir ruyadan silkinip goruruz tek gercegi
Ceker bizi o tutku esiginden olumun
Anlariz hayallerin bizi terkettigi gun
Dunyada tek gercek var, SENI SEVMEK GERCEGI.
UMIT YASAR
er68
21-03-2008, 23:47:31 PM
SEVGİLİ
bir selam kadar uzaksın şimdi
bir gül atsam perçemin bozulur
sevdiğin türkülere çiy düşer
çoğalır avuçlarının kınası
dağlardan bir yel eser
çeşmelere seni doldurur
sular seni bekler serviler seni
bir yaprak düşer kalbinin üstüne
bin yıl öteye özlem sızar
şimdi hangi koyaklardasın
nerelerde biledin aşkını kim bilir
ne kirli gömleklerin yıkandı
ne yüzün okşandı onca zaman
kırağılar taradı saçlarını
yivli bir kurşun gibi
bir kuş gözlerinden ağladı
sustun yüreğin yalnız bir abdal
sustun öptüm seni
Hidayet KARAKUŞ
neslee
22-03-2008, 00:40:25 AM
biri varmış, ünü yaşamış çalmış.
biri yokmuş, dünü yaşamış kalmış..
vermek diye bir şey dururken, saklı;
biri gelmiş, günü yaşamış almış.
--- özdemir asaf ---
kabus_07
22-03-2008, 04:24:48 AM
Kalbim Katlanma Bu Dünyaya
Anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
Yeni bir cehennem kurmaliyim kendime
Hep kendini yineliyorken sesler kokular
Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugun
Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
Bu dünyaya alışmak duygusu
Sonsuza kadar sonsuzluga asılı kalmak
Tanrılara ödül insanoğluna cezaysa
Kalbim bağışlanmayack birşey yap
Katlanma kendine ve bu dünyaya
Kalbim ödünç say sana ayrılan ne varsa
Geri vermiştin dinini
Dilinide unut artık
Aztektin yahut Kürt, hüznünse Kızılderili
Geri ver ne kalmışsa sende, umutların dahil
Hiçlik, o sezdren keder
Buydu senin payın
Duyumsa sülfürün yarışını
Seni vur ,seni bekleme, seni tarihsiz kıl
Bir kartala parçalat seni kayalara zincirleyerek
Kurbanla kurban eden bilinmiyor tarihe bakarsan
Bir efsaneydi yaşamak, sende bilmiyorsun bunu
Medyomdu kimya bir senfoninin diliydi belki
Yeni cehennemler kurmuştuk bilinebilir şeylerden
Sözünü tut artık, seni tarihsiz kıl
Ve katlanma bu dünyaya ey kalbim
Ahmet Telli
er68
23-03-2008, 01:01:52 AM
İncindi Leyla
postacılar suçsuzdur kıvrılan sokaklarda
bütün suç mektuplarda
mektupların yazıldığı duvar kağıtları odalarda
üzgündür açılan çekmeceler kapanan kapılara
aşk gibidir bir kelebeğin sözleri
ipekten ve beyaz suçsuz balkonlarda
yatmadan önce toplanıp paylaşılan yıldızlar
yüzüm siyah beyaz gece fotoğrafları
aşk gibidir çizik bir pikabın takıldığı yer
satırlar yazdıkça kıyıdan uzaklaşan gemi
yalnızdır bazı korolarda hatırlamadığı yerde
ağız oynatanlar papyon fondan çikolata
sepya müzik öğretmenleri�
kulağı çekilmiş çocuklar suçsuzdur
bütün suç karışık okul şarkılarında
renkli ampüller gibidir tellere serili
kimi yazlara sararmış telgraflar çekilir
biraz uzun favorili cazbantlar
kiralık salon kuru pasta ılık limonata
anılarda kalmış bir kan kardeş alamanyadan
kısık olur öksüz damatların sesleri
ne mecnun ne de leyla suçludur bir aşkta
bütün suç kokularda kokular rüzgarda
olur şey değil bahar vakti içimde bir sızı
kaç yaz geçti kaç salıncak bomboş dallarda
lokantalarda solgun sokaklarda terli bir adam
üzüldüm hep bir masanın bile ayağı kırıksa
olur şey değil ama oldu bütün yüzler eski yazı
içimde bir kitabın ilk basımı
çöl de kırgın deniz de yağmur da
çok özledi mecnun incindi leyla�
Onur CAYMAZ
kabus_07
24-03-2008, 05:20:29 AM
Onur Akın'ın da olağanüstü bestesi
ve o hüzünbaz sesiyle yorumladığı
Yılmaz Odabaşı şiiri;
Ey Hayat!
(ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında yokum ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın...)
yaşam bir ıstaka
gelir vurur ömrünün coşkusuna
hani tutulur dilin
konuşamazsın!
tırmandıkça yücelir dağlar
sen mağlupsun sen ıssız
ve kalbinde kuşların gömütlüğü
tutunamazsın...
eloğlu sevdalardan dem tutar
aşk büyütür yıldızlardan
yasak senin düşlerin
dokunamazsın...
birini sevmişsindir geçen yıllarda
açık bir yara gibidir hâlâ
hâlâ ne çok özlersin onu
ağlayamazsın...
yolunda köprüler çürür
sesin, sessizlik sanki bir uğultuda
savurur hayat kül eyler seni
doğrulamazsın!
yapayalnız bir ünlemsin
dünyayı ıslatan şu yağmurlarda
herşey çeker ve iter
anlatamazsın...
yaşam bir ıstaka
gelir vurur işte ömrünün coşkusuna
sesinde çığlıklar boğulur ama
bağıramazsın...
sonra vakt erişir, toprak gülümser sana
upuzun bir ömrün ortasında
ne hayata ne ölüme
yakışamazsın!
yazdırmalısın mezar taşına:
ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında hiç olmadım ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın...
kabus_07
25-03-2008, 01:06:08 AM
bir üç beş
desen ki denizin tuzu
çiğ düşmüş kadife donlu patlıcanlar
desen ki kendilerinden karga çığlıklarıyla kaçanlar
en fakiri en zengini çirkini ve orospusu
seni unutmuş olsun
sen ki üşümüş gökte o yalnız bulutsun
kıskanmadığın cömert bir maviliğin ortasında o
bildiğin yalnızlığın ellerinden tutmuşsun
desen ki unutulmuşsun
denizler kızılca kıyamet akıp geçiyor
zamana karşı geliyorsun
bir üç ve beş leylekler artık gitti
şimdi seni artık karanlıkta bir liman çekiyor
unutulduğun unutulmadığın bilinmediğin bir liman
bir üç ve beş derken şişede rom bitti
sen yaşamaya başladığın zaman
üşümüş gökte o yalnız bulut
kendini hiç yerinde hissetmiyeceksin
keyif senin
istersen talihini billur akıntılarla bir tut
ellerini göğsüne kavuştur
doğu batı kuzey güney diyerek
koştur
bir üç ve beş istersen rom kadehleri gibi
nasıl ki unutulmuşsun
devril
ve bitir maceranı
Atilla İlhaM
kaptan,
şapkanı nereye bıraktın
yanında bir tek şiirlerin olduğuna göre
buralarda biyerlerde olmalı
ama nerde!!!:sad:
neslee
25-03-2008, 01:28:44 AM
Benden Uzakta
Git içimden git
Gitmezsen dinmeyecek
Son sözün bu olarak kalsın
Ağlamayacağım, ölmeyeceğim hatta umursamayacağım
Seni unutacağım demiyorum
Unuttum bile
Git içimden git
Nasıl geldiysen öylece
Git içimden git
Birdenbire
Ellerini de al
O da sol tarafımda bir yerlerde olacak
Dinlediğim şarkılarıda senin için
Uyuyamadığım geceleride
Seninle gördüklerimi
Hepsini al
Götür benden götürebildiğince
Bilmiyorum sorma bütün cevaplar zor
Git içimden, dışımdan, her yerimden
Ağlamayacağım, ölmeyeceğim hatta umursamayacağım
Git içimden git artık
Bir daha yalan söylemeyeceğim
Mehmet Yaşar Günaçgün
edit: dikkat etmemişim isim sırasına belki küçük ama önemli ayrıntılar aslında=)
kabus_07
25-03-2008, 01:51:08 AM
süper bir hatırlatmaydı :(
teşekkürler neslii
yalnız Mehmet Yaşar olucak sanırım :s
neslee
25-03-2008, 02:29:48 AM
AN'A DÜŞENLER
Düşünsene,okyanusun dibinde,
Bir hava kabarcığısın
En dipte
Ve yukarı yukarı
Hızla çıkıyorsun,
Heyecan, sevinç, mutluluk,
Az kaldı gökyüzüne
Sonra ya sonra
Şimdi gökyüzündesin
Ama artık okyanusun dibindeki
Hava kabarcığı değilsin
Havasın, havaya karışmış
Bu muydu
Seni mutlu edecek?
