PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 [33] 34 35 36 37 38 39 40 41 42

kabus_07
25-06-2007, 02:14:28 AM
farklı bir tadı vardır bu şiirin...
farklı olurum her okuduğumda
teşekkürler buket...

zazaozan
26-06-2007, 23:36:25 PM
yav süpermiş be hey koca nazım hey

selcu_k_urt
27-06-2007, 12:34:27 PM
Ya Nazım Hikmet işte başka söze ne hacet...

Closed
28-06-2007, 16:45:22 PM
Cem Karaca'nın yorumu kulaklarımda halen...

Ne varsa dünyada bir rüya demek
Biraz da hayatı boşvermek gerek
Her şeyin çaresi sevmektir sevmek
Hayat devam ediyor bak
En güzel şey mutlu olmak
Gideceğiz çırılçıplak
Hayat ne garip ooof
Hayat çok garip

Gün gelir yalnizlik korkusu cöker
Hayat film gibi "son" yazar, biter
Dert etme kendine, gülümse yeter
Hayat devam ediyor bak
En güzel şey mutlu olmak
Gideceğiz çırılçıplak
Hayat ne garip ooff
Hayat çok garip

Yalan olur bir gün yalan
Yaşadığın aşkın sevdan
Yaradandır baki kalan
Hayat ne garip offf
Hayat çok garip

filiz
30-06-2007, 13:06:00 PM
Ne varsa dünyada bir rüya demek
Biraz da hayatı boşvermek gerek

bunları yapmak çok zor olsada bazen yapmak gerekiyo:s

netgammon
30-06-2007, 16:46:02 PM
Serkan ne denebilir ki bu sözler için.Ruhu şad olsun Üstadın ;) Seninde ellerine sağlık hatırlattığın için. ;)

Ne demişler :

Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş :)

disbelief
30-06-2007, 21:07:36 PM
Hayat gerçekten de çok garip ...
Hatırlattığın için tşkler. ;)

er68
01-07-2007, 14:31:43 PM
PERİLER AŞKA UÇAR


ne güzel çarşaflar sererdin aşka
üstünde serin kanatların yelken açardı
bir gün kim bağırdıysa uyandık birbirimizden
-deniz bitti, boğuluyorum, camı açsana!

denizin üstünde uyku yasaklandığından beri
karadayım, boğulsam da kırpmıyorum gözlerimi
her zaman benim gözlerim değil uykusuz
görüyorum beni okşayan gözlerindeki geceyi

yakılacak öyle çok sır var ki bu ormanda
yine sen tutuştur, yine bir avuç suyun
uslandırsın deli çiçekleri ezen kötü sözleri
derim ki: - aşk varmış o perinin çırptığı her kanatta!






Haydar ERGÜLEN

er68
01-07-2007, 14:34:47 PM
MIRILDANDIĞIM ŞEYLERSİN


Senin Harflerin İçin

1.
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum
sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin
kapanınca harflerinin kapısı: Adın
şiirim!
Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin
adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış
harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın
cennetim!
Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli
ve haylaz suyundan öpsem küskün
bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin
cehennemim

2.
Mırıldan dur bana, senin üstüne harf
getirmem daha, ağız ağıza duruyor
harflerin: Sevmenin birinci hâli gibi
telaşlı duruyor da ben utanıyorum
üçü bakarken birini öpmeye senin!

3.
Harflerin aralanmış
sesliler sevişiyor
sessizlere bu cümlede
sıra gelmeyecek gibi

Harflerin yatışınca
belki duyarsın içinde
sessizlerin uykusuz
kaldığı o cümleyi

Aşkı seslendirirken
unuttuğun mırıltı
bizi sessizliğimizden
doğru bağışlar belki

4.
Bir ses sesini öpse
harflerin uykusuz kalır

5.
Dün sabah önünden geçtim
kağıt gibiydi harflerinin yüzü
araları açılmış olmalı
bütün gece sevişmekten

6.
Mırıldandığımız şeyler
kalmayınca aramızda
ağızda söz, gövdede ter,
bir aşk bunlarla biter

7.
Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!




Haydar ERGÜLEN

er68
01-07-2007, 14:38:22 PM
KARŞILIĞINI BULAMAMIŞ SORULAR İÇİN


serin rüzgârlar taşır
bir dostumun yüzünü yakan mevsim
incelmiş bir hayatın kederiyle
sessizce durur anıların yamacında
renginden su alan resim

odalara sığmazdık odalar dar
içinde gizli bir ses ölürken
dönenip durdu heves
dağlar dağlar

saatleri biz sustururduk
korkusuyla kendi sesimizin
yokederdik kardeşliğini
gündüzle gecenin

karardı baktıkça gözler
balkon derinliğindeki dağlara
heves yollara düştü
tedirginlik korkulara

yüzün gecikmiş bir mektupta
anlaşılır dürüst ve ıslak
yitirilmiş bir anıyla çıkageldi
güneyin ılık sokaklarından

-her ses bir renge yakışır
su kendi bildiğince akar
hiçbir şeye benzemez içimizdeki uçurum
ne kadar acemi harcı olsa da
ölümle karşılanmalı bazı sorular.


1979






Haydar ERGÜLEN

er68
01-07-2007, 14:42:08 PM
SİS



İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim :
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde


Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?





Haydar ERGÜLEN

er68
01-07-2007, 14:48:55 PM
UNUTULMUŞ BİR YAZ İÇİN


anımsa bizim unutulmuş bir yazımız vardı
kıyısından çocukların dokunarak geçtiği
yaz kirli denizlerin körfezine çekildi
biten o yaz mıydı düşün istersen
bir taşra melankolisine kaptır kendini
-şimdi anımsanması gereken birşeyler vardır
bir çığlık kadar sessizlik de anımsanır
hoyrat sevinçlerle sularında yüzülen
olağan duygularla yüreği örten
bir aştan geriye suskunluk kalır-

yazdan ne kaldı sana yazdan ne kaldı
birkaç dize ölü ozanların gezindiği
kimsesiz romanlara sığınan yürek ağrısı
denizle aranızda ortak dil gibi
usulca çoğalan yaz kederleri
-her zaman paylaşılan duygular vardır
yeri gelince ölümler de paylaşılır
bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri
benzemez beyaz evlerden mavi sulara
aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya-

yaz bitti mi diye sorma yaz çoktan bitti
yedeğinde karartılmış sevgiler taşıyarak
nasıl özlendiğine tutkunlar gibi şaşarak
korkarak geldiği yollardan geri dönmeye
sıradan geçen bir yazın yanına gitti
-bir aşkta sıradan yazlara da yer vardır
sıradan bir aşkın sözlüğü gittikçe daralır
artık ne fısıltı gibi ilk ürpertiler
ne geceyarısının büyülü güzelliği
ayrılıklar gelir kapımıza dayanır-

incelik gibi bu şiiri bıraktı yaz giderayak
bir ozan olsam bana sorulmaz derdim
sorulsa da o yazdan inceliğin hesabı
yazık ödenmemiş bir borç gibi karşımda
uçucu bir yazdan kalanların toplamı
-de ki o umutsuz duruşunun ardında
kendinden bile sakladığı yaraları
gün gelir onulmaz özlemler gibi
ıslıkla söylenen bir aşk türküsü olur
unutulmuş yazın kırgın yolcusu
sevdalı yüreğini kıyıya vurur.

