Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri
manik
03-11-2006, 20:15:06 PM
yokluğunda
her gece
bir söğüt dalı kururdu içimde
paramparça dökülürdü yıldızlar
ürperirdim gölgemden bile
yangından can kaçırır gibi saklardım seni
yine de akar giderdin düşlerimden
manik
03-11-2006, 20:16:53 PM
tutunduğum gökyüzü çatırdar
adını kara sevdam koyduğum
çığlık çığlığa ses vurmak istediğim dağların
dört mevsim, oniki ay kar boran tutardı
üşürdüm...
:(
manik
03-11-2006, 20:26:32 PM
Yağmur değil, hasretindi yüreğimi ıslatan..
Yıllarımı ve sesizliğimi dolduran sensizlikti..
Özleminin o tarifsiz kokusu yayılırken,
Yalan damlalardı ruhuma akan..
manik
03-11-2006, 20:30:01 PM
Yıllardır ruhumun gurbetinde yaşayan yüreğim,
Buzlar ülkesinde biraz olsun ısınabilme ihtimaliyle,
Yaktıgı hayallerinin dumanından boğuluyor hala sana..
Yalan Umutlardı yüreğimi acıtan..
manik
03-11-2006, 20:33:07 PM
Ardımda bıraktığım her suskun ve vurgun gece,
Gözlerimde birikip, zincirlerinden boşalmışçasına yağan ayışığı damlaları,
Sanıldığından çok daha sancılı değdi yüreğime..
Yalan çığlıklardı rüyalarıma dalan...
manik
03-11-2006, 20:34:31 PM
Gülüşünde duran okyanus, kaçamadığım kadar özlem dalgaları,
Ve serzenişler girmişken yürek sancılarımın, düş kırıntılarımın arasına,
Kimse değiştiremedi beni, benim unuttuğum kadarını,
Köşebaşında beni bekleyen, geceye ekleyen yine kederimdi,
Geçmişine ihanet eden korkuları ayışığında toplarken..
manik
03-11-2006, 20:36:48 PM
Yağmurlu İstanbul gecelerinde o baştan başa sen kokan odamda;
Yağmurlu Bodrum kış sabahları kokan bedenin hayali hala dolaşırken avuçlarımdan,
Kaderimle kıyasıya yaşamayı da, gamzelerinin yalan girdabını da öğrendim,
Sensizlik artık gerçeğim oldu benim, ama seçimim değil..
Yüreğimizin çok derinlerinde yaşayan çocukluğumuzun kirlenmemesi içindi mahkumiyetim
Şimdi Yüreğimin malülen emekli,
Masumiyetimi kaybettim hükümsüzdür..
filiz
03-11-2006, 20:59:30 PM
Yağmurlu İstanbul gecelerinde o baştan başa sen kokan odamda;
Yağmurlu Bodrum kış sabahları kokan bedenin hayali hala dolaşırken avuçlarımdan,
Kaderimle kıyasıya yaşamayı da, gamzelerinin yalan girdabını da öğrendim,
Sensizlik artık gerçeğim oldu benim, ama seçimim değil..
Yüreğimizin çok derinlerinde yaşayan çocukluğumuzun kirlenmemesi içindi mahkumiyetim
Şimdi Yüreğimin malülen emekli,
Masumiyetimi kaybettim hükümsüzdür..
hepsi birbirinden güzel çok anlamlı ama bu mısralara bayıldım doğrusu
manik
03-11-2006, 22:14:43 PM
hepsi birbirinden güzel çok anlamlı ama bu mısralara bayıldım doğrusu
sağol canım :kiss2:
manik
04-11-2006, 13:54:01 PM
Giderken (Çukur)
Bilerek mi yanina
almadin giderken
basinin yastikta
biraktigi
cukuru
Guveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin dogrulugu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki gobegimde durur
onun yoklugundan
bana kalan
cukur
manik
04-11-2006, 13:56:29 PM
yelkenlerini aç
kulaç attığın denizlere benzemez dalgalarım
yüzmek istiyorsan önce ıslanacaksın
bak gözlerimin içine,günahsızdır bakışlarım
seni senden alacağım,kendini arayacaksın
...........
