PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 [20] 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42

tatyanajetaime
09-06-2006, 18:49:02 PM
Bir han köşesinde kalmışam hasta
Gözlerim kapıda kulağım seste
Kendim gurbet elde gönül heveste
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.
Erzurum dağları duman dildedir
Başım yastıktadır gözüm yoldadır
Aslı hayın yârdır adam aldadır
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.
Erzurum dağları kardır geçilmez
Gizli sırdır her adama açılmaz
Ayrılık şerbeti zehir içilmez
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.
Felek sen mi kaldın bana gelecek
Akıttın göz yaşım kimler silecek
Kerem'e dediler Aslı'n gelecek
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.

tatyanajetaime
09-06-2006, 22:02:40 PM
İstersen Al Götür Beni

Ölümsüz gülüşünle başlıyorum
Her güzelliğe, her sevince
Bir yağmur ince ince
Sürerken beni başka zamanlara

Zamanla yorgun hanlara
Dönüyor işte gördün herşeyim
Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim
Sınırsız bir boşluğu süre süre
Yorgunum çok uzaklardan geldim
Kaygılar, sıkıntılar yaşadım uzun uzun
Korkuyu yakından tanıdım
Ölümsüz düşmanı oldum korkunun

Şimdi bakışınla bağlanıyorum
Kocaman bir dünyaya umutla
Bir akşam aşılmaz kaygılar
Çağırırken beni sonsuzluğuma

Sıcaklığın beni alıştırıyor
Soğuk ve yağmurlu akşamlara
Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum
Ellerine, ayaklarına, saçlarına

Afşar Timuçin

tatyanajetaime
09-06-2006, 22:03:24 PM
Unutamadigim


Açardin,
Yalnizligimda
Mavi ve yesil,
Açardin.
Tavsan kani, kinali - berrak.
Yenerdim acilari, kahpelikleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindani
Gözlerin hani?

"To be or not to be" degil.
"Cogito ergo sum" hiç degil...
Asil is, anlamak kaçinilmaz'i,
Durdurulmaz çigi
Sonsuz akimi.

Içmek,
Gözlerinde içmek ayisigini.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tilsimina.
Gözlerin hani?

Canimin gizlisinde bir can idin ki
Kan degil sevdamiz akardi geceye,
Siktikça cellad,
Kemendi...

Duymak,
Gözlerinde duymak üç - agaçlari
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gözlerin hani?

Ahmed Arif

tatyanajetaime
09-06-2006, 22:04:03 PM
Üsüyorum


Izdirabimin sirri
Kördügüm bilmecede
Hatiralar tutusur
Alevden bir gecede
Üsüyorum

Kan sizar yüregimden
Halimi bilmez fertler
Kambur üstüne kambur
Sirtimda yüklü dertler
Tasiyorum

Zayif tutsak bedenim
Kurtulurken tuzaktan
Iste ölüm melegim
El ediyor uzaktan
Kosuyorum

A. Kasım Baltacı

angel_s_sister
10-06-2006, 04:16:12 AM
Unutamadigim gerçekten mükemmel bi şiir bende çok severim ustanın yüreğine senin ellerine sağlık kankacım iyiki paylaştın

mermeri
13-06-2006, 02:04:22 AM
devamını bekleriz kardeşim çok teşekkürler

SemiX
19-06-2006, 15:04:07 PM
Gözlerim yeminli ağlamamaya
Karanlığın içinden bir ses ismimi fısıldıyor
Derken bir müzik ağır ağır, usul usul
Ve sen ellerin omuzlarımda
Tutup çekiyorsun beni karanlıktan
Sonra bir kayanın üzerinde devam ediyoruz
Denizin üzerinde batan bir güneş var sadece etrafta
Bir yağmur başlıyor, sonra
Uçuyoruz dans ederek
Bulutların üzerinde
Mehtapla devam ediyoruz
Kıskanıyor bütün yıldızlar

Birden çekiyorsun ellerini omuzlarımdan
Göremiyorum gözlerini
O an düşüyorum
Bin yağmur damlası benimle
Bir ses bana uyan uyan diyor
Bunlar rüya
Kalkıp bakıyorum etrafıma
Omuzumda yanık izleri
Saçlarımda o yağmur
Ve o müzik hala kulaklarımda
İlk defa gözlerim o gün bozuyor yeminini
Keşke gerçek olsaydı diye diye
Ben sana ölümümü verdim
Sen gözlerini göster yeter