1980






Haydar ERGÜLEN

manik
01-07-2007, 22:42:48 PM
Aski Mavi Verecek

Denizin mavisinde kayboluyorum
Mavide bir garip yolcu
Gecede bir saskin asik
Geceye yansiyan sevdamdir
Sevdadan gayri benden eser yok
Bagirabilsem
Dolduracagim geceyi sevdaya
Mavi cekilecek derinlere
Mavi tutacak aski elinden
Cikarip alacak gecenin koynundan
Bir haykirsam ozlemimi
Verecek mavi aski ellerime
Verecek kendinden bir parcasini
Oyle seviyorum seni
Oyle vermisim sevdana yuregimi

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:45:08 PM
Bebegim

Odamda cicek kokulari
Odamda bahar bahce
Bir bilsen bebegim
Nasil yayilir pembe renkten
Ipek tenden

Sevginin derin mavisi
Bir bilsen bebegim
Nasil dolar evime
Mavi bakistan
Tombul yanaktan

Gokyuzunun sevincli turkusu
Bir bilsen bebegim
Nasil yukselir maviliklere
Bir gulumsemenden
Tatli sesinden

Uykularimin cennet dusleri
Bir bilsen bebegim
Nasil dolar geceme
Tatli uykundan
Gun isigi kokundan

Yasamin butun guzelligi
Bir bilsen bebegim
Nasil cogalir avuclarimda
Neseli oyunlarindan
Masum ellerinden

Ve uykunda bebegim
Bir bilsen seyretmek seni
Dokunmak varligina
Ne buyuk ask
Ne buyuk sevgi

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:45:56 PM
Ben Eskiden de Severdim Seni

Ben eskiden de severdim seni
Ama dokunuslari esirgerdim duslerimden
Sevismeleri silerdim uykularimdan
Oylesine bir umarsizlikla
Severdim seni sevdigimi dusunmeden

Ben seni eskiden de severdim
Ama almazdim sozlerindeki sevgi isigini
Dokunurdum parmaklarimin ucuyla
Sonra sakli siirlerin satirlarina gomerdim
Bir baska sevdaya yazar gibi
Yazardim sana ask siirleri

Ben seni eskiden de severdim
Ama kadinim demek zor gelir
Ellerimin sicakligindan baska ne var verecegim
Kapatirdim avuclarimi simsiki
Yanardim avuclarimdaki senli sevdanin yanginiyla

Ben seni eskiden de severdim
Ama zamanin prangasinda mahkum hayallerimiz
Baska yollarin yolcusuyuz
Hep baska yerlere varacak olan
Saklardim sevdani adim izlerime
Yollara duserdi sevdanin kokusu
Her adimda seni yazardim
Yazdigimdan habersizim gibi

Ben seni eskiden de severdim
Ama bitecek bir ruya urkuturdu beni
Ya alisirsam sicakligina
Ya alisirsam sevdana
Ya alisirsam guzel gulusune
Ya alisirsam sevismelerine
Saklardim usulca sorgularimi
Kendimden habersiz korkularla
Gomerdim sevdani yuregimin en derinine

Simdi sevdam dilimin ucunda
Simdi arzum ellerimin sicakliginda
Simdi ozlemim siirimin satirlarinda
Simdi yanginim sana dokunusumda
Simdi kavusmam zamanin tuzaginda

Ve simdi yuregim sevdanin kanatlarinda
Simdi arzum senin ellerinde
Savuracagin yone durmus bakislarim
Seni bekliyorum...

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:46:56 PM
Bir Sayfada Iki Yurek

Lapa lapa kar yagar dagin yucesine
Silme beyaz olur dunya
Hic yesil olmamistir sanki
Bir tek fidan yesermemistir yucesinde bu dagin
Yalniz bir beyaz
Soguk bir beyaz
Yuregimin bos sayfasini bulurum bu beyazlikta
Nice asklar yasadim
Nice opuslerin tadini aldi bu dudaklar
Yurek sayfamda izi yok
Yuregim buz tutmus beyazliklar icinde
Bir bosluk buyutmusum yuregimin ortasinda
Sensizlikmis ismi boslugumun
Karin sogugu sensizlikmis
Beyazin yalnizligi yoklugunmus
Sensizlik herseymis boslugumu dolduran
Bir kipirti var ama yuregimde
Bir kardelen cicegi yeserir derinlerde
Neseli bir turku dilinde
Neseli bir turku ile yikar yalnizligini yuregimin
Bir kardelen cicegi yeserir gonul sayfamda
Yurek sayfama bir iz gelir
Elin dokunur
Bir hece cikar dudaklarindan
Seni seviyorumlari duyarim neseli bir turku ile
Ilktir gonul sayfama bir satir islenir
Ilktir bir izi kalir yasanan bir sevdanin
Bir kardelen cicegi dolar boslugumun icine
Ilktir sevinirim gonuldeki bosluga
Hecelerinden senin
Bir ask ilmik ilmik dokunur bosluguna yuregimin
Bir gonul sayfam var benim
Tek bir satir yazilmamis senden once
Ilktir gonul sayfam dolar bosluksuz
Biz`i kaziriz bos sayfaya
Bir ben yazarim sevdani
Bir sen yazarsin
Bir bosluk ikimizle dolar
Bir sayfa dolar askla
Askinla
Dudaklarinin muhru birlestirir yureklerimizi
Yureklerimiz bulusur gonul sayfasinda
Ilktir Biz deriz
Ilktir Biz`i yazariz gonul sayfasina
Kaybolurum ben bende
Verirsin sen kendini
Ben senle dolarim
Iki yurek bir sayfada yazilir
Biz`i yazar bir sayfa
Bir bosluk Biz`le dolar
Bizim sayfamizi biz yazariz deli bir sevdayla

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:48:11 PM
Cocuk

cok onceleri..
kucuk bir cocuk yasardi..
yaralarimin en delici derinliginde..
omuzlarinda aldanmisligin saskin yuku...
hayata bakardi anlamamazligiyla..

bir kucuk cocuk..
yaralari hala dinmemis..
gece yataginda annesinin kokusunu arayan..
sevilme ozleminin dinmeyen arayisinda

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:49:13 PM
Coksun Icimde

elime degdi varligin..
collerin kum taneleri gibi
coksun icimde..
sari sicak..
her dokunusun
sonsuz serab isiltisi
ne gun yetiyor varligini yasamama
ne gece
cogaltmak istiyorum seni
gunaydinimda
ayisigi degmis duslerimde
yatagima gidecegim simdi..
avuclarimda kalan son hatira..
yanaklarindan yuregime damlayan
bir damla gulumseme ile
sevisecegim
varliginin isigiyla…

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:53:18 PM
Derinliklerime Gel

Gel derinliklerime dal sevgili
Uzat ellerini
Dokunulmamislarima dokun
Gorulmemislerime degdir bakislarini

Ozlemlerime tutunacagin yerde
Yuregimi bulacaksin
Binbir sevda icinde seni bekleyen
Binbir isilti icinde ismini sayiklayan

Gel derinliklerime dal sevgili
Nefesinin degdigi her noktada
Bir bahar cicegine dokunayim
Teninden bahari tadayim

Gel derinliklerime dal sevgili
Anlamamazliklarima dokun
Doymamisligima dokun
Dokundugun her anda
Ben sevdaya dolayim
Sevdanin anlamlarina bogulayim
Doyayim sevmeye
Doyayim sevilmeye

Gel derinliklerime dal sevgili
Ruhuma dokun
Ruhuma dokundugun yerde
Ben yeniden sevdalanayim sana
Yeniden seviseyim hayallerinle

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 22:55:17 PM
Dudaklarin Degecek

dudaklarin degecek dudaklarima
biraz ask kalacak
biraz hasret
cokca sen

dudaklarin degecek dudaklarima
biraz bahar esecek
biraz yagmur yagacak
cokca sevdan

dudaklarin degecek dudaklarima
siirler dokulecek durmadan
siirlerin hatirina
dudaklarini emanet alacagim avuclarima
avuclarima her dokunusumda
dudaklarin dusecek aklima

dudaklarin dokunacak dudaklarima
gokkusagina elveda deyip
dudaklarinin renklerine dalacagim
dudaklarindan baska cennet yok deyip
bir sicak nefesinde yasayacagim