Yaşar Alptekin
neslee
25-03-2008, 19:13:11 PM
AÇGÖZLÜLÜK
Mumlarımızn alevlerini bile
koruyamadık
en büyük yangınların
yolunu gözlerken.
Ahmet Cemal
kabus_07
27-03-2008, 02:37:06 AM
BİR KADINI BEKLEMEK
Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzğarı geçerek
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek
Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçecek
Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçecek
Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek...
Ataol BEHRAMOĞLU
kabus_07
28-03-2008, 02:24:26 AM
Hep Kahır
Dur! Bırak kaynasın kahvenin suyu,
Bana istanbul'u anlat nasıldı?
Bana boğazı anlat nasıldı?
Haziran titreyişlerle kaçak yağmurlar ardı yıkanmış,
Kurunur muydu yine o yedi tepe
Ana şefkati gibi sıcak bir güneşle...
İnsanlar gülüyordu de
Trende,vapurda,otobüste,
Yalanda olsa hoşuma gidiyor,söyle.
Hep kahır,hep kahır,hep kahır
Bıktım be...
Dur! Bırak kalsın,açma televizyonu
Bana istanbul'u anlat nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp,
Köprüler,Sarayburnu,minareler ve halici öv
Diyiverdin mi bir merhaba,gizlice...
İnsanlar gülüyordu de
Trende,vapurda,otobüste,
Yalan da olsa hoşuma gidiyor,söyle.
Hep kahır,hep kahır,hep kahır
Bıktım be...
Dur! bırak,kımıldama,kal biraz öylece n'olur
Kokun İstanbul gibidir,gözlerin İstanbul gecesi.
Şimdi gel sarıl,sarıl bana kınalım
Gökkubbenin altında ordada beraber,
Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali,
Hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi.
İnsanlar gülüyordu de
Trende,vapurda,otobüste,
Yalanda olsa hoşuma gidiyor,söyle.
Hep kahır,hep kahır,hep kahır
Bıktım be...
Muhtar
er68
29-03-2008, 12:42:27 PM
Günaydınım
Şavkıması,sana doğru yolların
Sana doğru,denizlerin çağrısı
Çırıl çırıl ötelerde bir güzel
Günaydınım,nar çiçeğim,sevdiğim...
Çıkmaz sokaklarda bu minyatür kim?
Bu göğüs kim,ya bu gözler,bu saçlar?
Uzak bir özlemde ayak seslerin
Günaydınım,nar çiçeğim,sevdiğim...
Kırk odanın kırkında da kırk güzel
Kırk aynada çengi çengi bir güzel
Çağlar ötesinde bir avuç nota
Günaydınım,nar çiçeğim,sevdiğim....
Bu yıldızlar doğangünü çağrışır
Bu gündüzler gözlerini çağrışır
Ya kimlere verdin avuçlarını?
Günaydınım,nar çiçeğim,sevdiğim...
Vurdum tellerine seni,sazımın
Sende anahtarı,alın yazımın
Yağmur yağmur serpil,yalnızlığıma
Günaydınım,nar çiçeğim,sevdiğim...
Feyzi Halıcı
kabus_07
30-03-2008, 04:08:37 AM
..........
.....
.............