ELMA ÇİÇEGİ
19-06-2006, 15:07:04 PM
Ben sana ölümümü verdim
Sen gözlerini göster yeter

buda güzeldi sagolasın

angel_s_sister
20-06-2006, 03:22:20 AM
Birden çekiyorsun ellerini omuzlarımdan
Göremiyorum gözlerini
O an düşüyorum
Bin yağmur damlası benimle
Bir ses bana uyan uyan diyor
Bunlar rüya
Kalkıp bakıyorum etrafıma
Omuzumda yanık izleri
Saçlarımda o yağmur
Ve o müzik hala kulaklarımda
İlk defa gözlerim o gün bozuyor yeminini
Keşke gerçek olsaydı diye diye
Ben sana ölümümü verdim
Sen gözlerini göster yeter


çok güzeldi sağol

foksi
20-06-2006, 03:51:18 AM
Ben sana ölümümü verdim
Sen gözlerini göster yeter

diyecekte bir kelime kalmıyor...
teşekkürler dostum...

ELMA ÇİÇEGİ
23-06-2006, 12:11:16 PM
:'( :'( :'( :'(
:'( :'( :'(
:'( :'(
:'(
Bana bunu yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin.
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin
Görüyorsun işte
Gittin
Ve de bittin…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
İşte ellerimde
Suç ortağın bir sinema bileti
Bir pastane köşesi
Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için
Oraya bırakırdım kalbimi…

Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kan kırmızısı yağmurlar
Yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
Beni böyle çıldırtmayacaktın!

Artık
Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
Söyle
Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini? ..
Bil ki
Bundan böyle
Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ömrümce
Sarılmam yasak sana!..


ahmet selçuk ilkan

:'(
:'( :'(
:'( :'( :'(
:'( :'( :'( :'(

angel_s_sister
24-06-2006, 12:15:53 PM
bu şiir gerçekten çok beğendiğim bi şiir e.ç (bana bunu yapmayacaktın) a.selçuk ilkan'ın kendi sesinden dinlemek çok daha bambaşka bir tat ama tavsiye ederim...

ertug1973
25-06-2006, 15:54:04 PM
ya süpersiniz arkardaslar sayanizde siiri sevmeye basladım

moonmen
26-06-2006, 12:44:26 PM
Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var, dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal, makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi.

öMER HAYYAM

AMIRAL
26-06-2006, 12:54:11 PM
Güzel sözler söylemiş Ömer Hayyam ....

Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal, makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.

rebelfirst
28-06-2006, 15:56:13 PM
Deniz kenarında martıları dinliyorum
Aç karınlarını doyuruyorum
İlk vapur seferlerinde
Martıların yerinde olmayı isterdim
Senin beni sevda kırıntılarıyla doyurmanı
Soruyorum sana
Ben aşkımı rüzgara anlattım
Dokundumu yüreğine hafiften
Ben aşkımı güneşe anlattım
Yaktımı yüreğini derinden
Ben aşkımı yıldızlara anlattım
Göz kırptılarmı içten
Şimdi sıra aşkımı sana haykırmaya geldi
Seni seviyorum seni seviyorum
Gözlerini gözlerimde görmek
Kalbinin bana ait olduğunu bilmek
Yağan yağmurun altında yürümek
Yediğim ekmeği ikiye bölmek
Seninle bir ömrü paylaşmak istiyorum
Benimle uzun ve yorucu maceraya atılmak için ilk adımı atarmısın


osman koca

foksi
28-06-2006, 16:06:49 PM
Gözlerini gözlerimde görmek
Kalbinin bana ait olduğunu bilmek
Yağan yağmurun altında yürümek
Yediğim ekmeği ikiye bölmek
Seninle bir ömrü paylaşmak istiyorum
Benimle uzun ve yorucu maceraya atılmak için ilk adımı atarmısın

teşekkürler dostum paylaştığın için...

angel_s_sister
28-06-2006, 18:56:22 PM
güzel şiirmiş paylaştığın için teşekkürler

kapkaranlık
01-07-2006, 18:29:43 PM
Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun.
Ben ağlıyordum, kimse bilmiyordu.
Sende sevdayı tatmıştın belli belirsiz,
bense yüreğimden vurulmuştum apansız.

