Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri
tatyanajetaime
10-03-2006, 22:10:55 PM
Teşekkürler güzel şiirlerdir. Şiir paylaşırken buraya eklersen daha düzenli bir bölüm olacaktır.
ben
11-03-2006, 17:08:05 PM
GURBET AKŞAMLARI
Güneşin battığı yerde
Solar gurbet akşamları
Beni türlü türlü derde
Salar gurbet akşamları
Gönlümü hep hüzün sarar
Gözlerim bir dostu arar
Dostu bulsan neye yarar
Çalar gurbet akşamları
İplik iplik çözülürsün
Yâd gözlerle süzülürsün
Sen ağlayıp, üzülürsün
Güler gurbet akşamları
Duymaz kimseler çağrını
Kimse dindirmez ağrını
Üstelik yanık bağrını
Deler gurbet akşamları
Tuzsuz aşın tuzu gibi
Zemherinin buzu gibi
Anasız bir kuzu gibi
Meler gurbet akşamları
Bir gün gelir çile biter
Her çileye gurbet yeter
Sılam gözlerimde tüter
Bilir gurbet akşamları
Düşme gurbetin ağına
Keskin dişli tarağına
Kanımızı toprağına
Çiler gurbet akşamları
Salar dertlere başını
Zehir eder su, aşını
Timsahların gözyaşını
Siler gurbet akşamları
Şu gurbette hasret saklı
Buralarda zalim haklı
Ellere kanmayan aklı
Çeler gurbet akşamları
Vurur seni hep arkadan
Bilir şu gurbeti tadan
Yüreğimi tam ortadan
Böler gurbet akşamları
Hasrete razıyım dünden
Saniye düşerim günden
Lakin zamanı kökünden
Yolar gurbet akşamları
Şehre karanlık çökünce
Güneş nurunu çekince
Yüreğimi ince ince
Dağlar gurbet akşamları
Dertler kapını aralar
Hasret gönlünü yaralar
Senle beraber karalar
Bağlar gurbet akşamları
Gönül burda dostun arar
Dost diye taşları sarar
Her gün infazıma karar
Kılar gurbet akşamları
Ercan Demirci
ben
11-03-2006, 17:09:58 PM
Anacığım
Oy benim derdim ortağı, başım tacı anam!
Sensiz bu gaddar dünyaya ben nasıl katlanam..
Hakkın helal et, affeyle beni affet anam,
Bilmem nasıl öderim senin hakkını Ana...
****
Muhtacım merhametli senin şevkatli sevgine,
Dua eder hayır dilerdin her bir işime..
Bin yıl uyurum biran giriversen düşüme,
Bilmem nasıl öderim senin hakkını Ana...
****
Uzunca uzanıp baş koyunca bir dizine,
Senin o eşsiz sevgin sarar şevkat bezine..
Hızır olurda yetişirdin her müşkül derdime,
Bilmem nasıl öderim senin hakkını Ana...
****
Sırtımda ta Kabelere götürsem az gelir,
Köşkü Cennet analar ayağına uz gelir,
Bir yavrum deyişine Ana dünyalar vız gelir,
Bilmem nasıl öderim senin hakkını Ana...
Pınar Sezgin
kartanesi
11-03-2006, 20:50:08 PM
Sevdanın denizlerinde rotasız bir gemiydim.
Sana yolculuğa çıkmadan önce,
Bütün aşklarımı, acılarımı, sevinçlerimi bir kenara koyup,
Azıksız birtek yüreğimle baş koymuştum bu yola.
Yolum uzundu, karmaşıktı ve tehlikeliydi...
Tüm bunları biliyor, bile bile lades dercesine
İstiyordum bu sefere çıkmayı...
Ancak ben sana ulaşmaya çalıştıkça sen kaçıyordun.
Senin yanında olmak, sesini duymak için
Sarfettiğim bu çaba öylesine güzeldi ki...
Bir gün ışığın göründü uzaktan, işte ordaydın!
Arkamda bıraktığım bir nokta olarak kalmış
Sen önümde büyüyordun, gülen gözlerinle beni çağırıyordun...
Önce ellerini tuttum, sonra gözlerine daldım...
Senden aşk dilerken, sen gerçekleri sundun önüme...
Sevdalarımı sorguladın, rüyalarımı benden geri aldın.
Bu fırtınalı denizlerde sana duyduğum ihtiyaç,
Senin yüreğimi tokatlayan sevdan beni isyankar etti...
Düşünemiyordum artık, geri dönülmez bir yola girdiğimi biliyor,
Ancak bu yolda her pahasına yürümeye karar vermiştim.
Kırgınlıklarımızla, hasretimizin koynundaki acıyla,
Geceler boyu başbaşa kaldık, sorular sorduk kendimize...
Nereden başlarsak orada bitirdik, bir çıkış yolu bulamadık!
Ve sonunda bu denizin sonu görünmüştü...