III
sevdadan bahsedelim istersen biraz
belki unutmuşsundur anlamazsın
suçlamıyorum seni
bir elinde Türkçe
bir elinde sevgi dünyanın anadili
sevmeyi bilirdin unutmuşsun
ya da en azından anlatmayı
hala özlüyor musun bilmem
horoz sesiyle uyanmayı ama
yumurta hükümlüdür
yumurtlaman mümkündür hala
yaşar
neslee
30-03-2008, 18:55:33 PM
Nasıl anlatılıyordu o duygu
Sözler tozpempeydi
Susmalar uçuk mavi
Nerde benim belleğim
Unutmuşum o en çok bildiğim sözü
Bu gece ellerim bile dilsiz
Konuştukça zehir yeşili
Sustukça zifirden karanlık
Nasıl anlatılıyordu o duygu
Sözler tozpempeydi
Susmalar uçuk mavi
Aziz Nesin
kabus_07
01-04-2008, 00:44:39 AM
AYAK ÜSTÜ YAŞANMIS AŞK HİKAYELERİ
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...
her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim
bir bakıştan, bir duruştan,
çağrışımın sonsuz hızından
unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda.
belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk edeceğim
daha otobüsün ilk basamağında.
kim bilebilir ki?
sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek
ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
otobüs camına bağrında bir ok ile
bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
bu da ötekiler gibi,
kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
yaşayıp gidecek..
şimdi hemen kalksam buradan
hemen çıksam uzun sokaklardan birine
kiminle karşılaşabilirim
kime vurulurum ölesiye, eve dönmeden
geceme kuzguni bir cehennem gibi eklenen
bir ölümcül sevda hangi köşe başında
keser yolumu
bir tenhaya ulak olan
o suret avı
bırakır mı yakamı
haracı ödenmeden
bırakır mı yakamı
bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
ak kağıda düşürülmüş
imzasını görmeden
bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden
hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk, her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden,
küskün omuzlu terk edilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ah, aşığı öldürmeden
bırakır mı yakamı kağıdın ölüm beyazı sureti
elle bilenmiş sözcükler,
yüreğime sokulan serüvenin hançer tadı
nabzımın atışına ayak uyduran vezninde
gece adımları şiirlerimin
bırakır mı yakamı yaşadıklarımı
dökmeden imgelerin giysilerine
hayatın maskelenmiş gerçekliğine
upuzun bir mesafeyle yeniden sokulmak için
yeniden ve yeniden.
Murathan Mungan
neslee
01-04-2008, 01:47:18 AM
...........
...........
..........
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
AHMET TELLİ
neslee
01-04-2008, 01:50:23 AM
Dar Dünya
Yüreğim gövdeme sığmıyor,
Gövdem odama.
Odam evime sığmıyor,
Evim dünyaya.
Dünyam evrene sığmıyor,
Patlayacağım.
Acımın acısından susmuşum,
Ki suskunluğum göklere sığmıyor.
Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım?
Gönül dar geliyor sevgime,
Kafam beynime,
Ah şakaklarım,
Çatlayacağım.
Anladım artık anladım,
Kimselere anlatamayacağım.
Aziz Nesin
neslee
01-04-2008, 22:02:54 PM
yırtık pırtık
besleme bir hikâyede
yanar döner düşünce
-buyrun gönlüme gidelim
orda bahar
ninemin saf gülüşü
melek emaneti rüyalar
ayağımızda ne pabuç
ne kırmızı
şarapsız sızdığımız
mutlu zamanlar
-hoş geldiniz
çocukluğunuz gelmedi mi?
yakaza aleme düştük
sırtımızda yakan top
büyürken gerçeğe
düştük değil mi?
sahici evlerin sıkıcı perdelerine
saklanan canavarları bulmak zor iş
yamacımızda gezinen cesaret kayıp
şimdi göğün yüzünde
binlercesi olsa
gözümüzde tektir kaymayan yıldız
-güle güle gidiniz
güneş de bitti
dünya dolusu insan ısıtamadık
bir köşede hâlâ üşüyor kibritçi kız
Esra Güzelipek
kabus_07
02-04-2008, 01:02:12 AM
AŞK ÖZETİ
zaman zaman anlardın
aşk özetini
zamanın içinde aşk olmasaydı
böyle yanmazdın
böyle serzenmezdin
aşk özetinde seni
seni
bulmazdım....
_________________________
....................
...........
...............
yaz basıydı gittiginde bir askın ilk gunlariydi daha
ask mıydı degil miydi? bunu o gunler kim bilebilirdi
''eylul'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen'' notunu buldum kapımda
altına saat 16:00 diye yazmısın, ve 16:04'tu buldugumda.
daha o gun anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
takvim tutmazlıgını
aramızda bir dusman gibi duran
zaman'ı
daha o gun anlamalıydım
benim sana erken ,senin bana gec kaldıgını
___________________________________________
istersen hiç başlamasın
Bu hikaye eksik kalsın
Onca yaraların ardından
Yeni bir aşk yaratamazsın
Örselenmiş bir çocukluk
İşte benim bütün hikayem
Kaç sevda geçse de yüreğimden
Bu yıkıntıları onaramazsın
İstersen hiç başlamasın
Geç kalmışız birbirimize
Yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize
İstersen hiç başlamasın
Söz verelim kendimize.