manik
04-11-2006, 13:57:51 PM
şaşkınlığım kekeme
dilini bilmediğim bir ülkenin kelimeleriyle öp beni
anladım artık,
asıl ölüm direnmektir tutkulara
saflığım uçurumun kenarında
hadi it onu ve kazan deliliğimi
sana bir de sırrımı veriyorum,
göremediğin yerlerden vurur sadakatimin şiddeti
.............
manik
04-11-2006, 13:59:03 PM
hangi mevsimin çobanısın vakitsiz gelen..?
türkülerin derinliğinden çıkart ruhumu
gecelerin sorgusundan dönüyorum,yüreğim belada
kurtulana kadar iftiralardan,
kaçır yanına suskularımı, sıcaklığına bağışla
manik
04-11-2006, 14:00:28 PM
tadını bilmezdim duymadan önce sesinin
yüreğime dokunmasaydı gözlerin,
gülüşlerini tutamazdım
ıslıkların delmeseydi düşlerimi,
yalanım yok, şarkıların altına yatamazdım
.........
manik
04-11-2006, 14:05:01 PM
çok erken susturuldum
bu yüzden bu üç boyutlu sarhoşluklar
fasl-ı şahane yıkılışlar
alnımda eksik bir veda busesi,
mümkün değil../..sevilemez ayrılıklar
sol göğsüm../..yanık göğsüm
nasıl da zor sevgi aramak resimlerde
bir çocuk olsam kolaydı ama../..büyüdüm
manik
04-11-2006, 14:11:43 PM
isyan perdesini indirdi gece, suya yansıdı öksüzlüğüm
şehrin kapılarını tutsun bütün yıldızlar,
yoksa firar edip kaçacak hüznüm
sevdiğim erkekler geliyor aklıma
bir çocuk gibi usulca sokulup,
bir nehir gibi akıp giden erkekler
ama sen
son vurgunum../...en çok vurulduğum
manik
04-11-2006, 14:13:11 PM
isyan perdesini indirdi gece, suya yansıdı öksüzlüğüm
şehrin kapılarını tutsun bütün yıldızlar,
yoksa firar edip kaçacak hüznüm
sevdiğim erkekler geliyor aklıma
bir çocuk gibi usulca sokulup,
bir nehir gibi akıp giden erkekler
ama sen
son vurgunum../...en çok vurulduğum
veda mektubun hala cüzdanımda
biraz yırtıldı ve buruştu ama
tek kanıtı biten bir aşkın
yoksa../..kimse inanmıyor ayrıldığımıza
manik
04-11-2006, 14:15:24 PM
inandığım değerleri kaldırdım çeyiz sandığıma
sakladım../..kenarlarını tığla ördüğüm umutlarımın arasına
parmaklarımda naftalin kokusu
alışamadım unutulmaya
manik
04-11-2006, 14:16:31 PM
tende kekik kokusu,
düşlerde ayaz var
yatır(sın) beni dizlerine yalı çapkını
saçlarımda kısaldıkça uzayan hasretim var
manik
04-11-2006, 14:18:44 PM
yalnızlık bir barda unutulan sigara paketi gibidir
fark edildiği yerde sahiplenilir
ve hiçbir yalnızlık unutulduğu yerde bulunamaz
insan,
unuttuklarını arar mı..?
manik
04-11-2006, 14:19:52 PM
parmaklardan geçen saçlar gibi,
yumuşak ve hızlı bir serüvendir aşk
ne kadar kısaysa sunabildiklerin,
o kadar çabuk tükenir
tükettim serseri vedaları
alnımda unutulmuş ve kurumuş öpüşler
değme çil yavrusu göz yaşlarından beterdir,
gözleri kanlı bırakan terk edişler
insan,
vedalarını kutsar mı..?
manik
04-11-2006, 14:22:50 PM
insan,
sevdiği şeylerden korkar mı..?
beni şarkı söyleyebileceğim bir yere götürsün sevgilim,
üşüyorum
derin sessizliklerin acı çığlığı bu
çocukluğumdan kalma özlemleri bekliyorum kuytu yalnızlıklarda
insan,
geçmişini bekler mi..?
filiz
04-11-2006, 16:20:35 PM
yelkenlerini aç
kulaç attığın denizlere benzemez dalgalarım
yüzmek istiyorsan önce ıslanacaksın
bak gözlerimin içine,günahsızdır bakışlarım
seni senden alacağım,kendini arayacaksın
...........