angel_s_sister
01-07-2006, 18:31:59 PM
Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun.
Ben ağlıyordum, kimse bilmiyordu.
Sende sevdayı tatmıştın belli belirsiz,
bense yüreğimden vurulmuştum apansız.



yüreğine sağlık kısa ve öz :)

kapkaranlık
01-07-2006, 18:37:47 PM
Dört mevsimi andıran gözlerin vardı,
Her gördüğümde, bin ümide yol açardı.
Karanlığı olmayan günler gibiydin...
Rüya gibi, hayal gibi duygusal,
Hani o bakışların ki, bir ömre bedel...
Serin sonbaharlarda, rüzgar gibi eserdin,
Bu dargınlık, bu hicran nedir?
Ben susuz bırakmadım ki, sevginin güllerini,
Sevdalı gönlüm, bir suçlu gibi ezik...
Oysa giden sendin, bırakıp ellerimi.
Düşünüp duruyorum, geçti aradan yıllar,
O körpe dudaklarınla, beni hiç öpmüş müydün?
Sen giderken, ayrılık ne şekildi unuttum...

kapkaranlık
01-07-2006, 18:42:10 PM
Bir genç kız yüreğiydi ezilen,
Koyup da iki demir arasına ezdiler,
Ne örs duydu, ne çekiç o ağlarken...
Duymadı kimseler, işitmediler o Leyla’yı,
Şu karşı kerpiç evden yükselen vaveylayı!
Kimseler el çalmadı, kimse oynamadı,
Bir davul, bir zurna eşliğinde,
Gıcırdayan bir kapıdan çıkardılar,
Sanki bir goncayı, dalından kopardılar...
Eski bir arabaya, bir mal gibi yüklediler,
Arkadan kovalayan var gibi alıp gittiler...
Bir genç kız yüreğiydi ezilen...
Bir kış günü, kar yağarken gelin ettiler.
Yavuklusu ağladı arkalarından,
Aslında geride değişen bir şey yoktu,
Sadece bir kaşık eksilmişti sofralarından.
Yanlış, yanlıştı anladılar ama, sonradan.
Bir genç kız yüreğiydi ezilen,
Koyup da iki demir arasına ezdiler,
Ne örs duydu, ne çekiç, o ağlarken,
Bir kış günü, kar yağarken gelin ettiler...
Hayırlı bir iş yapar gibi mesut,
Oysa, ne kadar büyük bir günah işlediler...

Ertğ
01-07-2006, 19:05:33 PM
sağol paylaştığın için kapkaranlık..

Ertğ
01-07-2006, 19:07:23 PM
Oysa giden sendin, bırakıp ellerimi.
Düşünüp duruyorum, geçti aradan yıllar,
O körpe dudaklarınla, beni hiç öpmüş müydün?
Sen giderken, ayrılık ne şekildi unuttum...

güzelmiş hoşuma gitti sağol paylaşımın için..

Ertğ
01-07-2006, 19:08:56 PM
sade ama güzel olmuş sağol..

tatyanajetaime
01-07-2006, 19:32:22 PM
Oysa giden sendin, bırakıp ellerimi.
Düşünüp duruyorum, geçti aradan yıllar,
O körpe dudaklarınla, beni hiç öpmüş müydün?
Sen giderken, ayrılık ne şekildi unuttum

Eline sağlık çok güzeldi

tatyanajetaime
01-07-2006, 19:34:57 PM
Zekeriyya BİCAN ın Bir Günah işlediler şiirini bizlerle paylaştığın için teşekürler. Gerçektende çok hüzünlü bir şiirdir

tatyanajetaime
01-07-2006, 19:37:09 PM
Teşekkürler yine Zekkeriya Bican ın güzel bir şiiri ama ilk dörtlüğü şiirin tamamı ise şöyle

YAĞMUR ÇİSELERKEN

Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun,
Ben ağlıyordum, kimse bilmiyordu...
Sen de sevdayı tatmıştın belli belirsiz,
Bense yüreğimden vurulmuştum apansız.
Yağmur çiseliyordu, sen gidiyordun...
Ben bir onulmaz yarayı alıp giderken,
Görünmez bir el, yanaklarımı siliyordu,
Belki bir gün, belki bir gün, diyordu…
Görünmez el, hiç ama hiç görünmüyordu.
Eller çaresiz, gözler ümitsiz, kalp kimsesizdi.
Yüreğimi prangalara vurmuştu,
Bir tarifsiz yalnızlığa alıp götürüyordu...
Yağmur çiseliyordu, gözlerimle beraber,
Ya ben yağmura,
Ya da yağmur bana eşlik ediyordu...
...Ve sen gidiyordun,
Yürek gidiyordu ağır yaralı, vurgundu...
Yağmur dinmişti neden sonra, güneş doğmuştu,
Gözlerimdeki o yağmur neden dinmiyordu?
Bir görünmez el yanaklarımı siliyordu,
Ve hâlâ, ‘belki bir gün, belki bir gün’, diyordu...