Daha karaya ayak basmadan, fırtınalar dalgaları çağırdı kükreyerek...
Gücüm kalmamıştı, bilinmez bir yola doğru gittiğimi biliyordum!
Çaresiz kollarımla birkez daha sana ulaşmayı denedim.
Ancak sen duymuyordun, belki de duymak istemiyordun.
Ancak beni görüyordun.
Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra.
Sana sevgiler getirmiştim oysa.
Bu yaşamdan küçücük umutlar derlemiştim yüreğimde...
Onları büyütmüş sana armağam edecektim, olmadı işte...
Ne kadar istesem de senin o kapalı yüreğine girmeyi beceremedim.
Şiirlerim, sevdalarım ve gecelerimle başbaşa kaldım.
Bir kez daha yenildim aşka... bir kez daha yenildim çok sevmeye...
Şimdilerde gönlümün yelkenlerini toplamaktayım.
Tövbeler ettim, bu denizlere bir daha çıkmamaya...
Bir daha hiçbir yüreğe girmemeye yeminliyim!!..
Seni kendim kovdum, yüreğinden...
Bir daha girmemeye, bir daha sevmemeye söz veriyorum...
Seni sevdiğimi, kurda, kuşa söylüyorum;
Ama asla
Aşk dilemiyorum.
PON
11-03-2006, 21:12:36 PM
TEŞEKKURLER KARTANESİ ÇOK HOŞ BİR ŞİİRDİ ÖZELLİKLE BU SATIRLAR ÇOK HOŞ
Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra.
Sana sevgiler getirmiştim oysa
SEVGİLERLE
PON...
kartanesi
11-03-2006, 21:17:50 PM
tesekkur ederım pon saol
skymen
11-03-2006, 21:32:16 PM
bayanlar burayı istila etti çok da güzel oldu :)
teşekkürler kartanesi...bu şiiri alıyorum...avatarın da müthiş...SAYGILAR...
kartanesi
11-03-2006, 21:34:09 PM
tesekkur ederım skymen begendıgıne sevındım
tatyanajetaime
11-03-2006, 21:41:53 PM
Ben Teşekkür ederim dostum paylaştığın şiirler çok güzeller
tatyanajetaime
11-03-2006, 21:47:41 PM
Kartanesi bizimle Selahattin Yetgin in Kovdum Kendimi Yüreğinden şiirini paylaştığın için teşekkür ederim
ben
11-03-2006, 23:40:28 PM
bayanlar burayı istila etti çok da güzel oldu :)
teşekkürler kartanesi...bu şiiri alıyorum...avatarın da müthiş...SAYGILAR...
tesüf ederim abi ben erkeğim
eenteehar
12-03-2006, 02:51:23 AM
ya nasıl bi başlık koyayım :D karar weremedim..hepsi için ayrı ayrı konu açmakta istemedim..inşallah beğenirsiniz...
-------------------------------------------------------------------
Aşk
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin
Özdemir Asaf
-----------------------------------------------------------------
*Anısı Biz Olalım Bu Sokakların*
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiç bir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
Ahmet Telli
----------------------------------------------------------------------------------------------
**Ayna**
aynaya bakma sakın
ve saçlarına dokunma.
Rüzgara sesin
Geceye kokun düşmesin.
Sen bu bahar bir başka düşe gir
daha sığ ırmakların olsun
ve açık mavi denizin
beni unuttuğun anılarına sar
ki başka sızılara bulanayım.
Cezmi Ersöz
--------------------------------------------------------------------------------------
**Ayrılık Sevdaya Dahil 4.**
yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yana dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedileri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiyle
Attila İlhan
-----------------------------------------------------------
***Bedava***
Bedava yasıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dişi,
Sınamaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yasıyoruz, bedava.
Orhan Veli Kanık
eenteehar
12-03-2006, 02:57:18 AM
**Bunca Ayrılıktan Sonra **
O yorgunluğun kitaplarındaki
umutsuz sevgiler miydi düşleri eskiten
bir kez miydi tam yüreğimize saplanışı
o kemirgen kuşkuların
o yabanıl uğultuların
Ömürboyu yalnızlık yargılısının
buluvermek birden kerem sevdasını
canımızın çekirdeğinde
üstelik
bunca ayrılıktan sonra
Soyunup bütün kitaplardan
hüzünden ayrılıklardan
aşmak istesek de masal dağlarını
tutabilir miyiz yelesini
o tanrısal atların
Dinlenirken sevginin billur ırmağında
güneş kararıyor apansız
çatlıyor yüreğimizde yalnızlık tohumu
ve gurbet
batırıyor dişlerini etimize.