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 23:02:09 PM
Gidisinden Sonra

Gecenin derin koynu sarmalamis beni
Dusunmeleri kovmaya cabalamak nafile
Ne yapsam yalnizligim
Ne yapsam sensizlik
Ne yapsam gitmelerini koyamiyorum
Sigdiramiyorum hic bir gercege

Bir tarafim sevmeye devam ediyor seni
Bir yanim kirgin
Bir yanim mutlu seni sevmelerimde
Bir yanim gozyasi dokuyor yokluguna

Yine de karanligin ortasinda
Bir su damlasi gibi hayalin
Isigi yanaklarindaki gulumsemeden alan bir buyu
Ve ne varsa anlam adina
Sana ozlemlerimde can buluyor

Dunyama girisin
Tarihin yeni bir caga acilmasi gibiydi
Ve gidisin
Ah soyletme beni daha cok
Icimin acimasindan degil suskunlugum
Senden ayriligi hatirlamak en kotusu

Dingin bir huzun sarmalamis beni
Yarina uyanip seni sevemeyecegimi bilmek

Bak iste yanlis soyletiyor beni bu aci
Seni sevmekten hic vazgecmedim ki
Sabaha uyanip senin tarafindan sevilmeyecegimi bilmek
Ah bogabilsem dudaklarimdaki bu ayrilik kelimelerini

ben aski nedensizlikte aradim en cok
en cok yarinsizlikta yasadim renklerini
yine de gidisine nedenler bulmaya calisiyorum
aciyor icim aciyor tarifsiz

gidisinden onceleri
ve tatmamisken dudaklarinin sevda kokan tadini
en cok yalnizliginda tutkulu bir adamdim ben
arayislarinda arzulu
birliktesizliginde asik
ve en cok bir kadinin sevismelerinin orta yerinde
en derininde opuslerin gitmeye istekli

simdi yalnizligim soldurmus heyecanimi
gidecek bir yerim yok
ustelik ozleyebilecegim
ve hayal edebilecegim bir ten… bir ruh yok
ve isteklerim prangali kalislara

yeni bir soz kalmamis dilimde
yeni bir sehir, ya da yeni bir gulumseme
gonlumun seruven defteri rotasiz

ey gulumsemesinden evrenler yaratan kadin
dillenmemis tutkularim dolaniyor sende
saklamaya gerek yok
kacamiyorum mutsuzlugumdan

sen cok iyi bilirsin beni
en az yolu kostugum zamanlarda yurudum
en cok konustugum zamanlarda sustum
en cok dualarimda inancsizdim
en cok cesaretlerimde korkak

ve simdi en cok dinginligimde firtinali ruhum
ustelik hic bir yere varmiyor cumlelerim
ve geveliyorum cumle yiginlarini
anlatacak cok seyimin olmasindan degil
sadece sevgili
sadece mutsuzlugum var sozcuklerimde
sadece yoklugun

simdi senden isteyebilecegim tek bir sey kaldi
unutma yasananlari
sevismelerimizi.. geceye kutsal bir emanet gibi dokudugumuz
unutma sarilislarimizdaki huzuru
ve seni ne kadar cok sevdigimi

iste sirf bu yuzden unutma sevdamizi
kutsal bir emanet gibi tasi ruhunda
ben en cok unutuluslara agladim..
ayrilislara degil

bilsen sevgili..
hazan mevsimi de yaklasiyor..
yalnizligim aci bir hancer yarasi..
yaramda gidislerin degil..
ah gozlerinden silislerin kaniyor

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 23:03:33 PM
Icindeki Kucuk Cocuk Icin Gul

En cok misralarini almak isterdim
Misralarimin derinine
Gulen sozcuklerin dursun bir yerde
Huznunu almak isterdim avuclarima

Huznunden yola cikardim
Eklerdim biraz gulusunu
Biraz haykirisinin ardindaki sessizligi
Bir siir yazarim senin ustune

Oyle cok zor degil seni anlatmak
En cok insan diye haykirirdim
Yeterdi gizlediklerini resmetmeye

En cok huzun rengi dusuyor fircadan
Sahi neden sen aklima dusunce
En cok huzun dusuyor misralarima

Sahi kac yasina bastin bugunlerde
Hala o kucuk cocuk musun
Yoksa huznun kollarindaki o dev kadin mi

Sen yine de gel dinle beni
Gulumsemeye devam et
Bugun dogumgunun ya
Sen gel bu defa dogumgunun icin degil
Bu defa huznu unutturmak icin degil
Bu defa maskelemek icin degil
O guzel yuzunu
Ilk defa o dev kadinin
Icinde yasattigi kucuk cocuk icin gul

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 23:05:19 PM
Kokun Yesil Mavi

bunca uzakligin icinde
oyle yakinimki sana
anliyorum sevdaya uzaklik engel degil
anliyorum hasrette de buyuyor sevda

odamda mum isigi var sadece
tipki senin sevdigin gibi
senin sevdigin sarkilari dinliyorum
notalarin buyusune sariliyorum
tipki sana sarilir gibi

bak yine sirtim agiriyor
ne zaman uzakligin basa bela olsa
once sirtima iner yoklugun
dokunuslarinin merhemine uzanir anislarim

soframda dokunmadigim yemegim var
hasretinde hic bir sey istemiyor canim
seni dusunmelerin cennetinde gezininiyorum
seni ne ozlemekten yoruldum
ne de beklemekten

ah odamda bir senin sesin olsa
bir senin sicakligin olsa
bir senin gulusun olsa
gozumde yok ne gun dogumu
ne baharin cocuk sesleri

kokun yesil mavi kadin
seni her anista
baska bir bahar iner yuregime
gokyuzu yagmur tanelerine sarinir
iner sabah ciyinde tenime…

Kokun yesil mavi sevgili
Tadin ask mujdesinde kadin
teninde gezintilerim urpertileri dogumun..
sesinin titresimlerinde yolculuklarim bilinmedik cennetlere..
ah kadin sondurme atesini teninin..
tenin cennetin cehenneme goz kirptigi an..
tenin donulmeyen yolculuklarin son barinagi..
tenin O anin en guzel hikayesi

kokun yesil mavi kadin
odama biraktigin her izde
bir orman yesirir
gun atar lacivert bir mavilikte

ah kadin tadin ask sevincinde
dudak izlerinin emanetinde
tenimde nehirler akar
apak pinarlar dogar

kokun yesil mavi
tadin askin en guzel tadi
sevdan hissedislerin en varliklisi
ben senin sevdana kaderli dogmusum
sukur ediyorum durmadan
dualar dusuyor yastigima her gece
seviyorum seni guzel kadin

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 23:06:00 PM
Mavi Ruh

Ben en cok
Kadin ruhunu sevdim
Dusunmeden sevdim
Ne zaman usudum
Ne zaman acikti yuregim
Dalip bir sevdanin icine
Dokundum sicacik sevdaya
Dokundum o mavi ruha
Giden olmadim hic bir zaman
Donup bakmak ardima
Suclu cocuklar gibi
Gucume gider
Yitirilenin koynunda ismimi gormek
Avuclarimda kalan bu iz ne
Sicak bir koku
Saran bir huzur
Anlarim anilarin yureginde
Bir sevdigimin ruhuna dokunmus avuclarim
Kapatarim simsiki
Kapatirim kaybetmeye korkak

Gassan Satar

manik
01-07-2007, 23:06:50 PM
Sana Sarilmak Istiyorum

Bugun sana sevdami bir baska anlatmak istiyorum.
Bugun arzumu gomup hasretinin derinlerine
sana sarilmak istiyorum sadece
Sevismeleri saklayip ozleminin tenine
saclarini oksamak istiyorum usulca

Bu gece saklayalim kendimizi ayisigindan,
saklayalim gecenin seslerinden
Bugun yastigimizdaki arzu iniltilerini
saklayip yildizlarin isiltisinda
sohbet eder gibi uyuyalim koyun koyuna.