Zekeriyya BİCAN

kapkaranlık
01-07-2006, 20:22:22 PM
sağol gökhan devamını ben hatırlayamadımdı. .... teşekkürler

angel_s_sister
01-07-2006, 22:25:13 PM
Oysa giden sendin, bırakıp ellerimi.
Düşünüp duruyorum, geçti aradan yıllar,
O körpe dudaklarınla, beni hiç öpmüş müydün?
Sen giderken, ayrılık ne şekildi unuttum...
__________________


dostum çok güzel şiir paylaştığın için sağol

angel_s_sister
01-07-2006, 22:26:38 PM
daha önce çok okumuşdum paylaştığın için sağol dostum ;)

angel_s_sister
01-07-2006, 22:29:04 PM
kankam sende sağol tamamını görmüş oluk ;)

SemiX
03-07-2006, 15:01:37 PM
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?

Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?



Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?

Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?





Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?

Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?

Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?

Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.

Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?

Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?

Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?

Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?

Hangi cama kafa atsam?

Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?

Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?



Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.

Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.

Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?

Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?

Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?

Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?

Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?

Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?

Hiç sanmam! ...

Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .

Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.

Hangi mübarek dua,

Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?

Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?

Olur mu be! . olur mu?

Bu da benim gibi adama yapılır mı?

Aşk dediğin mendil mi?

Buruşturup bir kenara atılır mı?

VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?



Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?

Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?

Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?

Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?

Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?

Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?

Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?

Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?



Dağ gibi adamı eze eze! .....

Hangi anası tipli parlak çömeze,

Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?

Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?

Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?

Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?

Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?

Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?

Ve! .. Hangi su bağışlatır?

Hangi musalla temizler seni?



Bu Nasıl Ayrılık?...

YUSUF HAYALOĞLU

SemiX
03-07-2006, 15:04:31 PM
Pencereden baktığımda görüyorum


Senin yüzün incir yaprağında

Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen

Bir kedinin kıvraklığında



Aynada dururken görüyorum

Kırmızı öpüşün sol yanağımda

Dişimi fırçalarken senin ağzın

Serin suların berraklığında



Rakı devrilmiş masalarda yokluğun

Veya benden önce kalkıp gitmişliğin

Gece boyu dolandığım barlarda

Sarhoşlara tekrarladığım adın

Balıkçı kahvesinde, çorbacıda, kenarlarda



Dökülmek istemiyorum hayır! ..

Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında

Bilmediğim soruların açtığı çukuru

Yalanlarla doldurmak istemiyorum



Seni kaybettim galiba

İki taşın arasında kaldım

Bu, benim hatam değildi

Seni ben çook geç tanıdım



Derin acılar bahçıvanı

Yüreğime ne ektin böyle...

Aşk korkağını bağışlar mı?

Söyle...



Aramak ne kötü herkeste seni

Her gözde bulup yanılmak seni

Ah turuncu rüyalar güzeli

Hem kendini yok ettin

Hem beni



Başka ne acıtabilir içimi

Yaşım kırkı devirmişken

Seni böyle patavatsızca sevmişken

Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken

Başka ne...



Seni vefasız aşklara bırakıyorum

Yüzümü kırılan bardaklarda ara

Düşünme ben ne olurum

Sanırım bi daha onarılmaz

İncinen gururum

YUSUF HAYALOĞLU

albruz21
03-07-2006, 15:17:31 PM
hangi rüzgar şarkı söyler o ay tanrıça sı teninde....Büyük Usta'ya saygılar paylaşıma tesekkürler..

