Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri
er68
08-06-2007, 00:42:28 AM
GİTME DEDİM
Oraya gitme dedim sana,
seni belâlara uğratırlar dedim,
dedim ayaklarını bağlarlar.
Gidersen dedim nerden kurtaracaklar seni,
orda tuzaklar içinde tuzaklar var.
Dedim orda ne idüğü belirsiz kişiler
bir sürü ipe sapa gelmez laf ederler.
Dedim bir lokma gibi kapıverirler seni,
atarlar ciğer gibi çorbalarının içine,
gözyaşına bakmazlar.
Dedim hamur yoğurur gibi yoğururlar seni,
havaya uçururlar dedim dağ olsan.
Çekerler dedim derinin içinden pamuk çeker gibi.
Hayale dönersin dedim sonra,
yönsüz hale gelirsin dedim sonra.
O aşağılık herifler hayvan gibi ot yerler dedim,
bir ele geçirdiler mi dedim ananı bellerler.
Oraya gitme dedim,
oraya gitme dedim sana.
Mevlânâ (Çeviren : A. Kadir)
er68
08-06-2007, 00:51:31 AM
NE İÇİNDEYİM ZAMANIN
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Ahmet Hamdi TANPINAR
tt2424
08-06-2007, 01:56:06 AM
hepinize çok teşekkür ederim bu duygu dolu şiirlerden dolayı
er68
09-06-2007, 11:07:06 AM
OYUNCAKÇI AMCA
Oyuncakçı amca,
Ne çok oyuncakların var;
Top, tank, tüfek, tabanca...
Gövdem titriyor,
Onlara bakınca!
N'olursun oyuncakçı amca,
Bundan böyle bizlere,
Oyuncak tüfekler yerine,
Ak yelkenli bir gemi,
Bir de süslü bebekler getir,
Unutma emi?
Sonra oyuncakçı amca,
Senden aldığım tüfekleri,
Bozarak onlardan kuş yaptım,
Bana kızmazsın değil mi?
Abdülkadir BULUT
er68
09-06-2007, 11:08:55 AM
SERENAD
Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...
Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.
Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Ahmet Muhip DRANAS
serterkek
09-06-2007, 12:49:08 PM
şiir deyince Nazımdan Nazım Hikmet gelir aklıma
Nazım Hikmet memleket memleket Nazım Hikmet
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine
Bir vapur geçer Varna önünden
Uyy Karadeniz'in gümüş telleri
Bir vapur geçer Bogaz'a doğru
Nazım usulcacık okşar vapuru
Yanar elleri
Yanar elleri
er68
09-06-2007, 13:00:00 PM
VEDÂ
daha başından beri hiç sevmedim yerimi:
adî gök, bayağı toprak!
bu lânetlenmiş yerde
iki arada kaldım;
bir betona gerilmiştim, ufaldım;
aşkları koparıyor bizi, hüznü öteki,
durmadan bir leşe konuyor akbabalar...
akşamlar biraz düşkün; yollar, kanayan yollar...
ay lağımda batıyor ve sözler hiçbir yerde;
her zaman kalbimizin yerinde ince duvar...
aldanış! belki uğursuz bir gölge
bulanmış kalmış...
belki her aldanıştan kalan siyah aynalar!
rüzgârı kuytulardan esirgemeyen ne varmış?
ve daima boğulmuş, yaralı yolculuklar...
dağ kendi güneşini çıkardı gitti;
ben kendi gülüme kapandım kaldım;
sustum, her sustuğum yerdeki kaybolmalar
çağırır akşamı...
akşam,
uysaldır, boynunu bükerek gelir,
ve teslim olur bana şiirler, elvedâlar...
işte ben gittim, herşeyi söyledim, gittim;
işte benden herkese,
herkese bir sonbahar...
HİLMİ YAVUZ
er68
09-06-2007, 13:09:37 PM
ÇİÇEKLİ DAĞ SOKAĞI
derindir arası güllerin
ve aşkın yakut dilinden
duyulur türküsü şiirin:
-çiçekli dağ
çiçekli dağ
aşklar anlatıdır yazın
onları bir sokağ
ın
adıyla çağırır yolllarında:
-çiçekli dağ
çiçekli dağ
aynalar uçurumdur bakarsan
derin bağ
larla
bağlanır acılarımız
çiçekli dağ
çiçekli dağ
ve sessizlik büyük ağ
larla çeker
yolcu denilen nehri
kimdir hüzün söyle söyle
çiçekli dağ?