Sevdanin coskunlugunda
ben sevincli bir deliyim.
Bugun unutup ask siirlerini
cocuk sarkilari yazalim seninle

Sahi gulumser misin
cocuk isiltisini dogurdugun o gul yapragi yanaklarinla,
gulumser misin
her notasi sevinc olan sarkiya filiz olup

Bugun ellerimiz icimizdeki cocuga dokunsun biraz da,
ozledim sefkatin sicak ellerini sacimin kivrimlarinda…

Haydi kalk eski zaman oyunlari oynayalim biraz.
Eski oyun tadinda sevdalanalim biraz da.
Her korebe oyununda seni bulmanin sevinciyle
birak sevda yasayayim
Bugun iki kucuk cocuk olalim seninle
Kendi sevincimizden hic kimsenin masalina benzemeyen
belki her cocugun sevinci gibi olan
ama sadece bizi anlatan masallar yaratalim

Bir turlu beceremedigimiz
ama istahla yiyecegimiz yemekler yapalim seninle.
Soframizda cocuk guluslerimiz katik olsun sevdamiza
bir de senin isiltili gozlerin

Hikayeler anlatalim birbirimize
Korkalim korkunc canavar tasvirlerinde.
Korkumuzu sarilislarimizda dindirip
gulelim kendi yarattigimiz fotograflardan korkusumuza
Her korkudan gulumsemeler yaratmak olsun oyunlarimiz

Hic gerceklesmeyecegini bildigin
Ama umutlandigin duslerini anlat
Yalanciktan avuclarimda o duslerin diyeyim
Sen inanmis gibi
Simsiki saril boynuma sevincle
Boynuma sarilisinda butun ozlediklerini yasayarak
Yasatarak butun ozledigim sicakliklari

Gassan Satar

steel5
03-07-2007, 17:11:24 PM
Yalan olur bir gün yalan
Yaşadığın aşkın sevdan
Yaradandır baki kalan
Hayat ne garip offf
Hayat çok garip


yalan dünyada oyunlar içersindeyiz tşk.

ozgury1905
03-07-2007, 20:52:04 PM
Muhteşem..
Daha ne diyebilirim ki ?
Emeğine sağlık büyük ustanın..
Nur içinde yatsın..

manik
03-07-2007, 21:37:08 PM
Yuzunu Saklayan Kadin

kadin kitlemisti yuregini..
aska kuskunlugunden degil..
icindeki tutkunun solgunlugundan degil..
umutsuz bekleyislerinin bitirdigi zamanlar yuzunden..
gelenin yuregine dokunamayisindan..
yuregine dokunacak olanin yoklugundan

bakti kizil… mor ufka..
gecenin yalnizligi kadini anlatiyordu..
kadin da gecenin karanligini..
birbirini tamamlayan iki unsurdu..

gece usulca kepenklerini indiriyordu..
gun isigi ha dustu ha dusecekti kadinin beklentisizligine..
yuregindeki kocaman boslukla..
uykusuzlugu gozlerinden okunan kadin..

iste gun doguyordu..
kadin gercek yuzunu gomdu geceye..
yatagina. yastigina.. carsafina.
gune kendi olmayan
o baska kadinla baslayacakti yine

Gassan Satar

manik
03-07-2007, 21:38:58 PM
Zor Uyumak

Uykun mu geldi kadinim
Oysa zor uykulara bogmak yastigimizi
Zor teninin kokusu sarmisken odamizi
Zor sevismelerini birakip
Dalmak uykulara
Gece sevincli bir uykusuzluga pusuda
Bu gece de haram biz uykular…

Gassan Satar

manik
03-07-2007, 21:40:52 PM
Geri ver!

Sevgili,

Senden hiç / bir / şey,

İstemiyorum! ...

Dudaklarındaki tadımı,

Geri ver yeter!

Nisan Serap Muratoğlu

manik
03-07-2007, 21:41:37 PM
Yıkadım, evimin tüllerini
Saklayabilirsiniz, temiz
Yüzlerinizi

Sokaklara kaçıyorum, şehirlere
Daha ileri daha
Belki yukarı
Gök sınırına

Rüzgaaaaar!
Nefesimin doruklarından çekil!

Aşağı, tamam…

Daha aşağı
Çekin beni
Daha aşağı
Çekin
Köklerinize!

Tamam…

Rahmimde döllenen
Yusufçuk aşkına

Güneşin teninden
Suların koynuna

Mil çekilen gözlerin kıyısında
Yarını emziriyor
Bu memeler

De
Görmezler
Kara tenlim, al saçlım
Çekik gözlüm
Duman yüzlüm
Karanfil sözlüm
Görmezler!

Yaratan aşkına
Yusufçuk


Tamam…

Kıştan kaçan kuşlar
İntihara hazır ağaçlarla
Gittiğim acılar
Geldiğim memleket kadar

Yaralı türküye konan
Sesimden sarılın
Umut ağda balık
Bırakın

Bırakın

İlk sabahında
Vuruldu yusufçuk

Geceyi
Mavi örtün üzerine

Ayaza sürdüm yüzümü

Karanfil kokulu
El verin bana

Nisan Serap Muratoğlu

manik
03-07-2007, 21:44:47 PM
.../Aşk Zor Şey! ..

Eskitmemeli şiirleri, düşleri
.../aşk zorşey! ..

Çatılardan aşmalı, bacalarda tütmeli
Sözler umursuz dilenci...

Al yeleli atlarla koşmalı
Hazanda gam çiçeği soldurmalı...

Sonra, sonra,

b
o
ş
l
u
ğ
a

Bilinci, kanadı kırık kuşa devretmeli
Kan delirmeli, uçkur çözülmeli

Haykırmalı dar açılarda
Seviyorum...! Seviyorum!

Sonra, sonra

y
.a
...n
....ç
......i
.......z
........m
...........e
.............l
..............i

velhasıl / aşk zorşey!

Nisan Serap Muratoğlu

manik
03-07-2007, 21:45:53 PM
.../Çalkantı

/Kovdum kendimi kendimden!

Kısır döngülerde dövünürken
Çirkin bir adam geziyordu tenimde

Çakal ulumaları basıyordu geceyi
Kurşun yanıyordu yüreğimde

Kırağ düşüydü toprak
Sinsice sızıyordu kanım

Ölüm kokusu sarsıyordu gülleri
Bir fidanı kopardım kökünden

Uçmazdı artık kuşlar
Haindim isyanıma yenik

Sarsak akşamüstleri ağlardı tilkiler
Hayasız gece düşlerine
Tutsak olurdu yıldızlar

Kançiçekleri tomurcuklandı canımda
Kirpiklerime turnalar kondu

Yarama örtündü toprak
Kandım kana kana kanamadım

Parasını ben vermiştim oysa kurşunun
Hain, hayasız, vefasızdım yaşama

Yüzsüzlüğümü aldım koltukaltıma
Döndüm kendime

Yorgundum yeniden açmazlara konduğumda
Her adımda gözüm takılı kaldı yarında

İnadına içimde saklıyken yaşam tutkusu
Gidemem! Ölemem...!