Ahmet Telli
-------------------------------------------------------------------------------
**Gözlerin**
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşam üstü
Umarsız şarkılar,dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak gözlerine,sığınmak bir akşamüstü
Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Bir orman bir gece kar altındayken
Çocuksu,uçarı koşmak seninle
Elini avcumda bulup yitirmek
Sığınmak ellerine bir gece vakti
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken
Bir kenti böylece bırakıp gitmek
İçinde bin kaygı,binbir soruyla
Bitmeyen bir şarkı,dudağında bir yarım ezgi
Sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu
Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken
Zülfü Livaneli
------------------------------------------------------------------------------
**Karanfil **
Yarin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil,
Gönlüm acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler;
Gönlüm ona pervane kesildi.
Ahmet Haşim
-----------------------------------------------------------------------
** Korku**
Yüreğimde yeryüzünün ağırlığı var
Başımda bütün rüzgarların uğultusu
Dalgalanır içimde en yüce dağlar
Büyük kederlerim denizler dolusu
Ne yana baksam gecedir, karanlıktır
Her köşede beni bekler binbir pusu
Ben zamanları içmişim asır asır
Kadehimde geçmiş çağların tortusu
Anlatır sana özlemini gözlerim
Ben her iki cihanda seni isterim
Ne bir dilim ekmek, ne de bir yudum su
Bu tren nerede duracak kimbilir
Sen ol yeter, gerisi bana vız gelir
İçimde bir korku var, sensiz ölmek korkusu
Ümit Yaşar Oğuzcan
--------------------------------------------------------------------------------------------
**Koşma**
Bana olan cefa senden değildir
Benim kendi bahtım kara sevdiğim
Sana meyil vermek benden değildir
Gönül düştü nedir çare sevdiğim
Bir gonca almışım cemal bağından
Bülbül veş yad oldum gül budağından
Müjgan oklarından hasret bağından
Ciğerciğim pare pare sevdiğim
Senin gibi canane kurban olursam
Terk-i vücut terki cihan olursam
Bir gün dü çeşminden (iki gözünden) nihan olursam (kaybolursam)
Garip Dertli diye ara sevdiğim
AŞK DERTLİ
eenteehar
12-03-2006, 03:04:52 AM
**Leyla**
Leyla isteyen,mecnun olmalı
Kendinden de,dünyasından da geçmeli
Aşıklar sofrasına davet edildiginde
Ben körüm,ben tokum diyebilmeli
Ömer Hayyam
-----------------------------------------------------
**Ağlasam Mı?**
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş
Bilmem ağlasam mı? Ağlamasam mı?
Dura dura bir sel oldum erenler
Bilmem çağlasam mı? Çağlamasam mı?
Milletin sırtından doyan doyana
Bunu gören yürek nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi? Söylemesem mi?
Mahzuni Şerif'im dindir acını
Bazen acılardan al ilacını
Pir Sultan'lar gibi dar ağacını
Bilmem boylasam mı? Boylamasam mı?
Mahzuni Şerif
---------------------------------------------------------------------
**Öğrendimki**
Yillar sonra ogrendim ki...
Ogrendim ki...
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsiniz.
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
Gerisini karsi tarafa birakirsiniz.
Ogrendim ki...
Guveni gelistirmek yillar aliyor,
Yikmak bir dakika.
ogrendim ki...
Hayatinda nelere sahip oldugun degil
Kiminle oldugun onemli.
Ogrendim ki...
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mumkun
Ama sonrasi icin bir seyler bilmek gerek.
Ogrendim ki...
Kendini en iyilerle kiyaslamak degil
Kendi en iyinle kiyaslamak sonuc getirir.
Ogrendim ki...
Insanlarin basina ne geldigi degil
O durumda ne yaptiklari onemli.
Ogrendim ki...
Ne kadar kucuk dilimlersen dilimle
Her isin iki yuzu var.
Ogrendim ki...
Olmak istedigim insan olabilmem
Cok vakit aliyor.
Ogrendim ki...
Karsilik vermek
Dusunmekten cok daha basit.
Ogrendim ki...
Butun sevdiklerinle iyi ayrilman gerek
Hangisi son gorusme olacak bilemiyorsun.
Ogrendim ki...
'Bittim' dedigin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha cok var.
Ogrendim ki...
Sen tepkilerini kontrol edemezsen
Tepkilerin hayatini kontrol eder.
Ogrendim ki...
Kahraman dedigimiz insanlar
Bir sey yapilmasi gerektiginde
Yapilmasi gerekeni
Sartlar ne olursa olsun yapanlar.
Ogrendim ki...
Affetmeyi ogrenmek deneyerek oluyor.
Ogrendim ki...
Bazi insanlar sizi cok seviyor
Ama bunu nasil gosterecegini bilemiyor.
Ogrendim ki...
Ne kadar ilgi ve ihtimam gosterseniz
Bazilari hic karsilik vermiyor.
Ogrendim ki...
Para ucuz bir basari.
Ogrendim ki...
En iyi arkadasla sikici an olmaz.
Ogrendim ki...
Dustugun anda seni tekmeleyecegini dusunduklerinden bazilari
Kaldirmak icin elini uzatir.