HİLMİ YAVUZ
er68
09-06-2007, 13:54:13 PM
BU AŞK BURADA BİTER
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir
Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
1965
(Bir Gün Mutlaka)
Ataol BEHRAMOĞLU
er68
09-06-2007, 14:13:26 PM
DİLEK
Bir küçük, bir küçücük evim olsa;
İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;
Bütün bunlar benim öz malım olsa.
Masam, mürekkebim, etajerim,
Penceresinde benim perdelerim,
Etajerinde kitaplarım olsa.
Bir ufak, bir minicik evim olsa;
İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın
Bu kadın karım olsa!
Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,
Bir ufacık halım olsun yeter,
Yeter de artar bile!
Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Etajerim, kitaplarım olsun,
Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,
Yeter de artar bile!
Cevdet KUDRET
sinyal_06
10-06-2007, 14:04:46 PM
Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım
Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim
sen soğuttun
sana söyleyeceğim her şeyi yuttum
çok dert etmedim
çünkü yoktun
dün gece yine yalnızdım
rahat ağladım
yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
ve lambaları hiç karartmadım
dün gece
her gece gibi yalnızdım
sokağa çıktım
ve kendime bir çiçek aldım
sen sandım
Koklamadım.
Uğur Arslan
mete64
11-06-2007, 10:12:34 AM
3 Yıldır tek dostum çilekeş bilgisayarım ve bana katlanmak zorunda
kalan 4 duvar,Elimde Kola'm önümde klavyem ben hep yalnız'ım...
kobe 8
11-06-2007, 12:49:27 PM
Ugur Arslan'in cok guzel siirlerinden biridir..
Valla yalnizlik olmak cok cok zor bir sey..Ama bende yakinda yalniz kalicam..Yalnizligi tadicam yakinda...
er68
14-06-2007, 23:50:02 PM
BÜYÜK ŞEHİR
Bir değil hallerin beş değil
Nasıl anlatsam hepsini bir bir
Nasıl bağlansam sana nasıl, büyük şehir.
Yüz tane kolum olsa kucaklamağa yetmez
Tepeden tırnağa dudak kesilsem bitip tükenmezsin.
Anten misali gerilse bütün damarlarım
Nasıl duyarım semt semt bucak bucak seni
Nasıl sararım?
Büyük hastanelerinde yatarım insan dolu,
Büyük gemilerine binerim mahşer,
Hanların dolu, hamamların dolu...
Gel gör ki her Allahın günü
Göz göze, diz dize
Tramvayda, sinemada, meyhanede, mabette.
Herkes kendi murdar karanlığına gömülmüş
Herkes gurbette.
Bedri Rahmi EYUBOĞLU
NeCaTi
15-06-2007, 21:28:23 PM
Ugur arslani taniyorum. gercekten cok güzel ve anlamli $iir yaziyor. bende cd si var. tesekkür ederim
angel_s_sister
15-06-2007, 23:48:18 PM
usta yazınca güzel yazıyor ya paylaştığın için teşekkürler şiir gerçekten mükemmel...
Gelincik
17-06-2007, 23:53:11 PM
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
fedakarlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yaşarız
külümün icinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama çok, pek çok.
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
'hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?'
içimden bir şey :
'belki' diyor.
swedenborg
18-06-2007, 00:10:47 AM
Sevgili Semih, biraz okunabilir bir size ile yazsaydın nasıl olurdu acaba? ;)
Okumak istiyorum da ;)
Gelincik
18-06-2007, 11:06:25 AM
Erhan abiii tamam öye yapıyoom BB kodu cok büyük dio
kabus_07
18-06-2007, 13:46:31 PM
üstad kelimesi bile az kalıyor Nazım Hikmet için, ne desek az...
şiire yorum yapmak haddime bile değil, sevmek bu kadar yakışıyor bir adama işte...
ve benim en çok sevdiğim eserlerin çoğu hapisanede yazılmış eserlerdir, ayrı bir havası oluyor çünkü, yalnızlığı daha bir hissettiriyor insana....
saolasın dostum...
kobe 8
19-06-2007, 01:54:09 AM
Hüzün dolar içime,her hazan mevsiminde,
Dökülen her yaprak bir şeyler alır benliğimden,
Bir durgunluk çöker,neşe kalmaz içimde,
Dokunmayın ağlarım ben her hazan mevsiminde.