Başarısızdır benim intiharım!

Nisan Serap Muratoğlu

manik
05-07-2007, 03:31:55 AM
Acı

Ve bir kadin, 'Bize acidan bahset' dedi.

Ve o cevap verdi:

'Aciniz, anlayisinizi saklayan kabugun kirilisidir.

Nasil bir meyvenin çekirdegi, kalbi Günes'i görebilsin diye
kabugunu kirmak zorundaysa, siz de aciyi bilmelisiniz.

Ve eger kalbinizi, yasaminizin günlük mucizelerini
hayranlikla izlemek üzere açarsaniz, acinizin, nesenizden
hiç de daha az harikulade olmadigini göreceksiniz;

Ve kirlarinizin üstünden mevsimlerin geçisini kabul ettiginiz gibi,
ayni dogallikla, kalbinizin mevsimlerini de onayliyacaksiniz.

Ve kederinizin kisini da, pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.

Acilarinizin çogu sizin tarafindan seçilmistir.

Aciniz, aslinda içinizdeki doktorun, hasta yaninizi
iyilestirmek için sundugu 'aci' ilaçtir.

Doktorunuza güvenin ve verdigi ilaci sessizce ve sakince için;

Çünkü size sert ve hasin de gelse, onun elleri
'Görülmeyen'in sefkatli elleri tarafindan yönlendirilir.

Ve size ilaci sundugu kadeh dudaklarinizi yaksa da,
O'nun kutsal gözyaslariyla islanmis kilden yapilmistir.'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:32:37 AM
Arkadaşlık

Ve bir genç, şöyle dedi: 'Bize arkadaşlıktan bahset.'

Ve o cevap verdi:

'Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir.
O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.

O sizin sofranız ve ocak başınızdır.
Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda,
ne 'hayır' demek zor gelir, ne de 'evet' demekten çekinirsiniz.

Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir.
Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca, tüm düşünceler, tüm arzular
ve beklentiler, gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.

Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız;
Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda
daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın,
dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi...

Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik
kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin.

Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde
olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır
ve sadece yararsız olan yakalanır.

Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun.
Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse,
meddini de bilmesine izin verin.

Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş
aramanızın anlamı olabilir mı?
Onu, zamanı yaşatmak için arayın.

Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir,
boşluğunuzu doldurmak için değil.

Ve arkadaşlığın hoşluğunda,
kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun.
Çünkü küçük şeylerin şebneminde,
yürek sabahını bulur ve tazelenir.'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:33:30 AM
Beraberlik

Sonra Almitra tekrar konustu: 'Peki ya beraberlik? '

Ve o cevap verdi:

'Siz beraber dogdunuz ve hep öyle kalacaksiniz.
Ölümün beyaz kanatlari, sizin günlerinizi
dagittiginda da beraber olacaksiniz.

Siz Tanri'nin sessiz belleginde bile beraber olacaksiniz.

Fakat birlikteliginizde belli bosluklar birakin.

Ve izin verin, cennetlerin rüzgarlari aranizda dans edebilsin...

Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bag olmasin,
Daha ziyade, ruhlarinizin sahilleri arasinda
hareket eden bir deniz gibi olsun.

Birbirlerinizin bardaklarini doldurun;
ancak ayni bardaktan içmeyin...
Ekmeklerinizi paylasin; ama
birbirinizinkini yemeyin...

Beraberce sarki söyleyin, dans edin, cosun;
fakat birbirinizin yalnizligina izin verin;
Tipki bir lavtanin tellerinin ayri ayri olup,
yine de ayni müzikle titresmeyi bilmeleri gibi...

Birbirinize kalbinizi verin; ama digerinin saklamasi için degil;
Çünkü yalnizca Hayat'in eli, sizin kalplerinizi kavriyabilir...

Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakin degil,
Çünkü bir mabedin ayaklari arasinda mesafe olmalidir;
Ve mese agaciyla, selvi agaci,
birbirinin gölgesi altinda büyüyemez.'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:34:51 AM
Düşünceler

Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,
kumla köpüğün arasında.
Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,
rüzgar köpüğü önüne katacak,
ama denizle kıyı daima kalacak.


Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.

Anımsamak bir tür buluşmadır.
Unutmak ise bir tür özgürlük.

Yüreğimdeki mühür
kalbim kırılmadan çözülebilir mi?

Sevgililer birbirlerinden çok
aralarındakini kucaklarlar.

Arkadaşlık her zaman için
tatlı bir sorumluluktur,
asla bir fırsat değil.

Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
İşte böyle bir anda
ya güneş altında çıplak danset,
ya da çarmıhını taşı.

İnsanlık, sonsuzluğun dışından
sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.

Şafağa ancak
gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.

Gariptir ki,
kimi zevklerin tutkusudur,
acılarımızın bir kısmını oluşturan.

Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,
yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.

Cennet orada,
şu kapının ardında,
hemen yandaki odada;
ama ben anahtarı kaybettim.
Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.

Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,
toprak üzerinde uyuyanlarınkinden
daha güzel olmadığı gerçeğinde,
yaşamın adaletine olan inancımı
yitirmem mümkün mü?

Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.

Karşındakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.

Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.

Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,
sessiz erdemlerimi eleştirmeye
başladığında doğdu.

Bir gerçek her zaman bilinmek,
ama ara sıra söylenmek içindir.

İçimizdeki gerçek olan sessiz,
edinilmiş olan ise gevezedir.

İçimdeki yaşamın sesi,
senin içindeki yaşamın
kulağına ulaşamaz.
Yine de kendimizi yalnız
hissetmemek için konuşalım.

Sözcüklerin dalgası
hep üstümüzde olsa da,
derinliklerimiz daima dinginliğini korur.

Yaşam kalbini okuyacak
bir şarkıcı bulamazsa,
aklını konusacak
bir filozof yaratır.

Zihnimiz bir süngerdir,
yüreğimizse bir nehir.
Çoğumuzun akmak yerine,
sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!

Eger kış,
'Baharı yüreğimde saklıyorum'
deseydi, ona kim inanırdı?

Her tohum bir özlemdir.


Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.
Arkasındaki gerçeği görürsün,
ama cam seni gerçekten ayırır.

Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
ardına gizlenirsen,
seni bulmaya çalışmak
bir işe yaramaz.

Neşeli yüreklerle birlikte
neşeli şarkılar söyleyen
kederli bir kalp ne kadar yücedir.

Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,
durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.

Hayır, boşuna yaşamadık biz!
Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?

Özel ve ayrımcı olmayalım.
Unutmayalım ki, şairin aklı da,
akrebin kuyruğu da gururla
aynı yeryüzünden yükselir.

Evim der ki, 'Beni bırakma,
çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.'
Yolum der ki, ' Gel ve beni izle,
çünkü ben senin geleceğinim.'
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
'Benim ne geçmişim,
ne de geleceğim var.
Eğer kalırsam,
kalışımda bir ayrılış vardır;
gidersem,
ayrılışımda bir kalış.

Yalnızca sevgi ve ölüm
her şeyi değiştirebilir.'

Daha dün, yaşam küresi içinde
uyumsuzca titreşen bir kırıntı
olduğumu düşünürdüm.
Şimdi biliyorum ki,
ben kürenin ta kendisiyim,
ve uyumlu kırıntılar halinde
tüm yaşam içimde devinmekte.

Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,
ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,
işte o zaman büyüyen her şeyle
beraber büyüyecek ve
üst benliğine uzanacaksın.

Ağaçlar yeryüzünün
gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
Ama biz onları devirir ve
boşluğumuzu kaydedebilmek için
kağıda dönüştürürüz.

Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,
çölün ortasında tek başına olsan bile
bir dinleyicin olacaktır.