angel_s_sister
03-07-2006, 15:54:21 PM
Seni kaybettim galiba

İki taşın arasında kaldım

Bu, benim hatam değildi

Seni ben çook geç tanıdım



okurken gözlerim doldu çok teşekkür ederim dostum

ELMA ÇİÇEGİ
03-07-2006, 18:55:40 PM
eyvallah güzel yazmıssın

tatyanajetaime
03-07-2006, 19:48:11 PM
Teşekkürler Yusuf Hayaloğlunun güzel bir şiiridir. Eline sağlık

k_a_d_i_r
03-07-2006, 21:31:35 PM
ŞİİRİ yazan güzel yazmış da senin burda bu şiiri hepimize okuma fırsatı vermen çok nazik eyvelleh kardeş

askprens
04-07-2006, 01:17:51 AM
şiirler tam siteye yakışır vasiyette arkadaşlar ellerinize sağlık

askprens
04-07-2006, 01:23:20 AM
incinen gurur bu kadar güzel ve tam anlamıyla anlatılır

askprens
04-07-2006, 01:34:51 AM
ellerine sağlık arkadaşım çok güzel

tatyanajetaime
05-07-2006, 18:27:40 PM
Ahmet Öner in güzel bir şiiri paylaştığın için teşekkürler

tatyanajetaime
05-07-2006, 18:49:44 PM
Yusuf hayaloğlunun çok sevdiğim bir şiiridir teşekkürler

oykun77
30-07-2006, 17:32:50 PM
Seziyorum ki kaçacaksın
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende

Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende

Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende

Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende

Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende

Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende

Aziz Nesin

oykun77
30-07-2006, 17:33:52 PM
67 yaş

Benim doğduğum gün
Günler uzamaya başlar
Öyle bir öleceğim ki
Geceler uzamaya başlayacak
Ve öyle bir öleceğim ki
Günlerle gecelerden başka
Hiçkimse öldüğümü anlamayacak

AZİZ NESİN

pomiks
19-08-2006, 03:36:56 AM
Geçmiş günü beyhude yere yad etme
Bir gelmemiş gün için feryad etme
Geçmiş, gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak hayatını berbat etme
Niceleri geldi neler istediler
Sonunuda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin deil mi?
O gidenler de senin gibiydiler..
Dünya da ne var kendine dert ekleyecek
Bir gün gelecek ki can, bedenden gidecek
Zümrüt çayır üstünde sefa sür iki gün..
Zira senin de üstünde otlar bitecek..!!

birinciben
19-08-2006, 03:47:14 AM
rubai türünün en başarılı örneklerini verdiği kabul edilen iranlı şair. şu anda onun olduğu iddia edilen bir çok rubainin onun olup olmadığı bilinmemektedir çünkü rubailerini yazdığı defter kaybolmuştur.
kendisi islam, felsefe ve gökbilim konusunda oldukça yüksek derecede ilim sahibidir ve yazdığı rubailer hayat ve felsefe konusunda çok derin alnlamlar taşımaktadır. ancak bir çok yazar ve şair gibi rubailerindeki anlamlar derinlemesine inilmeden "düz" ve "sığı" bir şekilde anlaşıldığı için bir çok müslümanın gözünde bir kafir, daha doğrusu bir isyankardır. ancak rubailerindeki cümlelere derinlemesine bakıldığında yaşadığı zamandaki inançların bayağılığını, islamın, tasavvufun ne kadar basit olarak anlaşıldığını eleştirdiği, sade anlatmının içinde aslında ne kadar muhteşem söz sanatları ve "dokundurmalar" bulunduğu görülecektir..

pomiks
19-08-2006, 03:54:35 AM
Abdülbaki Gölpınarlı'nın araştırmalarından öğrendiğimize göre Hayyam'ın 1121-1122 yıllarında ölmüş, zamanında dörtlükleri, yıldızlar bilgisi, bir terazi buluşu, dünyasına küsmüşlüğü, ermişliği, herkesten başka türlülüğüyle tanınmış , masallaşmış bir bilge olduğunu ve kendi eliyle yazılmış hiç bir yazısı bulunmadığını ve dörtlüklerinin ölümünden sonra şurda burda birer ikişer yazıldıktan sonra toplu halde ancak onbeşinci yüzyılda kalma kitaplarda görüldüğünü öğreniyoruz...