Ogrendim ki...
Iki insan ayni seye bakip
Tamamen farkli seyler gorebilir.
Ogrendim ki...
Asik olmanin ve aski yasamanin cok cesidi vardir.
Ogrendim ki...
He sartta kendisiyle durust kalanlar
Daha uzun yol yuruyor.'
Ogrendim ki...
Hic tanimadigin insanlar,
iki saat icinde,
senin hayatini degistirir.
Ogrendim ki...
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatir.
Ogrendim ki...
Duvarda asili diplomalar
Insani insan yapmaya yetmez.
Ogrendim ki...
Ask kelimesi ne kadar cok kullanilirsa, anlam yuku o kadar azalir.
Ogrendim ki...
Karsindakini kirmamak ve inanclarini savunmak arasinda cizginin
nereden gectigini bulmak zor.
Ogrendim ki...
Gercek arkadaslar arasina mesafe girmez.
Gercek asklarin da!
Ogrendim ki...
Tecrubenin kac yasgunu partisi yasadiginizla ilgisi yok,
Ne tur deneyimler yasadiginizla var.
Ogrendim ki...
Aile hep insanin yaninda olmuyor.
Akrabaniz olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve guven ogrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik degil.
Ogrendim ki...
Ne kadar yakin olursa olsunlar
En iyi arkadaslar da ara sira uzebilir.
Onlari affetmek gerekir.
Ogrendim ki...
Bazen baskalarini affetmek yetmiyor.
Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Ogrendim ki...
Yureginiz ne kadar kan aglarsa aglasin
Dunya sizin icin donmesini durdurmuyor.
Ogrendim ki...
Sartlar ve olaylar,
Kim oldugumuzu etkilemis olabilir.
Ama ne oldugumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Ogrendim ki...
Iki kisi munakasa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamina gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamina gelmez.
Ogrendim ki...
Her problem kendi icinde bir firsat saklar.
Ve problem, firsatin yaninda cuce kalir.
Ogrendim ki...
Sevgiyi cabuk kaybediyorsun, pismanligin uzun yillar suruyor.
Ataol Behramoğlu
-------------------------------------------------------------------------------------------------
**Rüzgar Gülü**
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek
Nerede olduğumu bileceğim
Sisler utanacak eğilecek
Ağzının ucundan öpeceğim
Saçına kalbimi takacağım
Avcunda bir şiir büyüyecek
Nerede olduğumu bileceğim
Bu çıplak geceler yok mu
Bu plak böyle ağlamıyor mu
Camları kırmak işten değil
Delirecek miyim neyim
Kirpiklerimden mısra dökülüyor
Kenya'da simsiyah yalnızım
Yoksul bir şilepte gemiciyim
Malezya'da yük bekliyorum
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek
Nerede olduğumu bileceğim
Gözlerini söndürme muhtacım
Ben senin aydınlığına muhtacım
Yepyeni bir ilkbahar harcayıp
Bir yaz boğup bir sonbahar harcayıp
Rüzgar gülünü arayacağım
Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da
Vinçler yine akşamları indirecekler
Yine karanlığa bulaşacağım
Gözlerin rüzgarda savrulacak
İkimiz iki sap buğday olsak
Sen benim olsan, ben senin olsam
Bir gece vakti aklına gelsem
Uykunu tutsam bırakmasam
Seni kucaklasam, kucaklasam
Birbirimizin kalbini dinlesek
Dünyanın kalbini dinlesek
Büyük ateşler yaksalar
İki güvercin uçursalar
Nerede olduğumuzu bilsek
Attila İlhan
-----------------------------------------------------------------
Var
Şu senin bulutsu sesin var ya
Uçtan uca tersyüz ediyor geceyi
Yataklar var konuşmak için
Öpüşmek için telefon kulübeleri
Güneşler var, yıldızlar, samanyolları,
Karpuzlar gümbür gümbür kapılarda.
Tanrılar sofrası amma karanlık
Yiyemem tek lokma yiyemem orda.
Şu senin tutkulu sesin var ya:
Ortak güzellik artı yara izi.
Tutar ellerinden kaldırırsın
Adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri.
Yeni törenler gerek bize
Yeni törenler -kimi zaman en eski.
Dert etme, bütün dilleri içerir
Bitki konumu, küçükbaş hayvan sesi.
Şu senin dolayık sesin var ya
Dondurma yiyen gürbüz bir kız gibi müstehcen,
Balkon demirine dayalı bir arka kadar şakacı,
İlk doyumdaki gibi yeşil elma tadında.
Kimlik denetimi yaptıktan sonra
Resimli roman okuyan bir er gibi giderici.
Şu senin alçaktan sesin var ya
Pencereler var burnumun kemiğinde sızı,
Aşklar var unutulmamak için,
Boğulmak için ilk sevgili.