Esin daima şarkı söyler;
asla açıklamaya çalışmaz.

En büyük sarkıcı,
sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.

Eğer ağzın yemekle doluysa
nasıl şarkı söyleyebilirsin?
Ve eğer elin altınla yüklüyse,
şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?

Sözler zamansızdır.
Onları zamansızlıklarını bilerek
söylemeli ya da yazmalısın.

Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
O, kanayan bir yaradan
veya gülümseyen bir ağızdan
yükselen bir şarkıdır..



Kum ve Köpük - 1926

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:35:54 AM
Eğitim

Sonra bir ögretmen, 'Bize egitimden bahset.' dedi.

Ve o cevap verdi:

'Hiç kimse size, içinizdeki bilginin safaginda halen
yari uykuda olandan bir zerre fazlasini açiklayamaz.

Takipçileri arasinda mabedin gölgesinde
yürüyen bir ögretmen, size bilgeligini degil
sadece inancini ve sevgisini verebilir.

Eger gerçek bir bilgeyse,
bilgeliginin evine davet etmek yerine,
sizi kendi aklinizin esigine dogru yönlendirir.

Bir astronomi bilgini,
size uzayla ilgili anlayisindan bahsedebilir
ama anlayisini size veremez.

Bir müzisyen her yerde var olan ritimlerle
bir sarki söyleyebilir; ancak ne ritmi yakalayan kulagi,
ne de onu ekolayan sesi size sunabilir.

Ve semboller ilminde usta biri,
size simgesel alanlardan söz eder,
ama sizi oralara tasiyamaz.

Çünkü bir kisinin sahip oldugu ilham,
kanatlarini baska birine ödünç veremez.

Ve nasil herbiriniz Tanri'nin bilgisinde özgün
bir yere sahipseniz, sizin de Tanri'yi kayrayisiniz
ve dünyayi anlayisiniz tek basiniza ve size özel olacaktir.'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:36:44 AM
Haz

Sehri yilda bir ziyaret eden bir münzevi
söyle dedi: 'Bize hazdan bahset.'

O, konusmaya basladi:

'Haz bir özgürlük sarkisidir,
Ama özgürlük degil...

Haz, arzularin tomurcugudur,
Ama meyvesi degil...

Yükselisi çagiran bir derinliktir,
Ama ne derin, ne de yüksek olandir...

Kafestekinin kanatlanisidir,
Mekanla sinirlanmis degildir...

Haz, aslinda bir özgürlük sarkisidir...

Bu sarkiyi tüm kalbinizle söyleyin,
Ama sarkida kalbinizi yitirmeden...

Gençligin büyük bölümü hazzi arar,
sanki haz hersey gibi; ama yargilanir
ve azarlanirlar.

Ben onlari ne yargilar, ne azarlarim. Birakin arasinlar...
Çünkü onlar arayislarindayalnizca hazzi bulmayacaklar.
Hazzin yedi kizkardesi vardir ve en küçükleri
bile hazdan daha muhtesemdir.

Bitki kökleri için topragi kazarken hazine bulan
adamin hikayesini duymadiniz mi?

Aranizda daha olgun olan bazilari geçmiste yasadiklari hazlari,
sarhosken islenen yanlislar misali, pismanlikla hatirlar.
Fakat pismanlik aklin bulutlandirilmasidir, uslandirilmasi degil.

Onlar hazlarini minnetle anmalidirlar, bir yazin sonundaki hasat gibi.

Yine de onlari unutmak rahatlatiyorsa, birakin rahat kalsinlar.

Arayanlar kadar genç, hatirlayanlar kadar yasli
olmayanlar ise, ruhun gereklerini ihmal etmek veya
kabahat islemek korkusuyla hazdan sakinirlar.

Fakat onlari da yönlendiren hazdir;
bitki kökleri için topragi titreyen ellerle
kazsalar bile onlar da hazineyi bulurlar.

Söyleyin bana, onlar kim ki ruhu gücendirsinler?
Bülbül gecenin sessizligini veya ates böcegi
yildizlari gücendirebilir mi?

Ve sizin atesiniz veya dumaniniz rüzgara yük olur mu?

Nasil olur da ruhu, bir çomakla karistirabileceginiz
sakin bir havuz gibi algilayabilirsiniz?

Çogunlukla, hazzi reddettiginizde asil yaptiginiz,
varliginizin gizli yerlerinde arzuyu depolamak olacaktir.

Bugün ihmal edilenin yarini beklemedigini kim bilebilir?

Ve bedeniniz, ruhunuzun müzik aletidir.
Ve güzel müzik veya anlasilmaz
sesler çikarmak size kalmistir.

Simdi kalbinize sorun:
'Bizim için iyi olan hazla zararli hazzi nasil ayirabiliriz? '

Kirlara, bahçelere çikin; ögreneceksiniz ki çiçeklerden
bal toplamak arinin hazzidir; balini sunmak ise çiçegin...

Çünkü ariya göre çiçek yasamin kaynagidir.
Ve çiçek için ari sevginin ulagidir.

Ve ikisi için ise, hazzin verilmesi ve alinmasi
bir gereksinim ve bir vecddir...

Hazlarinizda arilar ve çiçekler gibi olun...'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:37:35 AM
Haz ve Izdirap

Sonra bir kadin konustu:
'Bize haz ve istiraptan bahset.'

Ve o cevap verdi:

'Hazziniz, istirabinizin maskesiz halidir.
Ve kahkahanizin yükseldigi ayni kuyu,
sik sik gözyaslarinizla dolar.

Baska türlü olabilmesi mümkün müdür?
Istirabin içinize kazidigi alan ne kadar
derin olursa, o denli çok hazzi içerebilir.

Ve sarabinizi tasiyanla, çömlekçinin firininda
yanan ayni kadeh degil midir?

Ve sesi ruhunuzu oksayan lavta, daha önce
biçaklarla oyulan tahtayla bir degil midir?

Kendinizi neseli hissettiginizde
kalbinizin derinliklerine inin.

Farkedeceksiniz ki, size bu sevinci veren,
daha önce üzülmenize neden olmustu.

Üzgün oldugunuzde, tekrar kalbinize dönün.
Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan
bir sey için agliyorsunuz.

Bazilariniz, 'Haz, istiraptan daha anlamlidir' der;
digerleri ise, 'Hayir, istirap daha anlamlidir'.

Bense, ikisi birbirinden ayrilamaz, diyorum.

Onlar beraber gelirler.
Ve siz, bir tanesiyle masanizda otururken,
unutmayin ki, digeri de yataginizda uyuyordur.

Gerçekte siz, hazzinizla istirabiniz
arasinda bir terazi konumundasiniz.
Sadece bos oldugunuzda, hareketsiz
ve dengede kalabilirsiniz.

Bir hazine avcisi, altin ve gümüsünü tartmak için
sizi kullandiginda, haz ve istirap kefeleriniz,
ister istemez, yükselip alçalacaktir.'

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:38:21 AM
İyilik ve Kötülük

Ve şehrin yaşlılarından biri, 'Bize iyilik ve kötülükten bahset.' dedi.

Ve o cevap verdi:

'Yalnızca içinizdeki iyilikten bahsedebilirim, kötülükten değil.
Çünkü kötülük, kendi açlık ve susuzluğu içinde
azap çeken iyilikten başka ne olabilir ki?

Gerçekten de iyilik, acıktığında en karanlık mağaralarda bile
yiyecek arar ve susadığında kirli, durgun sulardan bile içer.

Siz, kendinizle bir olduğunuzda iyisiniz; bununla birlikte,
kendinizle bir olmadığınızda, kötü değilsiniz.