Hasret kokar,sevda kokar,arzu kokar,
Yarım kalmış tüm emellerim,tüm sevilerim.
Kırmızı bir gül görsem,koklarım içercesine
Hazan güllerini denize bıraktığım günden beri.
Dokunmayın ne olur,şimşekler çakar yüreğimde
Kan gölüne döndü kalbim,kan kırmızı gül iken
Yakarışlarım feryat olur tanrıya,gök gürültüsüyle
Yağmur yerine kan akacak, gözbebeklerimden.
Gidenler gelmeyecekse,neye yarar umut etmek
Aşk'ta merhamet yok,niçin,neden bu sevmek.
Anı'lar dipsiz kuyu,git gidebilirsen,,
Hayat acımasızsa, hasret umutsuzsa,
Aşk,sevda,arzu,umut,dilek,merhamet,
Hep acı veriyor,hepsi birbirine karışıyorsa,
Ve kadehlerdeki şarap, kırmızı bir gül gibi,
Bakıyorsa göz bebeklerine, için eziliyorsa,
Kır kadehi,dökülsün şarap yere,
Boyansın her taraf kırmızı bir gül rengine.
Koş koşabildiğince koş, umutsuzca koş
Bu son çırpınışları olsun yüreğinin
Bitsin ayrılıklar,bitsin hasret,bitsin bu işkence
Ne bekliyorsunki hayattan at kendini denize.
At kendini denize.... attt......ki
Buhar olsun,bulut olsun,yağmur olsun
Sevği yağsın dünyaya,yağmurlarla birlikte.
At kendini denize attt..ki
Hazan gülleri oluşsun denizde
Köpük köpük,dalga dalga
Kan kırmızı renğinde.
Boyasın dalgalar sahilleri,
Sahiller dönüşsün gül bahçesine.
Bir aşk şarkısı gelsin dünyaya,
Maviyle kızılın birleşmesinden.
Rüzgar fısıldasın melodisini
Düşmesin yüreklerden,düşmesin dillerden.
Ayrılmasın sevenler,gitmesin dönmeyecekler.
Ayrılıklardan,hasretlerden,fırtınalı yüreğimden,
Belki o zaman kurtulurum dertlerimden.
Belki o zaman sevebilirim yeniden
İnsanları,kuşları,doğayı,sevebilirim yürekten
Kimbilir belkide bir filiz oluşur yüreğimden
Alev alev yanan kalbin küllerinden
Beyaz bir gül açar yeniden
Hazan biter,kış biter güller açar yeniden
Beyaz güllerden bir çelenk takarım boynuma
Beyaz bembeyaz bir sayfa açılır yeniden
Cemal Şimşek
kabus_07
19-06-2007, 03:15:19 AM
bu şiir saygıdeğer cemal şimşek e ait ama Orhan Veli nin de buna çok benzer bir şiiri var hatırlayamadım şuan :s
saolasın eraycım harika bir şiir..
elif
20-06-2007, 07:14:39 AM
Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.
Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve
tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış.
Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları
ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini kapatır,
ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış.
Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü
delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze
gelmişler... O an fakir delikanlı prensese inanilmaz bir aşkla tutulmuş.
Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve günlerce
uyuyamamış. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi
bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de
onu tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış.
Sonunda dayanamayan fakir delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın
bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler.
Fakir delikanlı hemen duvardan atlamış ve prensesle konuşacağı anda
saray muhafızlarına yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılan delikanli ölümle cezalandırılacağını bildiğinden krala prensese duydugu aşkını anlatmış.
Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına
dayanamayarak delikanlıya başka bir ceza vermeyi kabullenmiş.
Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yanlız yaşamaya mahkum etmiş...
Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı
prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış...
Artık bütün martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını anlamış
ve yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar... Zamanla
prensesin de yazmış olduğu mektupları fakir delikanlıya götüren martılar
aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki... Bir sabah
sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine
ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii
korkulduğu gibi olmamış... Martıların bile aracı olduğu İki gencin
arasındaki büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve
ağlayarak kızına sarılan kral, hemen bir gemi göndertip fakir
delikanlıyı getirtip kendisi ile evlendireceğini söylemiş.
Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup
yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen
martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş.
Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için
yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı
arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek
için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte
mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar...
Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu
mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış... Biraz
ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu ariyorlarmış...
Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için
yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini
fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın
gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar...
İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup,
o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi
düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar.
Bu Öyküyü Sercan Taşkıran Sesiyle Dinle
Sesli İndirmek İçin Tıkla
http://dosyam.net/?id=lmg5r6
swedenborg
20-06-2007, 10:05:47 AM
Hoşgeldin Elif aramıza.
Paylaşım için tşkler.
kobe 8
20-06-2007, 10:57:29 AM
Daha once gormustum bunu ama sesi ile dinlememistim..
Sagol Elif..Aramiza da hosgeldin.. :)
maus
20-06-2007, 11:43:11 AM
evet ilk mesajın aramıza hoşgeldin :)
er68
21-06-2007, 00:18:36 AM
GÖĞE BAKMA DURAĞI
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
Turgut UYAR
kabus_07
21-06-2007, 01:01:24 AM
hikaye çok güzeldi, sevigili Sercan Taşkıran da bu hoş yorumu beni daha çok etkiledi...
teşekkürler....
S3WD@
21-06-2007, 01:54:56 AM
cıdden cok etkıleyıcı...ılk mesaj ıcın de gayet anlamlı bı paylasım ;););) tskler..
hosgeldiinnn;);)
maytap_may
21-06-2007, 02:12:54 AM
bölüme güzel bir hikaye ile güzel bir giriş. Aramıza hoşgeldin elif..
Gelincik
21-06-2007, 20:28:12 PM
1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine moskova tseka-parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya
lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır
partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü
sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın
içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana
başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söylemedim
bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falına baktırdığım oldu
yazılarım otuz kırk dilde basılır
türkiyem'de türkçemle yasak
kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.
bu otobiyografi 1961 yılı 11 eylülünde
doğu berlin'de yazıldı.
Gelincik
21-06-2007, 23:15:29 PM
epik birşey olmus hayran kaldım paylasım icin tesekkürler hemen yazdirip arşivime ekiyorum
αѕвяυησ
22-06-2007, 04:31:13 AM
Yazdıkların çok güzel.
Bölümümüzde paylaşımlarınızı bekliyoruz.
Hoş Geldin ;)
manik
23-06-2007, 12:09:41 PM
bir gün
bıkar ağını ören örümcek
doğru işler zamanlar / tiktak...tiktak...
kadınlığımıza bakarız aynalarda / gülerek
gider eşitsizliğimizdeki erkek.
öyle değil mi Elif !..
bir gün
sorulur gönlümüzdeki kuş(!)
yanılır hesaplar / yol bulur yürek...
esir pazarlarındaki kızıl zincir
saçak olur güneşlere / açar çiçek...
Kleopatra ruhu yeşerir yeniden
gelir bu kez / eşitliğimize erkek
bekleyelim mi Elif!..
bir gün
elimiz cebimizde yürürüz
yana eğeriz şapkamızı
pantolon giyeriz hep / düşer etek (!)
canımız çekince keçi boynuzunu
haydi deriz biz de / haydi diyenlere (!)
uçurulmuş arzular yakarız tenimizde
dolar petek / ama kendi isteğimizle
söyle!..
kaç para ödediler Elif?
ellerine kaç para
gözlerine kaç para
tenine kaç para
yüreğini vermedin ki / öldürdün beni!..
bir gün
bıyık takarız / istemem sakalı (!)
tıraş oluruz / bir hoş bakarız aynalara...
güvey oluruz gelin yerine!
suçu neydi Elif`in söylesene!.. / sevdası mıydı?
İkaros`un kanatlarında uçan
şaşırma sakın Elif!.. / alınyazısı
mendilin ıslandı mı?../ sık hele!..
bir gün
kahveye gideriz / pişti oynarız
belki altmışaltı
papaz kaçtıya ne dersin?
tavlada biz atarız en büyük zarı
yeklerde-teklerde vurulmayız (!)
masalar kapalıysa kapalı
gel Elif!..bitmesin beraberliğimiz...
hiç düşündün mü / ne vardı çarşıda?
havva elması / tarancı ayvası- narı
elif`i hiç görmedim orada
dışı odalarda saklı / kalın duvarlı (!) ...
içi fırtınalarda / okyanusa atmış kendini....
yapma Elif!..
ben boşuna mı döktüm bunca dili?