Cemal Süreya
skymen
12-03-2006, 04:46:41 AM
SAOLASIN KARDEŞİM...DEWAM ET PAYLAŞIMLARA...GEREKİRSE BAŞLIĞI BEN BULURUM :D
eenteehar
12-03-2006, 05:36:21 AM
söylee senin başlığını yazayım
tatyanajetaime
12-03-2006, 10:11:05 AM
Sizin Seçtikleriniz (Şiirler) isimli bir başlık var dostum oradan eklemeye devam edebilrisin.
KeviN
13-03-2006, 02:43:31 AM
I
Biliyorum, kolay değil yasamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Söyle bir fırsat bulup yarim gün,
Yan gelebilmek Camlıca tepesine...
-Bin turlu mavi akar Bogaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.
II
Biliyorum, kolay değil yasamak;
Ama iste
Bir olunun hala yatağı sıcak,
Birinin saati isliyor kolunda.
Yasamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.
Orhan Veli Kanık
tatyanajetaime
13-03-2006, 10:51:05 AM
Teşekkürler Kevin
desire
13-03-2006, 11:03:19 AM
AŞK OLSUN
Hiç uğruna feda edebilecek bir çok şeyin olduğunu düşündüğün
bir sevdiğin oldu mu?...
Hayatında zevk aldığın ortamları sevdiğin için terk edip,
zevk alınabileceğin aslında o olduğunu hiç düşündün mü?...
Bunu hiç denedin mi?...
Aslında aşkın iki kişilik olduğunu
ve de ne yalnız,
nede ikiden fazla kişiyle yaşanamayacağını hissettin mi?...
Yanında olduğun anlarda kalbinin hızla çarptığını,
gövdenin kanatlanıp uçmaya çalıştığını,
içinin içine sığmakta zorluklar çektiğini fark ettin mi?
Üzdüğün veya üzüldüğün zaman
bir dağın dinamitlenerek üstüne yıkılmasını yaşadın mı?...
Gözlerinin içine baktığında
yaşanmış tüm gri şeylerin bir anda mavilere, yeşillere yerini bıraktığını
ve o gözlerin içinde kaybolabildiğini
ve en önemlisi kaybolmuşken kurtulmak istememeyi yaşadın mı?...
Ve onunla buluşmanın her defasında
sanki ilk yarışına çıkacak tay gibi
kıpır kıpır oldu mu yüreğin, bedenin ?
Her dokunuşunda
vücudundaki inanılmaz hislerin ve mutluluğun akıp bir nehir gibi
ona doğru gittiğini gördün mü?...
Yani yaşadın mı aşkı?...
Yaşadın mı sevdayı?...
Can cana, yürek yüreğe olabildin mi ?...
Eğer ki evetse tüm hepsine cevabın
şu anda bunları okurken bile vakit kaybediyorsun...
Aşkın için ben bunları boşa yazmış olayım ....
Varsın öle olsun...
Git ve yanında ol onun...
Bu hissettiklerin için
yıllarca kendini grilikler içine gömen nice insan olduğunu hatırla...
Üstüne toprak atıp bir daha silkelenemeyenleri düşün...
Aşk acısını değil
aşk mutluluğunu yaşa...
Yaşa ve yaşat...
İnsan ömründe belki sadece bir kez yaşanabilecek bu hisleri sakın erteleme...
Unutma...
Her şey ve herkes gelip geçicidir...
Hayatta herkes sendeler , düşer ve kalkar...
Ama hayatta yıkarsan vicdanın seni bırakmaz...
Ve hayatta yıkılırsan eğer
sürünmekten başka bir şey yapamazsın...
Yıkılmadan ve yıkmadan yaşa aşkını...
Sürüngen bir aşk olmasın seninkisi...
Başı dik ,
onur duyduğun
ve kendini bir değil iki hissettiğin bir aşk olsun...
Kimseden ve kimseciklerden korkmadan
sadece ve sadece mutluluk ve huzur için yaşadığın bir aşk olsun...
Eğer bunları ertelersen
sana AŞK OLSUN....
angel_s_sister
13-03-2006, 21:08:18 PM
AŞK OLSUN
Hiç uğruna feda edebilecek bir çok şeyin olduğunu düşündüğün
bir sevdiğin oldu mu?...
Hayatında zevk aldığın ortamları sevdiğin için terk edip,
zevk alınabileceğin aslında o olduğunu hiç düşündün mü?...
Bunu hiç denedin mi?...
Aslında aşkın iki kişilik olduğunu
ve de ne yalnız,
nede ikiden fazla kişiyle yaşanamayacağını hissettin mi?...
Yanında olduğun anlarda kalbinin hızla çarptığını,
gövdenin kanatlanıp uçmaya çalıştığını,
içinin içine sığmakta zorluklar çektiğini fark ettin mi?
Üzdüğün veya üzüldüğün zaman
bir dağın dinamitlenerek üstüne yıkılmasını yaşadın mı?...