şaşkınlığım kekeme
dilini bilmediğim bir ülkenin kelimeleriyle öp beni
anladım artık,
asıl ölüm direnmektir tutkulara
saflığım uçurumun kenarında
hadi it onu ve kazan deliliğimi
sana bir de sırrımı veriyorum,
göremediğin yerlerden vurur sadakatimin şiddeti
.............
hangi mevsimin çobanısın vakitsiz gelen..?
türkülerin derinliğinden çıkart ruhumu
gecelerin sorgusundan dönüyorum,yüreğim belada
kurtulana kadar iftiralardan,
kaçır yanına suskularımı, sıcaklığına bağışla
tadını bilmezdim duymadan önce sesinin
yüreğime dokunmasaydı gözlerin,
gülüşlerini tutamazdım
ıslıkların delmeseydi düşlerimi,
yalanım yok, şarkıların altına yatamazdım
.........
çok erken susturuldum
bu yüzden bu üç boyutlu sarhoşluklar
fasl-ı şahane yıkılışlar
alnımda eksik bir veda busesi,
mümkün değil../..sevilemez ayrılıklar
sol göğsüm../..yanık göğsüm
nasıl da zor sevgi aramak resimlerde
bir çocuk olsam kolaydı ama../..büyüdüm
isyan perdesini indirdi gece, suya yansıdı öksüzlüğüm
şehrin kapılarını tutsun bütün yıldızlar,
yoksa firar edip kaçacak hüznüm
sevdiğim erkekler geliyor aklıma
bir çocuk gibi usulca sokulup,
bir nehir gibi akıp giden erkekler
ama sen
son vurgunum../...en çok vurulduğum
veda mektubun hala cüzdanımda
biraz yırtıldı ve buruştu ama
tek kanıtı biten bir aşkın
yoksa../..kimse inanmıyor ayrıldığımıza
inandığım değerleri kaldırdım çeyiz sandığıma
sakladım../..kenarlarını tığla ördüğüm umutlarımın arasına
parmaklarımda naftalin kokusu
alışamadım unutulmaya
tende kekik kokusu,
düşlerde ayaz var
yatır(sın) beni dizlerine yalı çapkını
saçlarımda kısaldıkça uzayan hasretim var
hepsi birbirinden güzel ellerine sağlık canım ...hangine yorum yapacağımı şaşırdım valla
manik
04-11-2006, 16:47:12 PM
hepsi birbirinden güzel ellerine sağlık canım ...hangine yorum yapacağımı şaşırdım valla
canım benim yap işte bi tanesine :D
:kiss2:
maytap_may
04-11-2006, 18:00:29 PM
Okuduğumdan beri etkisindeyim
"İnsan vedalarını kutsar mı?"
Karmakarışık etti bu cümle beynimi....Hepsi birbirinden değerli paylaşımlar...Teşekkürler manik...
manik
04-11-2006, 20:18:32 PM
Okuduğumdan beri etkisindeyim
"İnsan vedalarını kutsar mı?"
Karmakarışık etti bu cümle beynimi....Hepsi birbirinden değerli paylaşımlar...Teşekkürler manik...
ben teşekkür ederim :)
maytap_may
05-11-2006, 17:04:10 PM
Çok derinden hatırası vardır...
Sana gitme demeyeceğim ama gitme lavinya :(
Paylaştığın için teşekkürler manik...
manik
05-11-2006, 18:42:50 PM
çoooooook teşekkür ediyorum :)
tek tek hepinize ;)
korjuyorum
06-11-2006, 01:36:42 AM
Mağara
mağaranın duvarına
hayvanları taştan oydum
kükrediler karanlıkta
türkülerle karşı koydum
karanlıktı mağara
ışığı taştan oydum
üşüyordum
bir de güneş koydum
aşk oydum mağaranın duvarına
aşk oydum
ağrıdı taşlar
yarıldı mağara
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 01:38:21 AM
Göçmen
Sevdiklerimin başında bir bilmediğim
Görmediğim özlemediğim özlediklerimin başında
Yurdum olmadan sıladayım
Kimsem ölmeden yasta
Yollarda gözlediğim ne
Mektuplarda beklediğim ne
Nereden sürmüşler beni buralar nere
buralar nere, buralar nere
Bir bildiğim olmalı, bilmez olmuşum
Bir derdim olmalı, gülmez olmuşum
Buralara konmuş göçmen olmuşum
Bir derdim olmalı, gülmez olmuşum
Bülent Ecevit
manik
06-11-2006, 01:41:59 AM
Allah rahmet eylesin ..