______________________________________
Artık burada oturmuyor bu şiiri yazan
Murathan Mungan
er68
02-04-2008, 14:07:17 PM
KILIÇ ARTIĞI POE-TİK-LER
I
Masallarımız aynı düşlerimiz bir
Aynı ateşin yaktığı ağıtlardan geliyoruz
Kentin en uzak köşeleri
Hüznün ele verecek seni
Öyle mahzun bakma çocuk
"Devletin ve milletin bekası" zedelenir
Orda aşka yardım ve yataklıktan
Sabıkalıdır şiir
II
Acı ata yadigârıdır
Bin yıllık bir tarihi var
Beni bana kırdırır
Kehribar bir tespih gibi
Çek çek bitmez
Kimi zaman yaşayıp yaşamamak
Birbirine eşittir
Orda zembereksiz bir saat
Kırık bir keman gibidir şiir
III
Hüznü bir bohça gibi vurup sırtına
Söyle hangi acısıydın viran evlerin
Kanlı bir mendil kaldı geride
Serin bir su yavru bir kuş gibiydi
Meçhulümüzdür nasıl bir ölüme gelin gittiği
O mendilin kokusunda
Kanın dördüncü halidir şiir
IV
Maskeler atılmış roller ve replikler
Derin bir uykuya dalmıştır
Bir şarkıda ağlarken
Bir çiçeği sularken
Onlarla konuşur görürsem seni
Demektir
Şiir yeni çığlıklara hazırlıyor kendini
V
Hepsi de yaralı bir cerenin resmidir
Açılırsa bir sayfası unutulmuş defterin
Orda herkes kendi payına düşen
Bir yangınla karşılaşacak
Ve görülecek
Kaç kadın ezilmiş ayak altında
O canavar evlerin
De ki
O defterin dipnotlarıdır düşünde düş görür şiir
VI
Piyasa şartları nedir
İstatistik yasaları ne söyler bilmem ama
Bir avuntu bulunur her zaman
Peşin fiyatına taksitle
Biraz etik estetik
Biraz kolesterol biraz turnusol
Vazife ulufe biraz felsefe
Bunca havar hiç rayting yapmıyor demek
Vatanperver bir münevver olarak
Sizin bu konuda bakışınız kaç amper
Belki de
Turnusolün sudaki rengidir şiir
VII
Daha yirmi dört saat
Hayati tehlikesi var diyor doktor
Durmadan morfin yapıyorlar
Kurtulsa da izi kalırmış
Yüreğini ezmiş aklının paletleri
Bir saatin tik-taklarıdır orda
Beşinci mevsimin adıdır şiir
VIII
Biz mi taşırız aşkları
Aşklar mı bizi
Şimdi hangi kentte
Yağdığını unuttuğum bir yağmur
Ertelenmiş bir aşkın saçlarını yıkıyor
O günden beri
Öznesi yaralıdır şiirin
IX
Orda yıldızlar daha parlaktır
Aynalar daha ayna
Yaşamaya başladığın an
Biraz daha koyulaşır ağaçların yeşili
Orası
Şiirin kendini göndere çektiği yerdir
X
Sensiz paslı bir çivi gibi duruyorum
Bir duvarın yüzünde
Ateşe ve rüzgâra dair bir dize kuşan
Bu geceyi teslim al
Bir selam uçur bana
Hâlâ bir sabah serinliği ise adresim
İnsana dair her çığlık
De ki şiirdir biraz
A. Hicri İZGÖREN
er68
03-04-2008, 19:47:58 PM
SİHİRLİ DEĞNEK
Bir sihirli değneğim olsa;
vurduğum yerde güller açılsa,
Uçan güller...
Bir sihirli değneğim olsa;
vursam bir nar ağacına,
narlar çatlasa kahkahadan...
Ve bebek yüzlü kızlar,
uzatsa başlarını
tane tane dallardan...