İkaros'a kanma sakın
Kleopatra yeşiline boya yüreğini
yanındayım.........
manik
23-06-2007, 12:20:09 PM
ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün
Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum
Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
İlhan Berk
manik
23-06-2007, 12:22:59 PM
Anısındayım
Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilindeyim
Elmanın kokusundayım
Anısındayım -kimbilir kimin-
Anılarda görünür, düşlerde görünmez insan
Düşlerde görünen anlamlardır
Özelliklerdir bir de belli belirsiz.
Ve
İnsansız anı yoktur. Var mıdır?
Edip Cansever
manik
23-06-2007, 12:27:54 PM
KAÇARKEN SÖYLENEN ŞARKILAR
ısıtmıyor güneş, deniz sesini yitirmiş
karlarla paketlenmiş mezarları kimse açmıyor.
hiçbir mangal doldurulmuyor mu
korlarla? ama yapan, kor değil.
kurtar beni! daha fazla ölemem.
ermişin işi başka yerde;
o, kenti düşünüp ekmek peşinde koşuyor.
çamaşır ipine çok ağır gelmiş çarşaf;
neredeyse düşecek.
ama beni örtmüyor.
henüz suçluyum. beni kaldır.
suçsuzum.beni kaldır.
çıkar buz kıymığını donmuş gözden,
bakışlarla del,
ara mavi derinliklerde,
yüz, bak ve dal:
ben değilim.
benim.
Ingeborg Bachmann
manik
23-06-2007, 12:30:48 PM
BİR GÜN SEVİŞMEYİ BANA
kandan
ve ceninden bir gün daha
başlarken
bir dalı kanatıyorum tırnaklarımla
ağzı açılmamış bir güle dokunuyorum
geceden kalma bir şeyle oynuyor kalbim
bugün biraz daha yorgun başlıyorum
sabah
yeni doğmuş çocuk çirkin ve sisli
vurdukça ilk ışıkları penceremden içeri
kımıldaşır içimin ölü dolu coşkusu
güneş bir ürkekliği gizliyemez
ne de olsa çözülmez yüreğimin kuşkusu
gün, o sevecen çığırtkan
beni yeni bir oyuna çağırıyor
yalnızlık yenilmeyen gladyatör
bana eski bir ölümü anımsatıyor
sabah
taşıyarak bir celladı odama
aşkımın ve bırakılmışlığımın celladını
hüznümle ve çirkinliğimle yargılamadan beni
tanıdığım bir ölümle tehdit ediyor
yalnızlık her sabah öldürüyor beni
çözerek gecenin ipliğini hızımla
hüznümü ve yalnızlığımı sarıyorum sabaha
adi bir etiketi yamayarak üstüne
boyna genişliyen bir orospu gibi
genişledikçe küçülen bir orospu gibi
aşksızlığım küçültüyor beni
korkum ve çirkinliğim utandırıyor beni
gecikilmiş bir aşkı yaşamıya
cinayet tek kurtuluşsa bir yanlışlıktan
önce acıya direnmesini öğrenmeliyim
eskitilmiş bir kurşunla kaplıyorum yüreğimi
acıya ve aşka hazırlıyorum
hergün yeniden yaşamak
boşalan bir birikimi kocamış acılarla
uzuyan bir ölümü bitimliyen vücudum
yani istek. o hep tiksinç görünen
çirkin ve güzel orospu. yeniyetme
bir çırpınışın yorgunluğu yüreğimde
o hep güzel görünen bana
çirkin ve güzel orospu
vücudum. seni seviyorum
acıyla büyütüyorum aşkımı
bir gün bana sevişmeyi öğreticek.