Çünkü parçalanmış bir aile eşkiyaların ini değildir;
sadece parçalanmış bir ailedir.

Ve dümensiz bir gemi, tehlikeli adalar arasında
amaçsızca dolaşır durur, ama dibe batmaz.

Siz, kendinizden bir şeyler vermeye çabaladığınızda iyisiniz;
Kendiniz için bir kazanç sağlamaya çalıştığınızda ise,
kötü değilsiniz.

Çünkü, bir şey kazanmak için uğraştığınızda, toprağa tutunan
ve onun göğsünde beslenen bir kök gibisiniz.

Doğaldır ki, meyve köke 'Benim gibi, olgun, dolgun ve bol bol veren ol..' demez.
Çünkü, almak nasıl kök için bir ihtiyaçsa,
meyve için de vermek bir gereksinimdir.

Konuşurken tamamen uyanıksanız, iyisiniz.
Ama, diliniz anlamsızca kekelerken uyukluyorsanız,
kötü değilsiniz;
Ve sürçen bir konuşma bile, zayıf bir dili güçlendirebilir.

Amacınıza doğru sağlam ve cesur adımlarla ilerlediğinizde iyisiniz;
Fakat oraya topallıyarak gittiğinizde de, kötü değilsiniz.
Çünkü topallayanlarınız bile geri gitmez.

Fakat güçlü ve hızlı olanlarınız, incelik gösterin
ve topal birinin yanında asla topalllamayın.

Siz, sayısız konuda iyisiniz ve
iyi olmadığınızda ise, kötü değilsiniz.
Sadece oyalanıyor ve tembellik ediyorsunuz.

Ne yazık ki, geyikler kaplumbağalara çevikliği öğretemiyor.

İyiliğinizin, üstün beninize duyduğunuz özlemde saklı
ve bu özlem herbirinizde mevcut.

Ancak bazılarınızda bu özlem, yamaçların gizemini
ve ormanın ezgilerini taşıyarak, büyük bir güçle
denize doğru akan bir sel gibidir.

Ve diğerlerinde ise, dönemeçlerle ve kavislerle yolunu kaybeden,
kıyıya ulaşmadan önce oyalanıp duran durgun bir ırmağa benzer.

Yine de özlemi fazla olanın, az olana 'Neden bu kadar yavaşsın,
neden duraklıyorsun? ' demesine izin vermeyin.

Çünkü gerçekten iyi olan, ne çıplak birine, `Neden elbisen yok? '
diye sorar, ne de evsiz olana 'Evine ne oldu? ' der.'




Ermiş - 1923

Halil Cibran

manik
05-07-2007, 03:46:53 AM
Ailelerdeki Melankoli

İçindeki bir kulak ve bir resimle
saklıyorum mavi bir şişeyi:
gece mecbur ettiğinde baykuşun tüyünü,
kısık sesli kiraz ağacı yolduğunda kendi dudaklarını
ve deniz esintisi çoklukla
delik deşik ettiği kabuklarla tehdit ettiğinde,
bilirim bulunur batmış büyük yayılmalar,
külçelerce kuvars,
balçık,
mavi sular bir vuruşa,
onca sessizlikten, yenilgiden ve kâfur ağacından,
kaybolmuş eşyalardan, madalyalardan,
okşayışlardan, paraşütlerden, öpüşlerden
çok sayıda damarlar.

Tek bir günün adımları var yalnızca öbürüne doğru,
yalnız bir şişe denizlerde yolcu,
ve güllerin vardığı bir yemek odası,
bir yemek odası, terk edilmiş
bir diken gibi: konuşuyorum
ezilmiş bir kadeh hakkında, bir perde hakkında,
taşları sökerek akan bir ırmağın çağladığı
ıssız bir odada bulunan derinlik hakkında, bu bir evdir
yağmurun temelleri üzerinde duran,
olmazsa olmaz pencereleriyle ve kayıtsız şartsız sadık
yaban şarabıyla iki katlı bir ev.

Gidiyorum akşamlar boyunca, ve dönüyorum eve
kirle ve ölümle dopdolu,
getirerek beraberimde toprağı ve köklerini
ve cesedin buğdayla, metallerle, devrilmiş fillerle
birlikte uyuduğu toprağın sınırsız karnını.

Fakat her şeyden önce korku dolu,
korku dolu ve ıssız bir yemek odası var
kırılmış yağdanlıklarıyla
ve akıyor sirke masaların altından,
ve durdurulmuş bir ay ışığı,
karanlık bir şey, ve arıyorum
bir karşılaştırmayı kendimde:
belki denizle çevrilmiş bir dükkândır bu
ve hırpanî paçavralar damlıyor tuzlu sudan.
Yalnızca ıssız bir yemek odası var
ve etrafında sonsuz genişlikler,
suyun altına konulan fabrikalar,
sadece benim bildiğim enlemler,
çünkü hüzünlüyüm ben ve yolculuktayım
ve tanıyorum toprağı ve hüzünlüyüm.


Pablo Neruda
Çeviren: İsmail Aksoy
“Yeryüzünde İkinci Konaklama”dan

Pablo Neruda

manik
05-07-2007, 03:47:33 AM
Sok(ak)

sok(ağın) ortasında bir kadın
kadının ortasın(d) a bir sok(ak)
yalayıp utmakta hayatı
kırmızı bir hayatı
dişlerinde tıkırtı ve haz
parmakuçlarında sessizlik gece devriyeleri
onun içinde ben / benim içimde o

sok(ağın) ortasında bir kadın
kadının ortasında rüzgâr
saçalrı dağınık ve taranmış
dağıtan / tayarayan uluorta istanbul
bütün kitli limnalardan toplayan
sonra dağıtan fahise servis

Pako

manik
05-07-2007, 03:50:13 AM
Maça Kızı

Bir anda olurdu bana gelişin,
Çok önemsediğin sorular kucağında
Ama öyle kendi kendinleydin ki;
Yanıtlarımı dinlemeye sabredemezdin
Yine dönerdin kestane kabuğuna
Bir de bana kızardın
Ve hep yalan söylerdin.
Ağlama derken ağlatır,
Gülme derken güldürürdün.
İyi bir poker oyuncusuydun sen!
Kartlarını elinden hiç bırakmazdın
Farkında olmadan sana neler anlatmıştı
Bu ten, bu dil, bu koku?
Benim hakkımda bilmediğim neleri gizlemiştin
Dönemediğin o elde?
Tabi ki yaşadın; aşkı, aldatmayı, acıyı
Ve isim vermediğim o dördüncü ası
Bir umut,
Oyunun son kartını çekiyorsun ama
Seni bulan yine hayal kırıklıkları...
Evet ya.
Maça kızları poker bilmiyor abi
Blöf yapamıyorlar
Hüznün değişmeyen profiliydi,
Senin terleyen ellerine yapışan yine

Maça Kızı

manik
05-07-2007, 03:53:20 AM
! Şizofren!

bir ölümün başlangıcıydı doğmak
ölü doğmak yada doğarken ölmek
gözlerini ölüme açmak ölümle açmak
ağlıyamadılar diye öldüler zaten...
ağlıyamadılar diye kahroldular
yada kahrolamadan öldüler,
belkide hiç doğmadılar

bir ölüm doğmuştu.. ama bir ölü doğmamıştı
çünki hiç ölmemişti ve yaşamamıştı...
yada canlıydı,ama gözlerini açamamıştı
belkide gözleri yoktu oluşmamıştı...

meleklerin ağladığı bir andı,
bir ana rahminde,
karanlık bir zamandı..
ve kin doldu gözlerine,
gözleri; büyüdü gecenin
oluşmamış elleriyle;
kendini boğdu cenin..