----------------------------------------------------------

HAYYAM (Ebul Feth Ömer bin İbrahim; Ömer Hayyam da denir), iranlı şair ve bilgin (Nişapur 1044.ay.y 1123/1136). Hayatı, gençlik yılları kesinlikle bilinmiyor. Elde bulunan eserlerinden, hayatıyla ilgili olayları anlatan bazı kitaplardan, matık, felsefe, matematik ve astronomi konularında çalıştığı, bu alanlarda düzenli bir öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır. Hayyam ("Çadırcı" ) takma adını, atalarının çadırcılık yapmaları yüzünden aldığı söylenir. Ömer Hayyam, zamanında daha çok bilgin olarak ün kazandı. İran'ın, Selçuklular yönetiminde olduğu bir çağda yetişen Hayyam, Horasan ülkesindeki büyük şehirleri, Belh, Buhara ve Merv gibi bilim merkezlerini gezdi, birara Bağdat'a da gitti. Zamanının hükümdarlarından, özellikle selçuklu sultanı Melikşak ve Karahanlılardan Şemsülmülk'ten büyük yakınlık gördü. Saraylarında, meclislerinde bulundu. Reşidüddin'in "Cami-üt-Tevarih" adlı eserinde anlattığına göre Nizamülmülk ve Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ile okul arkadaşıydılar.

Gerek Hayyam'ın zamanında, gerek sonarki çağlarda yazılan kaynaklarda çağının bütün bilgilerini edindiği, o alanlarda derin tartışmalara girdiği, fıkıh, ilahiyat, kıraat, edebiyat, tarih, fizik ve astronomi okuttuğu yazılıdır. Ebu'l Hasan Ali El-Beyhaki onun çok bilgili bir kimse olduğunu, fakat müderrislik hayatının pek başarılı olmadığını bildirir. Ayrıca Zemahşeri ile uzun boylu tartışmalara giriştiğini, onun derslerine bile devam ettiğini, Zemahşeri'yi, bilgi bakımından beğendiğini yazar.

Hayyam'ın fizik, metafizik, matematik, astronomi ve şiir konularında değişik eserleri vardır. Bunlar arasında İbni sina'nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi de yer alır. Zamanında, bir bilgin olarak ün kazanan Ömer Hayyam'ın edebiyat tarihindeki yerini sağlayan, sonraki yüzyılarda da doğu islam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına yolaçan Rubaiyat'ıdır (Dörtlükler). Ömer Hayyam, iran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılır. Sonraları aralarına başkalarının eserleri de karışan bu rubailer iki yüz kadardır. Hayyam, oldukça kolay anlaşılan, yumuşak, akıcı, açık ve seçik bir dil kullanır. Şiirlerinde gerçekçidir. Yaşadıkları, gördüklerini, çevresinden, zamanın gidişinden aldığı izlenimleri yapmacığa kapılmaksızın, olduğu gibi dile getirir. Ona göre, gerçek olan yaşanandır, dünyanın ötesinde ikinci bir dünya yoktur. İnsan, yaşadıkça gerçektir, gerçek ise yaşanandır. En şaşmaz ölçü akıl ve sağduyudur. İnsan bir akıl varlığıdır. Gerçeğe ancak akıl yolu ile ulaşılabilir.

Onun şiirinde zamanın haksızıkları, softalıkları, akıl almaz saçmalıkları ince, alaylı, iğneleyici bir dille yerilir. Dörtlüklerinin konusu aşk, şarap, dünya, insan hayatı, yaşama sevinci, içinde bulunduğumuz geçici dünyanın tadını çıkarma gibi insanla sıkı bir bağlantı içinde bulunan gerçek eylem ve davranışlardır. Şiirlerinde işlediği konulara, çokluk felsefe açısından bakar. Aşk, sevinç, hayatın tadını çıkarma, Hayyam'a göre vaz geçilmez insan duygularıdır, insan hayatının ana dokusu bunlarla örülüdür. Bazı dörtlüklerinde filozofça derin bir sezgi, açık ve seçik bir insan severlik duygusu, gösterişten, aşırılıktan uzak bir yaşama anlayışı görülür. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir. Batı ülkelerinde adına bir çok dernek kurulmuş, rubaileri bütün bati dillerine, bu arada birçok defa Türkçeye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adı altında tercüme edilmiştir...

Meydan Larousse, Cilt 8, S. 536

birinciben
19-08-2006, 03:59:37 AM
ferman sende ama guzel ya$amak bizde
senden ayigiz bu sarhoş halimizle
sen insan kani içersin biz uzum kani
insaf be sultanim kotuluk hangimizde

*********************************

yel eser, umutlar savrulur gider;
sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler;
altın gümüş nen varsa harcamaya bak!
ölür gidersin, düşmanın gelir yer.