Arkadaş Zekai ÖZGER
manik
23-06-2007, 12:32:29 PM
h i s t e r i ( k a n l ı b a s u r m a k i n e s i )
beni bir tesadüfe bağla. yokum ki. aslım yok benim.
fuzuli işgal ya da yanlış park durumundayım.
elbette ki şehrin çıkışından arıyorum seni.
hiçbir şey almadım yanıma.
ellerimi masanın üzerine bıraktım;
işine yararsa kullan. atabilirsin de.
sevişebileceğin, hükmedebileceğin birini bul hemen.
onu da tesadüfe bağla. yok ki. asla yok onun da.
nereye mi gidiyorum?!
tabii ya, güzel soru.
güzel sorulara çirkin cevaplar vermemeli.
güzel hüzünlere çirkin sevinçler eklememeli.
gideceğim yeri de tesadüfe bağla.
o da yok. yolu yok onun da.
seni sevebilmeyi öğrenmiştim bir nebze.
kendini salgılarından koru çocuk!
tanrıya kadar elveda
küçük İskender
manik
23-06-2007, 12:34:44 PM
De Gülüm
de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!
k.iskender
manik
23-06-2007, 12:41:37 PM
HAKİKAT NEREDE?
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
er68
23-06-2007, 13:01:41 PM
SEN TEK BAŞINA DEĞİLSİN
Sen tek başına değilsin
Yağmurda koşan taylar gibi
Ve toprağı iyice kavrayan
Kökler kadar akranın var
Omuzlarında hayat ve şiir
Alınterinden bir yürüyüş
Sis örtse de alnını bazan
Dalına göre konsa da kuşlar
Kalem seni arkalıyor boyna
Gülü saklayan yaprak
Ve kızartan toz
Çok alışkın acılı yanın
Güneşte bozaran yavşanların
Islaklığına
Ellesen yorgun bir buzağıyı
Sırdaşın olur senin yiğidim
Mapusane günlerinde görüşmecin
Çünkü adaşların da uğurlandı
Sen tek başına değilsin
Omuzlarında hayat ve şiir
Alınterinden bir yürüyüş
Sen tek başına değilsin
Abdülkadir BULUT
kabus_07
23-06-2007, 23:41:35 PM
Elif'im noktalandı
az derdim çokçalandı
yetiş anam yetiş gurtar
ah mezerim tahtalandı...:s
Elif değince, bir anda rüzgarlar çıkıyor benim memleketimde
alevlenesi geliyor bütün şiirlerin
sular döküyorum...
kobe 8
23-06-2007, 23:45:10 PM
Elif deyinci aklima hep nedense Polat Alemdar geliyor.. :D :D
Gercektende cok guzel bir siir saol manik.. ;)
manik
23-06-2007, 23:59:29 PM
Elif'im noktalandı
az derdim çokçalandı
yetiş anam yetiş gurtar
ah mezerim tahtalandı...:s
Elif değince, bir anda rüzgarlar çıkıyor benim memleketimde
alevlenesi geliyor bütün şiirlerin
sular döküyorum...
benim adım da Elif ... ve Elif'e yazılan şiirler arasında ben en çok bunu beğendim :)
manik
24-06-2007, 00:00:35 AM
Elif deyinci aklima hep nedense Polat Alemdar geliyor.. :D :D
Gercektende cok guzel bir siir saol manik.. ;)
herkese farklı şeyler çağrıştırıyor
sende algıda seçicilik hakkını kullandın demek :)
thx...
kabus_07
24-06-2007, 00:03:33 AM
benim adım da Elif ... ve Elif'e yazılan şiirler arasında ben en çok bunu beğendim :)
biliyorum manik ve sana isminle hitap edilmesi hiç hoşuma gitmiyor ;)
ne yalan söliyim, ben elif şiirlerini araştırma yapmadım ama bu şiir harika gerçekten...
benim geçen yazdığım şiiri okudun mu bu arada günlükteki... ??
manik
24-06-2007, 00:06:18 AM
biliyorum manik ve sana isminle hitap edilmesi hiç hoşuma gitmiyor ;)
ne yalan söliyim, ben elif şiirlerini araştırma yapmadım ama bu şiir harika gerçekten...
benim geçen yazdığım şiiri okudun mu bu arada günlükteki... ??
deeeeeeeethh :D adım yaa daha ne olsun
manik nanik nereye kadar :D:D
hemen bakıorum;)
buket46
24-06-2007, 22:17:22 PM
Başka türlü bir şey benim istediğim:
Ne ağaca benzer, ne de buluta.
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava..
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince
Nerde gördüklerim?
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka..
Can Yücel
Virtue
24-06-2007, 23:14:04 PM
Şarkısı da güzeldi , teşekkürler
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.