Onları ceplerime doldursam,
bir masal ömrü sürmek için
götürsem billûr sarayıma!
Ercüment Behzad LAV
er68
05-04-2008, 22:18:59 PM
TURKUAZ
Düşlerin mavi sağanağında bir gece
sordu cesur ve yılgın
bakışıyla bir kaçak:
Seni nasıl sevmeli?
İpeksen çıldırır yüzlerce tırtıl kıvrımı
suysan tutulmaz bir uçarı nem
gülüşsen tam ortasından parçalanan bir çelik
seni nasıl sevmeli?
Düşlerin mavi sağanağında bir gece
soluğun soluğu susturduğu Afganistan
Karanlık kayalarda saklı turkuaz
kuytu mağaralarda gizemli bir fısıltı
ateşi üfleyen dudak kadar kırılgan
her damla terin pusata dönüştüğü
dünyanın gözyaşı ve isyan.
Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykel
renk, ses ve tatlarla yıkılan idol
akılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısı
en ince ayrıntılarla yeniden yaratılan
çağdaş bin tanrı... bin tanrı daha.
Seni nasıl sevmeli..?
İnsanın insanı doğurduğu bir öğle vakti
- kil ya da kaburga kemiğinden değil -
mermer serinliğinden
bir ırmak akışından
kuşların ötüşünden
ışık selinden
insanın insanı doğurduğu...
Sordu cesur ve yılgın
bakışıyla bir kaçak:
Turkuaz nerden ulaşır çarşılara bilmeden
sorgulamadan geçitsizliği
seni nasıl sevmeli?
Düşlerin mavi sağanağında bir gece
anladım ne zaman düşürdüğümü
göğsünde ürküntüsüz tek denizi taşıyan
o güvercini.
Dağları da yitirdim
vitrinlerle kuşatılmış bir şehrin
salgınına kaptırıp kendimi.
Kimbilir kaç kadından birikmiş turkuaz
güneşin tutsak yanı
seni nasıl sevmeli..?
Zerrin TAŞPINAR
er68
06-04-2008, 17:42:14 PM
GENCÖLMEK
Ay mıdır kar mıdır pencerede
Boğulmuş çocukları martılara taşıyan
Kara köpek karşı kıyıda uluyor
Bence o çocuk öyle gülmemeli
Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları altına
Nisan toprağı kalbimde ağarıyor
Bence o çocuk öyle gülmemeli
Şimdi bir kadın çay demlese
Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır
Erken ölmüş, iyi giydirilmiş
Sular soğuyor ovada duran ince gölgesinde
Büyük ateşler, kuytu köyler gibi
Alınlarına vişne çiçekleri yağan
O kızlar, delikanlılar ve lohusalar
Oyulmuş bir bebektirler ıhlamurdan
Kestane mangalları, masallar, talikalar
Ölüm alışsın artık bize
Bir dans gibi bahçemize gelsin
Gelsin otursun ılık minderimize
Ben o çocuk öyle gülmemeli
Ay kar gibidir pencerede
Ergin GÜNÇE
kabus_07
08-04-2008, 01:43:56 AM
GELDİM İŞTE
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte
Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana
Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller
Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu
Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye
Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi
İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik
Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur
Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı
İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin
Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu
Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda
Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir
Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu
Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana
Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil
Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek bu
Ahmet Telli
swedenborg
10-04-2008, 13:42:49 PM
Evet inanırım deri değiştirmeye; çünkü acıya inanırım.
Katıya, sıvıya, gaza; üçün ardından dördün geleceğine.
Yaban arılarının varlığına, Leyla’nın ihanetine, mevsimi geldiğinde göç etmek gerektiğine, suyun tersine akmayacağına inanırım.
Evet inanırım çini ustalığına, zulmün kendini onarma gücüne, maddenin korunumuna, çürüyen elmanın kütür kütür elmalara gebe olduğuna.
Yaşamın bir şezlong gibi bakışımlı olmadığına inanırım,
suyun kaldırma gücüne, harlanmayan ateşin söneceğine, bülbülün güle asla kavuşamayacağına ve nilüfere.
Hiçbirinden vazgeçemesem de inanırın uranyumun, sülfürik asidin, arseniğin, nitrogliserinin, nikotinin, baz morfinin, alkolün ve aşkın zararlarına.