*********************************

ey bütün bir evrenin
en seçkin yaratığı olan sen!
sen ki;
iki gözümden ve canımdan
daha da azizsin.
ey güzel kimse!
candan aziz birşey yoktur.
sen bana;
candan da yüz kere daha azizsin.

********************************

şarap içmediğin için,
sarhoşlara sövme.
eğer allah tövbe verirse,
ben sadece
şarap içmemek için tövbe ederim.
sen;
şarap içmemekle övünüyorsun.
ancak;
öyle ayıp işler ediyorsun ki,
şarap onların yanında
yüz kere zemzemle yıkanmıştır.

*******************************

ne cehennemi hak ettim,
ne cennete layığım.
benim toprağımı ne ile yoğurduğunu
allah bilir.
fakir, kafir, çirkin, fahişe gbiyim.
ne dinim var ne dünyüm.
ne de;
cennet umudum var.

********************************

benim şarap içmem
keyiften değildir.
ara bozmak,
din ve terbiyeyi
terk etmek için de değildir.
isterim ki,
arada bir nefes alayım.
şarap içmem;
işte bu sebepledir.

********************************

varlık yokluk derdini şu kafandan sil
bırak densiz işleri de kendini bil
gerin şöyle oh derin nefes al
kaç nefes alacağın belli değil

********************************

adam olduysan hesap ver kendine:
getirdiğin ne? götüreceğin ne?
şarap içersem ölürüm diyorsun:
içsen de öleceksin, içmesen de!

********************************

camiye gittim kimbilir niye
ne namaz kilmaya , ne dua etmeye
eskiden bir kilim yurutmustum
o eskidi, gittim yenisini yurutmeye.

********************************

senin yasani cignemeyen var mi ki soyle
gunahsiz bir omrun tadi ne ki soyle
kotuluk yapan beni kotulukle cezalandirirsan sen
sen ile ben arasinda ne fark kalir soyle

********************************

kim demiş haram nedir bilmez hayyam?
ben haramı helalı karıştırmam
seninle içilen şarap helaldir,
sensiz içilen su bile haram

********************************

sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri;
şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

********************************

dunyada akla deger veren yok madem,
akli az olanin parasi cok madem,
getir su sarabi, alsin aklimizi:
belki boyle begenir bizi el alem!

********************************

niceleri geldi , neler istediler,
sonunda dunyayi bırakip gittiler.
sen hic gitmeyecek gibisin, degil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler

********************************

geçmis günü beyhude yere yâd etme,
bir gelmemis an için de feryat etme ,
geçmis gelecek masal bunlar hep
eglenmene bak ömrünü berbat etme.

benim halimden haber sorarsan,
bir cift sozum var sana, yurekten
sevginle girecegim topraga,
sevginle cikacagım topraktan

dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,
bir gün gelecek ki can bedenden gidecek, zümrüt çayir üstünde, sefa sür iki gün ...
zira senin üstünde de otlar bitecek

********************************

tanrı bizi çamurdan yarattığında,
biliyordu bu dünyada işimiz ne olacak.
işlediğim günahlar hep onun emriyledir,
o halde cehennemde beni niçin yakacak?

********************************

hep boşa geçti bütün yaşam tanrımız evyah!
ruhuma kir bulaşmış ve her yer yediğim haram, ah!
"yap" emrine direndim asla yapmadım bağışla;
sen "yapma" deyince inatla yaptım tövbeler allah!

********************************

bu sonsuza dek varan evrenden
iki tür insan çıkar ancak sevinen
ya habersizdir gidişinden dünyanın;
ya haberi vardır hep iyiden, kötüden

********************************

bir elde kadeh bir elde kuran,
bir helaldir işimiz bir haram.
su yarım yamalak dünya da,
ne tam kafiriz ne tam müslüman.

********************************

cennette huriler varmıs kara gözlü,
içkinin de oradaymış en güzeli.
desene biz tam cennetlik olmusuz,
bak bir yanda şarap diğer yanda sevgili.

*******************************

yasamanın sırlarını bileydin
ölümün sırlarını da çözerdin;
bugün aklın var, bir sey bildigin yok:
yarın, akılsız, neyi bileceksin?

*******************************

"ırmaklarından şaraplar akacak" diyorsun,
cennet-i ala meyhane midir?
"her mümin'e iki huri vereceğim" diyorsun,
cennet-i ala kerhane midir?