teşekkürler dostum..
korjuyorum
06-11-2006, 01:45:05 AM
Allah rahmet eylesin ..
teşekkürler dostum..
evet allah rahmet eylesin.Küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir insandı.iyi ve dürüst bir lider oldu. başımız sağolsun.
manik
06-11-2006, 01:47:52 AM
evet allah rahmet eylesin.Küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir insandı.iyi ve dürüst bir lider oldu. başımız sağolsun.
Allah taksiratını affetsin ....................
korjuyorum
06-11-2006, 01:52:38 AM
İnsan
elbette senden güzel olacaktı
çizdiğin resim
yaptığın heykel
senden büyük olacaktı
senden yakışıklı
elbette senden doğru söyliyecekti
yazdığın şiir
elbette senden çok duyacaktı
söylediğin türkü
sen olduğundan büyüksün
sen olduğundan iyisin
sen olduğundan güzel
Bülent Ecevit
MEAMETH
06-11-2006, 01:56:12 AM
Elele Büyüttük Sevgiyi
birlikte ögrendik seninle
avucumuzda yüregi çarpan
kusa sevgiyi
elele duyduk kumsalda denizin
milyon yilda yonttugu
tasa sevgiyi
tirtillari tanidik seninle baharda
tirtilken daha sevmeyi ögrendik
sevgiden üreyen kelebegi
topragi evimiz gibi sevdik seninle
birlikte sevdik kuru toprakta
ev kuran köstebegi
köstebeginden topragina tasina
tirtilindan kelebegine kusuna
elele sevdik bu dünyayi
acisiyla sevinciyle sevdik
yaziyla kisiyla sevdik
köy - köy ülke - ülke
gökler gibi sardi dünyayi
yagmur gibi sizdi dünyaya
dünya kadar oldu sevgimiz
elele büyütüp elele derdik
elele derip insana verdik
verdikçe çogalan sevgimizi
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 01:59:40 AM
Yapamadığımız
-Rahşan'a-
akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi
soyunmak vardı derdinden evrenin
bir entari serinliğini giyinmek
kendi derdini tespih gibi çekmek elinde
yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü
karşında polisiye roman okumak vardı
sorgusuz bakışmak yoruldukça gözlerimiz
sevinçsiz gülmek üzüntüsüz ağlamak
oturmağa konuklar gelmesi bazen
çevresinde bir masanın kaygısız
sıcacık konularda bir demli çay gibi
bilmedik komşularla konuşmak
dünyamızla uyuşmak vardı
oyunda sonunu görmeden oynamak
sevinebilmek kazandığına
yitirdiğine yerinebilmek
düşünmiyebilmek yoruldukça düşünmekten
kamaştıkça örtebilmek gözlerini
düşlerde bile ışıktan sakınarak kendini
uyayabilmek vardı vaktinde rahat
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 02:02:59 AM
Yarın
birşeyler olacak yarın
duruşundan belli
kırdaki atların
bulutların koşuşundan belli
kazışından köstebeklerin toprağı
karıncaların telâşından belli
birşeyler olacak yarın
belki bir tomurcuk
belki bir ağacın düşen yaprağı
belki de bir çocuk
pek o kadar göremesek de uzağı
kuşların uçuşundan belli
birşeyler olacak yarın
öbürgünden önemsiz
yarından önemli
Bülent Ecevit
MEAMETH
06-11-2006, 02:16:20 AM
[B]Çanakkale
Söyle Arkadaşım' dedi Anadolulu Mehmet
yanıbaşındaki Anzak erine
'nereden kopup gelmişsin,
neden çökmüş bu mahsunluk üzerine?'
'DUNYANIN ÖBÜR UCUNDAN' dedi gencecik Anzak
'Öyle yazmışlar mezar taşıma.
doğduğum yerler öylesine uzak,
örtündüğüm topraksa gurbet bana.'
'Dert edinme arkadaşım'dedi Mehmet
'değil mi ki bizlerle birleşti kaderin,
değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet,
sende artık bizdensin,
sende bencileyin bir Mehmet'
Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
'ya sen dedi Mehmet
oyun çağındaki İngiliz erine,
'yaşın ne senin kardeş
böylesine erken buralarda işin ne?'