Gözlerinin içine baktığında
yaşanmış tüm gri şeylerin bir anda mavilere, yeşillere yerini bıraktığını
ve o gözlerin içinde kaybolabildiğini
ve en önemlisi kaybolmuşken kurtulmak istememeyi yaşadın mı?...
Ve onunla buluşmanın her defasında
sanki ilk yarışına çıkacak tay gibi
kıpır kıpır oldu mu yüreğin, bedenin ?
Her dokunuşunda
vücudundaki inanılmaz hislerin ve mutluluğun akıp bir nehir gibi
ona doğru gittiğini gördün mü?...
Yani yaşadın mı aşkı?...
Yaşadın mı sevdayı?...
Can cana, yürek yüreğe olabildin mi ?...
Eğer ki evetse tüm hepsine cevabın
şu anda bunları okurken bile vakit kaybediyorsun...
Aşkın için ben bunları boşa yazmış olayım ....
Varsın öle olsun...
Git ve yanında ol onun...
Bu hissettiklerin için
yıllarca kendini grilikler içine gömen nice insan olduğunu hatırla...
Üstüne toprak atıp bir daha silkelenemeyenleri düşün...
Aşk acısını değil
aşk mutluluğunu yaşa...
Yaşa ve yaşat...
İnsan ömründe belki sadece bir kez yaşanabilecek bu hisleri sakın erteleme...
Unutma...
Her şey ve herkes gelip geçicidir...
Hayatta herkes sendeler , düşer ve kalkar...
Ama hayatta yıkarsan vicdanın seni bırakmaz...
Ve hayatta yıkılırsan eğer
sürünmekten başka bir şey yapamazsın...
Yıkılmadan ve yıkmadan yaşa aşkını...
Sürüngen bir aşk olmasın seninkisi...
Başı dik ,
onur duyduğun
ve kendini bir değil iki hissettiğin bir aşk olsun...
Kimseden ve kimseciklerden korkmadan
sadece ve sadece mutluluk ve huzur için yaşadığın bir aşk olsun...
Eğer bunları ertelersen
sana AŞK OLSUN....
ellerine sağlık paylaştığın için sağol
KurabiyeCanavari
14-03-2006, 23:16:37 PM
Emin Yılmaz ERDOĞAN şiirlerini seven arkadaşlarımız vardır..
Sizlerle paylaşmak istedim..
Gülüşün
* * *
*
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Sarılışında ne düşler,
Ne düşükler,
Sakınamazsın.
Aynı yolları,
Kimsesiz mekanları,
Birlikte özleme hasreti...
Yalnızlığımın dert ortağı gastrit...
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Bütün iç savaşlarda,
Rehin alındı bu yürek
Kandıramazsın.
Hangi çekilişin
Büyük ikramiyesi bu,
En uzak sevişmelerin
Yeni yetme utancı.
Lakin aşk,
Biraz da utanmaktır yaşamaktan,
Sakınamazsın...
Yeni yetmelik işine gelince:
O zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçede var.
Bazı dillerde yok.
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Kime niyet kime felaket bu aşk,
Anlayamazsın.
Ödümüz patlıyor acı çekmekten
Oysa;
Biraz da acıdır,
Aşkın mayası.
Kaçınamazsın.
Gülüşündeki manayı saklayamazsın.
Tutunacak yerimiz yok,
Resmi tutanaklarda.
Gülüşünde bin yıllık hasret var,
Saklayamazsın.
..........................
Bu yazık karşılaşmanın
Alnımıza çakılıyor anafikri:
Aşka cesaretimiz yoksa
Başka zaman görüşürüz!
* *
Yılmaz Erdoğan
KurabiyeCanavari
14-03-2006, 23:17:19 PM
Aşk Hayatı
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
'bir insanı sevmekle başlıyordu her şey'
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu
* *
Yılmaz Erdoğan
KurabiyeCanavari
14-03-2006, 23:18:12 PM
Bildiğin Gibi Değil
Bizi bilirsin;
avuçla su içmeyi
marifet biliriz,
yenilmeyi bir de
kendi sahamızda...
bizi bilirsin;
saçımızı ıslatmayı fiyaka biliriz,
limonla!
tesbih yaparız,
düş kırıklarından..
bizi bilirsin;
ağzının içinde oturmak isteriz
ve rutubetin en yakıştığı yer biliriz
ağzını...
bizi bilirsin;
yaşamak biliriz,
vademiz dolduğunda
avuçlarında gömülmeyi...
Yılmaz Erdoğan
KurabiyeCanavari
14-03-2006, 23:19:09 PM
Bir Mevsimin Acı Gerçekleri
""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi
Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
Ankara’nın sonbahar yaprakları
ayvalar sarı
hüzünler olgun
yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda
Ben yanımda çok acıklı
epey yol üstü sözler getirmiştim.