Siyah kadifeden gecelere inanırım umut sızdırmayan,
her aşktan sonra yaşanan şiddetli soğuk algınlığına inanırım ve hiçbir insanın güvenli bir yurt olmadığına.
Paranın alım gücüne de inanırım, devletin yıkma gücüne de; ben eskiden beri eşkıyaya inanırım.
Evet, inanırım ben’in ben’den başkası olmadığına,
ben’in ben olmadığına inandığım gibi.
Suça, sokağa, karanfile inanırım;
gri karanlığa iğne batırılamayacağına,
batırılırsa düzenin şarrr diye akıp gideceğine inanırım.
Baharda insanın tazelendiğine inanırım, yolların gizemine, suyun inandırıcılığına, ötelere, DNA’nın kutsallığına,
bir kadeh buzlu rakıya, intihara, şuna buna.
Ben en çok, insanın yazgısını, bakış açısını ve sınırını bir kadınların çizdiğine inanırım.
Ben tanık.
M.K.
kabus_07
12-04-2008, 03:20:57 AM
UZAK KADERLER İÇİN
Birgün, bir yağmurla garip garip
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
Alıp başımı gideceğim.
Asır yirminci asırdır, amenna
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
Uzaklar daha uzaklaşır
Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
Sımsıcak sevgilere muhtacım.
Bir gün alıp başımı gideceğim
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.
Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
Diyarı gurbette kanlı bir aşk
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
En uzak beyazlar,
En yakın ikindilerde, duygulu
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam
İçip içip ağlasam...
Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
Herkesin derdinden pay isterken.
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.
Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
Bir çift göz, bir davet, bir kalp
Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak
Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
Başımı alıp gideceğim.
Turgut UYAR
er68
12-04-2008, 11:59:56 AM
BİLİNMEYENE ŞARKI
Hangi denizin sularında yol alıyor gemi,
neresi bu güverteden seyrettiğim şehir?
Bakışlarımda dalgaların savruluşuyla çıkıp varacağım yer
neresi? Hangi kıyıda dinlendireceğim düşlerimi?
Başımı yaslayacağım diz kimin? Ya bu denizin
ve bütün yeryüzünün söylediği ninni?
Yalanmış bir ömür aradığım kıyısızlık
rüzgâr şişirdikçe yelkenleri içime dolan mavi
uzaklara baktıkça kabaran göğsüm
nefesimi besleyen özgürlük ateşi
Yenildim desem değil, solgun bir anıya dönse de
sularında yittiğim gülümseyiş
bir bilinmeze çevirse de dümeni kaptan
diyorum, sensin bekleyen beni
Mahzun DOĞAN
kabus_07
17-04-2008, 00:39:57 AM
Elif
uzun karanlık saçlarını
gece gibi serdi yastığıma;
dolunaydı sanki yüzü
karanlığın tam ortasında.
öptüm yeşil dudaklarını.
soluğum kınalandı.
işte böyledir benim bu
tekinsiz yalnızlığım;
kendine derinlikler edinir
bense batar çıkarım
bozbulanık bir tutkuyu.
elifim noktalandı.
Metin altıok
er68
22-04-2008, 01:46:33 AM
Özet Görüntüler
herkesin uzağında, o ışıksız evlerde
kapı altından giren soğuk gibisin,
birden bire basar gibi boşluğa
kar üstünde yürümek zordur, bilirsin
çünkü onun altında sevgili yatar
gecikmiş özürler, silinmiş patikalar.
dibe vuran şeylerin anlaşılmaz görkemi
annesiz girilmeyen yerlerin cazibesi,
herkesin korunduğu bu limonlukta
ey ölüm, ey yoksulların neşesi
ahşap bir dünyanın herhangi bir köşesinde
kim direnebilir bir bandonun ritmine.
bir incirkuşunun olanca titizliği
merhamete dönüşüyor her şeyi bağışlayan
kadınları düşünün geçimsiz kocaları
ne kalır geriye bir okul çıkışından
merakımı bağışlayan tertemiz bir türkü mü
yaz gibi şımartan, her öptüğünü.
eski fotoğrafların arka bahçelerinde
bir kamyon yanaşıyor bir çığlığın içine
umrumda değil artık tahlil sonuçları
tarlalar, bozkırlar, briket harmanları...
İbrahim Tenekeci
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.