'yaşım sonsuza dek onbeş'
dedi ufak tefek İngiliz eri.
'köyümde askercilik oynar
coştururdum trampetimle bizimkileri
derken kendimi cephede buldum
oyun muydu, gerçek miydi anlamadan,
bir sahici kurşunla vuruldum.
Sustu boynumdaki trampet,
son verildi böylece oyundan bozma işime
Gelibolu'da bana da bir mezar kazıldı
mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ' yazıldı.
Öyküm de künyem de bundan ibaret.'
Yağmur yağıyordu usul usul toprağa
gozyaşları düşerek üstüne sanki
damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa
sahibini yitiren bir trampet.
'ya sizler' dedi Mehmet
dünyanın dört kıtasından
mezarlar dolusu erlere,
'hangi rüzgar savurdu sizleri
bu bilmediğiniz yerlere'
kimi İngilizdi, kimi İskoç
kimi Fransızdı, kimi Senegalli
kimi Hintli kimi Nepalli
kimi Avustralya'dan kimi yeni Zelanda'dan Anzak
gemiler dolusu asker
her biri niye geldiğinden habersiz
Gelibolu'nun oya gibi koylarından şizarak
tırmanmışlardı dağa bayıra
siper siper yara gibi yarılan toprak
mezar olmuştu savaş ardından onlara.
Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR
Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ
kiminin de mezar taşında
on altı on yedi on sekiz yaşında
EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı.
Çanakkale topraklarında,
her birinin erken biten yaşam öyküsü
eski yazıtlar gibi taşlara böyle kazılı.
'Anlamaz mıyım' dedi 'halinizden kardeşler'
adına yazılı taşı bile olmayan asker
Anadolulu Mehmet
'ben de yuzyıllarca yaban ellerde
neyin uğruna bilmeden can vermişim
kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
ilk kez Çanakkale'de ermişim.
Uğrunda can verdikce vatandı ancak
ekip biçtiğim padişah mülkü toprak
değil mi ki sizler alamasanız bile
bu topraklar almış sizi sizleri basmış bağrina
sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale.
Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
Bir garip savaştı Çanakkale savaşı
kızıştıkça kızginlığı dindiren
ara verildikçe ateşe
düşmanı kardeşe
döndüren bir savaştı.
Kıyasıya bir savaştı
ama saygı üreten bir savaş
yaklaştıkça birbirine
karşılıklı siperler
gönüller de yakınlaştı
düştükçe vurusanlar toprağa
dostlar gibi kaynaştı.
Savaş bitti.
Ölenler kaldı sağlar gitti
köylü köyune döndü evli evine
kır çiçekleri geldiler akın akın
çekilen askerlerin yerine
yaban gülleri, dağ laleleri, papatyalar,
kilim kilim yayıldılar toprağa.
Siper siper
toprağın savaş yaralarını örttüler
koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine.
Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle
silah yerine saban tutan elleriyle
geri aldi savaş alanlarını doğa
can geldi toprağa silindikçe kan izleri.
Yeryüzünde cennet oldu öylece
o cehennem savaş yeri
şimdi Çanakkale Gelibolu
bahçe bahce, ülke ülke
mezar dolu.
Üstü cennet altı mezar
Çanakkale toprağının
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.
Huzur içinde uyusun
vuruştukları toprakta
kavgadan kinden uzakta
yanyan dostça yatanlar.