“Sanki terk edilmiş bir viraneyim
her yanım dağılmış yıkılmışım ben”
Okul önlük mevsimi
ve kaplanması kitapların
cumhuriyet gazetesiyle
bir ön beslenme çantası kompleksi
malum şu otlu peynir meselesi
Saçlarını süt mısırı örgü yapmış
bir al yüz koca göz görüyorum.
Sanki o tehlikeli yolun başındayım
Aşk’a geliyorum!
ama yanıma hep
köy zılgıtlı sözler almışım
arabesk kalıyorum
her kent soylu aşkın karşısında
“Bir kulunu çok sevdim” diyorum
“O beni hiç sevmiyor” diyorum
“Kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor” diyorum.
temmuz 2000, kemer
Yılmaz Erdoğan
tatyanajetaime
14-03-2006, 23:20:35 PM
Sağol dostum teşekkürler burada paylaşalım. Çokta severim şiirlerini Yılmaz Erdoğanın
KurabiyeCanavari
14-03-2006, 23:21:33 PM
Yaşayabilme İhtimali
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.
Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim
Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
Yılmaz Erdoğan
tatyanajetaime
15-03-2006, 16:05:49 PM
Sağolun teşekkürler. Paylaşımlar harika
aLoNe_WoLF
05-04-2006, 06:35:30 AM
Elif !...
"Anne! Babam neden gelmedi yemeğe?
Neden sustun, neden siren sesleri tıkadı kelimeleri ağzına, neden daldın uzaklara?"
Bir kıvılcım gibi fırladın sokaklara. Ardından baka kaldım...
Sonra polis ablalar geldi: "Elif, Elif''im" dediler.
Lojman bahçesinde ötüşen serçeler, oynadığım kaydıraklı park, babamın uçarcasına salladığı salıncak...
Mağrur, hüzün dolu selamlarcasına beni...
Gözlerinden bir damla yaş aktı polis ablanın.
Dedim, "Neden ağlıyorsun, hırsız amcalar çok mu üzdü seni?"
"Hiç" dedi, "hiç Elif.. Elif''im" dedi. "Baban senin ismini neden Elif koymuş biliyor musun?" diye sordu komser amca.
"Elif demek, tek demektir. Sen teksin, bir tanesin bizim için. Elif, Elif''im" dedi komser amca.
"BABAM DA, ELİF''İM DERDİ BANA!.."
Babam da, "Elif''im" derdi bana, "Elif''im, sen öğretmen olacaksın. Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan zordur. Sen bunu başaracaksın."
Nerden bilirdi, hemzemin geçitlerde bırakacağını hayallerini, Nerden bilirdim bir tören sabahı bayraklarla uğurlayacağımı babamı...
Uçan kuşlar haber getirmiş lojmana, kaydırağa, tahtıravalliye ve salıncağa...
Yüreğine salmış annemin siren sesleri, içinde babamı taşıyan ambulansın.
Sabah alnımdan öpmüştü oysa; "Elifim" diye koklamıştı.
Ben yanaklarımdaki ıslaklık neydi diye merak ediyordum. Gözlerinin tuzlu yaşıymış meğer.
Çıkarken "Elif''ime söyle" demiş, "Çok çalışsın, öğretmen olacak, bizim silahla yapamadığımızı kalemle başaracak."
"ANNE CENAZE NE DEMEK?.."
"Cenaze töreni" diyorlar, "Anne cenaze ne demek?.."
Bayrağa sarılı bir tabut var.
"İçinde babam mı var anne?"
Bak, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diyorlar.
"Babam ölmedi, ölmedi değil mi anne?"
Bak "Şehitler ölmez" diyorlar, "Vatan bölünmez!"
"Vatan bölünmez, değil mi anne?"
Ey güzel Batman, hoşça kal... Lojmanların, caddelerin, parkların hoşça kalın.
Benden selam götürün dağlarınıza ve babamı çalan hemzemin geçite.
Onlara geri döneceğimi de söyleyin. İntikam alacağımı da...
"TEKRAR GELECEĞİM BATMAN"
Tekrar geleceğim Batman.
Elimde kalemimle, öğretmen olarak; mühendis, asker, polis olarak, tekrar geleceğim.
Babamın kanı yerde kalmayacak.
Cahilliğine inat tekrar geleceğim.
Şimdi Elif''im, tekim.
Yüzler, binler, milyonlar olarak tekrar geleceğim.
***
Bu yazıyı gönderen Kaan Kurt''a teşekkürler..
Hulki CEVİZOĞLU
Kaynak...: 04.04.2006 Yeniçağ Gazetesi
αѕвяυησ
05-04-2006, 06:43:19 AM
evet dostum gerçekten çok güzel bir yazı okudum ve çok beğendim..tavsiye ederim
gulcinim
05-04-2006, 14:58:58 PM
çok güzel tşkler....