Yapraklar intihar etmisti tutuntuğu dallardan
Hepsi yola serilmisti; cansızca yatıyordu....
Çıkarmışlardı sonbaharı kahverengi masallardan,
Güneş; ufkuma, karanlık katıyordu...

Bende delirdi gece...
Bende delirdi saat;
Şizofrenim; soru sorma! !
Veremem izahat....

Yine içime düşer;
Yok bir şeyin endisesi;
Sivrildikçe keskinleşir,
Bir çemberin kösesi.

Her sey göz yanılgısı,
Hersey: sanrı
Neden almaz ruhumu;
Aklimi alan tanrı?

Salih Karaaslan

manik
05-07-2007, 03:56:09 AM
Emekliyerek seviyorum seni ağır ağır

emekliyerek geçiyor zaman bu aralar
emekliyerek düşlüyorum seni ağır ağır
sen yoksun...
kahretsin bir dur!
beni bir insan yavrusu kadar çaresiz
bırakıpta nereye gidiyorsun?

hiç bir şeyi özlememiştim ki böylesi
bir yanda sala
bir tarafta çocukların mutlu sesi...

Salih Karaaslan

onlyyou
05-07-2007, 16:20:02 PM
ARKADAŞLAR ÜMİT YAŞAR OĞUZCANI OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM ÖZELLİKLE UZAK IŞIKLAR ŞİİRİNİ BİRAZ UZUN VE KİTAP YANIMDA DEĞİL YOKSA YAZACAKTIM AMA MUTLAKA OKUYUN ŞİİRİ YAŞAYACAKSINIZ..



Uzak Işıklar


Bir ışık yanıyor ortasında zamanın
Rembrand'dan kalma bir eski resim bu deniz
Şimdi bütün güzellikler köhne ve yalan sensiz
Çaresiz otlar gibi üzerinde dünyanın
İşte en uzak olduğumuz yerlerde seninleyiz
Rembrand'dan kalma bir eski resim bu deniz

Bir gül büyür ufukta tek başına, mağrur
Yanar uzakta, yanar gözlerin ışıklar misali
Başlar ayrılık gecelerinin en güzel hali
Ki hala kıyılarımıza çarpar durur
Aydınlığında yıkanmış dalgalar besbelli
Yanar uzakta, yanar gözlerin ışıklar misali

Aydınlanır karanlık mağaralar ansızın
Bir şafak söker güzelliğinden gece yarısı
Sarar benliğimizi birden o kalp ağrısı
Duygulu ellerin süsler rüyalarını aşkın
Ellerin ki dudaklarımın bitmeyen şarkısı
Bir şafak söker güzelliğinden gece yarısı

Denizler düşünürüm, gemiler düşünürüm seninle
Durmadan çarpar bordamıza dalgalar
Küpeştemizde soluk bir fener yanar
Işırken karşı sahiller gözlerinde
Gideriz çirkinliklerin bittiği yere kadar
Durmadan çarpar bordamıza dalgalar

Durur zaman bir taş düşmüşçesine denize
Karışır yosun kokularına bir gül kokusu
Kulaklarımızda denizin dinmeyen uğultusu
Yaşadığımız biraz benzer öldüğümüze
Ve akışında güzelliğin hiç ölmemek korkusu
Karışır yosun kokularına bir gül kokusu

Sen uzaklarda yanıp sönen o ışık
Sen gül benzemeyen başka güllere
Orada ne keder, ne gece, ne karanlık
İnsan bu dünyada seni sevmesin bir kere
Sen gül benzemeyen başka güllere

Sen kurtarıcı, sen gemilere yol gösteren
Sen ey uzak ışık aydınlatan geceleri
Ey gül, ey şafaktan güzel akşam üzeri
Sen her yerimize ayrı bir haz veren
Eşsiz güzellik sen, ay ışığı, deniz feneri
Sen ey uzak ışık aydınlatan geceleri.

Ümit Yaşar Oğuzcan

manik
08-07-2007, 00:07:13 AM
MERHABA KORİDOR

Kaç kez evinizin önünden geçtim
bayram giysileriyle.
Siz dans ediyordunuz
dışarısı soğuktu.
Bir pencere vardı aramızda
Işığı söndürüp gezmelere gittiniz.
Kaç kez çiçekler bıraktım kapınıza.
yoktunuz !
Kapınızı çaldım çırılçıplak
görmediniz !

Şimdi siz,
en çılgın sevişmelerin ateşli rakkasesi,
dönüyorsunuz.
Dönüyorsunuz etrafımda.
Elleriniz varmış,
ellerinizle güller sunarak.
Derin bir sevda ile gözlerinizde
dönüyorsunuz,
çırılçıplak teninizde
ışıklı tüller uçarak,
Ben, koridorun öteki ucundayım
sizin yolunuz uzun lakin.
Ben sevda rüzgarında,
sizde, sessizlik hakim.
Kavuşmamız şarkı şarkı olacak.
Yürüyün.
Öyle çılgın...
Öyle sakin...


İlhan İrem

manik
08-07-2007, 00:08:08 AM
BABİL KULESİ

Babil'in Asma Bahçelerinde
İki kız, yürüyordu.
Biri yeşile çehrelenmiş,
Diğeri yok!
Orman senfonilerinde geceleyip
Olmayana aşık oldu.
Diğeri ben o'yum diyordu.
Sessizliği dinledim

Mutluluk ağaçları çizdiler
Kökleri meyvaları görünmeyen

"onların sözlerini karıştırın
birbirlerini anlamasınlar diye..."

.......
Öteki beni bilemediler bendeki.
Babil kulesi yükselirken sırların
ardında
Yabanıl uğultular
Gökler yarıldı çatırtılarla.

Sabaha karşı salıncaklarında
kutsal atlılar
ve aynalarda tanıştığım
başkaları

Beni sonsuzluğa karıştıran en eski ezgiyi
söylüyorlar
SOYUN üzerindekilerden
tenine yapışmış
ıslak, boğucu giysiden
UYAN !

.......
"Aynı şeylerden söz ediyoruz diyor" biri
küflü gülümsemeli. Kuşgagalı
Söküp atabildiğim,
tek tek koparırcasına haykırışlarla.
Bulanık mırıltılar.
Ne arıyorum burada?
Boşluğu arar gibi?

........
Bir soru:
Sonun başlangıcında mıyım?
Babil'in Asma Bahçelerinde
iki kız, yürüyordu.
Biri yeşile çehrelenmiş,
Diğeri yok!


İlhan İrem ve Hansu İrem

manik
08-07-2007, 00:11:13 AM
BOYUT FARKI

Bir an,
Bindiğin uçağı
Denizaltı gibi düşün..
Tut ki sen,
Göklerde değil
Sulardasın..
Bak,aşağılarda yosunlar..
Ve evler,midye gibi..
Ve bulutlar kirli sular..
Ve çook yukarılarda
Suyun üstü,
Karalar..
Tamam.. İnanma!..
Ama şöyle bir düşün..
Ne çıkar?..
Varlığımızdan haberli mi
Suyun altında yaşayanlar..
Belki de,
Balıklar gibi başka sahillerden habersiz
İnsanlar.. Kuşlar..
Niye insanlar gece uyur?..
Baykuşlar niçin gece görür?..
Ve yarasalar..
Bence,
Herşey-herşeyden habersiz
Birşeyler yapıyor..
Herşey.. Ama herşey..
Hayvanlar.. Ağaçlar..
Otlar.. Pırasalar..

Düşünenler se
Düşünmeyenlerce
Yaşamıyor..

Bir anlasalar..
Ah!. Bir anlasalar..
Bir anlasa..
Bir anla..
Bir an..

İlhan İrem