Bülent Ecevit [/B
http://img524.imageshack.us/img524/2554/0413bulenteceviten8.jpg (http://imageshack.us)
korjuyorum
06-11-2006, 02:33:57 AM
Sınır
dur yolcu bura sınır
yabandır yasaktır ötesi
çiçeklerden seçemezsin
kokuları renkleri bir bir
kuşdan pasaport sorulmaz
gümrüksüz geçer yüküyle karınca
dur yolcu bura sınır
sen geçemezsin
dereye bakma durmaz akar
öteden de içer ceylan bu suyu
dur yolcu bura sınır
sen geçemezsin
dur yolcu bura sınır
ne çizili ne yazılı
geçemezsin yine de silemezsin
içinde kazılı
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 02:35:20 AM
Uyum
-halk ozanı Levnî'ye özen-
boşluğa bulut buluta yağmur
yağmura toprak ne güzel uymuş
gündüze güneş güneşe tarla
tarlaya başak ne güzel uymuş
başağa buğday buğdaya insan
insana emek ne güzel uymuş
emeğe eylem eyleme yürek
yüreğe sevgi ne güzel uymuş
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 02:38:58 AM
Taka
takalar geçiyor allı yeşilli
takalar geçiyor dümenleri lâzlı
takalar geçiyor en nazlı
yelkenlilerden de güzel
güvenli sularda işsiz dönenen
gezi yelkenlerinden çok duyarak denizi
takalar geçiyor enginlere
yamalı göğsünü gere gere
takalar geçiyor yükle yürekle
takalar geçiyor emekle dolu
günlük güneşlik kıyılarından kopmuş
denizlerde Anadolu
kıyılar kadın olmuş
açılır gider erkeği
takalar takalar toprağın
denizde çarpan yüreği
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 02:40:02 AM
Yargı
öldürenle katiliz çalanla hırsız
tümümüz sanığız tümümüz savcı
tümümüz suçlu tümümüz yargıç
kimi aklar kimi suçlarız
kimi bağışlar kimi asarız
kendimizi başkasında
hergün bıçak saplı
birinin arkasında
vurulan da biziz vuran da
Bülent Ecevit
MEAMETH
06-11-2006, 02:41:15 AM
Ben Misin
dirilten misin beni govdem
olduren misin bilmem
gorduren misin beni gozum
korleten misin bilmem
bildiren misin bana basim
gizleyen misin bilmem
bir ben varim benden ote
ben misin bilmem
Bülent Ecevit
kül olayım kerem gibi yana yana.
ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..
(Nazım Hikmet Ran'a Aittir)
korjuyorum
06-11-2006, 02:41:16 AM
Av
ormanın kuytusunda vurulan geyik
hayvanlar acınla suskun
dallar yasınla eğik
boynuzlarında çizgilerinde gözlerinde
avcının söndüremediği iyilik
Bülent Ecevit
MEAMETH
06-11-2006, 02:42:40 AM
saolun şiirler için..Allah taksiratını affetsin..Mekanı cennet olsunn...
hepinize iyi geceler
korjuyorum
06-11-2006, 02:42:51 AM
Bach Sonat'ı
ne ben sorayım seni
ne sen beni sor
soyunmuş seslerimiz tenden
boşlukta bir aşk örüyor
ses olmuş duygular
yaklaşır dalga dalga zamansız
kavuşsa da seslerimiz birbirine
biz kavuşamayız
ne kollarımız var saracak
ne öpecek dudaklar
ne görülecek yüzümüz var
ne görecek göz
biz aşk örüyoruz boşlukta
çizgiden soyut
zerreden öz
Bülent Ecevit
aslankral
06-11-2006, 09:45:18 AM
allah rahmet eylesin
korjuyorum
06-11-2006, 10:19:24 AM
Köylü kadınlar
köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar
topraktan doğup da toprağı yoğurandıur onlar
veresiye canlarını doğurandır onlar
köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar
yüzleri güneştir onların yanık
ayakları topraktır onların yarık
doyulmadan güzelliğine
tarlalarda solandırlar
köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 10:24:27 AM
promete şimdi kentte
kayalara bağlı değil
beton duvarlarla çevrilidir
kartalların giremiyeceği bir semtte
kendi kendini kemirir
Bülent Ecevit
korjuyorum
06-11-2006, 10:26:42 AM
Pülümür'ün yaşsız kadını
Pülümürün bir dağ köyünde gördüm onu
yaşını sordum bir giz gibi güldü
kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz
yüzüne baktım bir giz gibi güldü
bir asa vardı elinde
bir solmuş kırallığın
kadifeden harmanisi üzerinde
bir hititliydi o bir selçukluydu
bir ermeniydi bir kürttü
bir türk
yaşını sordum bir giz gibi güldü
koluma girdi bir soylu kadınca
tozlu köy yolunda sürüyerek eteğini
beni tek gözlü sarayına götürdü
köy yapısı kulübesinin
zamanı onda yitirdim ben
yitik zamanlara onda eriştim
en soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında
bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliliğim
Bülent Ecevit
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.