ELMA ÇİÇEGİ
05-04-2006, 16:14:10 PM
teşekkurler bu guzel yazıyı bızlerle paylastıgın için
angel_s_sister
05-04-2006, 17:25:16 PM
hayatımda ilk defa bi yazıyı okurken gözlerim doldu haylaştığınız için sağolun
serenay
09-04-2006, 15:26:55 PM
Yapma Kalbİm
Nedendİr Bu Özlem Bİlmİyorum!..
Yapma Kalbİm Zaten Sevemİyorum..
Hayatin GÜzellİklerİnden
Bana Getİrdİklerİnden
Tat Alamiyorum..
İnsanlar Hep AŞkin PeŞİnden KoŞar Ya
Nedendİr Anlamiyorum..
Ya Benİm Kalbİm TaŞlarla ÖrtÜlÜ
Ya Da Etrafim TaŞlarla ÖrtÜlÜ
Ve Ben HİÇbİrŞey
GÖremİyor,anlamiyor,tadamiyorum..
Yapma Kalbİm Onsuz YaŞayamiyorum..
severinam
09-04-2006, 15:31:25 PM
ellerine yüreğine sağlık serenay
aramıza hoşgeldin:)
canitaly
09-04-2006, 15:41:31 PM
İnsanlar Hep AŞkin PeŞİnden KoŞar Ya
Nedendİr Anlamiyorum..
harika bir paylaşım yüreğinize gönlünüze sağlık
mahud
09-04-2006, 15:48:47 PM
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!
Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler
Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.
Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.
Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!
Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.
Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!
Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!
Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm!
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.
Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ...
Cemal Safi
severinam
09-04-2006, 15:53:11 PM
duygulandırdın beni yine...
serenay
09-04-2006, 16:00:45 PM
paylaşımınız için tesekkürler güzel şiir
serenay
09-04-2006, 16:02:05 PM
beğendiğinize sevindim sağolun :)
pusat237
09-04-2006, 16:11:11 PM
temiz kalbinden akan güzel sözlerin için sağol***
pusat237
09-04-2006, 16:12:40 PM
duygulara sonsuz saygılar***
mahud
09-04-2006, 16:41:18 PM
bu anam için bu babam için bu battal için bu da malatya halkı için derken bir de kendim için yazıyorum. anlayan anlar beni.benimle aynı halet-ruhiye içinde bulunanlara en içten selamlarımla..
Burda çiçekler açmıyor
Kuşlar süzülüp uçmuyor
Yıldızlar ışık saçmıyor
Geçmiyor günler geçmiyor.
Avluda volta vururum
Kah düşünür otururum
Türlü hayaller görürüm
Geçmiyor günler geçmiyor.
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler geçmiyor.
Gönülde eski sevdalar
Gözümde dereler bağlar
Aynadan hayalin ağlar
Geçmiyor günler geçmiyor.
Yanımda yatan yabancı
Her söz zehir gibi acı
Bütün dertlerin en gücü
Geçmiyor günler geçmiyor
sabahattin ali
gulcinim
09-04-2006, 21:48:24 PM
Serenay yüreğine sağlık ... duygu yüklü bölümümüzde yeni kişileri görmek çok mutlu ediyor beni...
ELMA ÇİÇEGİ
09-04-2006, 21:59:58 PM
aramıza hosgeldın yüregine saglık
etoo51
10-04-2006, 02:47:15 AM
CİĞERİN AYNSIN
Birikti uğrunda döktüğüm yaşlar
Al götür vicdansız ruhun yıkansın
Her günüm hasretin zulmüyle başlar
Ahımı hakettin ciğerin yansın
Bilseydim duyguya yer yok dininde
El pençe durmazdım hayalin önünde
Kapkara yas tututum doğum gününde
Neşemi yok ettin ciğerin yansın
Doğuştan sevgiye aşka meyildim
Kimsenin lütfuna muhtaç değildim
Bir sana diz çöktüm sana eğildim
Canıma tak ettin ciğerin yansın
Sen ince ağrımsın veremdim sana
Aleme haramdım, haremdim sana
Aşkınla tutuşan ,keremdim sana
Aslıdan çok ettin ciğerin yansın
Düşsemde kalkarım tutma elimden
Gururum merhamet ummaz zalimden
Beddua çıkmazdı şair dilimden
Sabrımı tükettin ciğerin yansın
Sineni kaplasın bu onmaz yara
Hayatın boyunca gölgemi ara
Değil sen benim yüzümü kara
Saçımı ak ettin ciğerin yansın
Cemal Safi
canitaly
10-04-2006, 04:38:41 AM
güzel bir paylaşım sağol teşekkürler
canitaly
10-04-2006, 04:45:39 AM
harika birşey bu çok sağol teşekkürler
serenay
10-04-2006, 21:51:12 PM
hoşbulduk arkadaşlar hepinize tsk ederim ne sıcak bir karşılamadır bu :)
αѕвяυησ
11-04-2006, 02:52:44 AM
çok güzel duygulu bir şiir aramıza hoş geldin duygusal dostum, paylaşımlarını bekliyoruz...
vBulletin v3.7.2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.