PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şairlerimiz ve şiirleri


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 [14] 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42

ben
06-03-2006, 19:39:27 PM
tatyanajetaime bir haftadır içmiyodum sayende bugun içecem
çok güzel bir paylasım saol

ben
06-03-2006, 19:41:04 PM
bence siirleri en basta sıralıyalım yorumları sonraki sayfalara koyalım nasıl olur

tatyanajetaime
06-03-2006, 21:12:31 PM
bence siirleri en basta sıralıyalım yorumları sonraki sayfalara koyalım nasıl olur


Dostum haklısın ama bunu yapmak elimde değil mesajlar tarih sırasına göre dizildikleri için ve şiirler bir anda eklenemediğinden böyle oluyor. Ben sizlerin eklediğiniz şiirleri buraya birleştiriyorum ama sıralama otomatik benim düzelteceğim bişey oyk maalesef.


tatyanajetaime bir haftadır içmiyodum sayende bugun içecem
çok güzel bir paylasım saol


Rica ederim dostum sende sağol. İçmek iyidir be dostum ben hergün içerim :) Aralıksız.

ben
07-03-2006, 14:02:03 PM
Telefonda Sen


Bundan daha güzel müjde mi olur?
Merhaba diyorsun telefonda sen,
Sen ki konusursun derdim mi kalir?
Nasilsin diyorsun telefonda sen...

Bu gece misketi çaldirmaz miyim,
Baskenti ayaga kaldirmaz miyim,
Sesini duyup da çildirmaz miyim!
Delisin, diyorsun telefonda sen...

Sagligini düsün herseyden önce,
Kendine iyi bak içme her gece
Seni Seviyorum, hem de delice!
Bilesin, diyorsun telefonda sen...

Mutluluk ne kadar kolaymis meger,
Sevginin kadrini bilseydik eger,
Kim ne derse desin, çekmeye deger,
Çilesin, diyorsun telefonda sen...

Çoktan terk ederdim, bu sehri, çoktan,
Arar diye caydim her yolculuktan,
Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan
Ne haber, diyorsun telefonda sen...

Sabrimi yenmese hasret nöbetim,
Arayip sormaya yoktu niyetim.
O anda hapsirdin, çok yasa dedim,
Beraber, diyorsun telefonda sen...

Albümde görünce aklima esti,
Berbere ugradim dün aksam üstü,
Resmime bakarak saçimi kesti
Severdin, diyorsun telefonda sen...

Sevgi bu, insani böyle inceltir,
Aklin ermedigi yere yöneltir.
Sen de siirlerinde böyle yüceltir,
Överdin, diyorsun telefonda sen...

Biraz da fedakâr olsaydin keske,
Ne verdin destanlar yazdigin aska?
Ömründen üç gece, hepsi bu, baska?
Ne verdin, diyorsun telefonda sen...

Hem içme diyorsun, içme de çildir!
Hem de kalk su anda bir kadeh doldur,
Hadi sagligina serefe kaldir,
Çinçinlat, diyorsun telefonda sen...

Bu yil kurak geçti, bahar da yaz da,
Erik de olmadi, dut da, kiraz da,
Neler söylüyorum, lütfen biraz da,
Sen anlat, diyorsun telefonda sen...

Ne söylersen söyle, sen ne dersen de!
Anlat düsmanimi düste görsen de!
Bir sigara yaksam, izin versen de;
Devam et, diyorsun telefonda sen...

Seni dinlemekten güzel sey mi var?
Çölde siril siril akan su kadar,
Yeter konustugum, benden bu kadar,
Merhamet, diyorsun telefonda sen...

Gelirsem görünme, kendini gizle,
Seni yagmalarim, yerim bu hizla!
Yerin kulagi var, açilma fazla,
Orda kal, diyorsun telefonda sen..

Canim ne istiyor su anda bilsen?
Ah mümkün olsa da bulup da gelsen,
Kendi ellerinde incecik dilsen,
Portakal, diyorsun telefonda sen...

Afedersin bazen sapitiyorum,
Böyle saçma sapan lâf ediyorum,
Kapi çaliniyor, kapatiyorum,
Hosçakal, diyorsun telefonda sen...

Cemal Safi

tatyanajetaime
07-03-2006, 14:04:18 PM
Sağol Dostum harika bir şiir harika Teşekkürler.

angel_s_sister
07-03-2006, 21:55:56 PM
Telefonda Sen


Bundan daha güzel müjde mi olur?
Merhaba diyorsun telefonda sen,
Sen ki konusursun derdim mi kalir?
Nasilsin diyorsun telefonda sen...

Bu gece misketi çaldirmaz miyim,
Baskenti ayaga kaldirmaz miyim,
Sesini duyup da çildirmaz miyim!
Delisin, diyorsun telefonda sen...

Sagligini düsün herseyden önce,
Kendine iyi bak içme her gece
Seni Seviyorum, hem de delice!
Bilesin, diyorsun telefonda sen...

Mutluluk ne kadar kolaymis meger,
Sevginin kadrini bilseydik eger,
Kim ne derse desin, çekmeye deger,
Çilesin, diyorsun telefonda sen...

Çoktan terk ederdim, bu sehri, çoktan,
Arar diye caydim her yolculuktan,
Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan
Ne haber, diyorsun telefonda sen...

Sabrimi yenmese hasret nöbetim,
Arayip sormaya yoktu niyetim.
O anda hapsirdin, çok yasa dedim,
Beraber, diyorsun telefonda sen...

Albümde görünce aklima esti,
Berbere ugradim dün aksam üstü,
Resmime bakarak saçimi kesti
Severdin, diyorsun telefonda sen...

Sevgi bu, insani böyle inceltir,
Aklin ermedigi yere yöneltir.
Sen de siirlerinde böyle yüceltir,
Överdin, diyorsun telefonda sen...

Biraz da fedakâr olsaydin keske,
Ne verdin destanlar yazdigin aska?
Ömründen üç gece, hepsi bu, baska?
Ne verdin, diyorsun telefonda sen...

Hem içme diyorsun, içme de çildir!
Hem de kalk su anda bir kadeh doldur,
Hadi sagligina serefe kaldir,
Çinçinlat, diyorsun telefonda sen...

Bu yil kurak geçti, bahar da yaz da,
Erik de olmadi, dut da, kiraz da,
Neler söylüyorum, lütfen biraz da,
Sen anlat, diyorsun telefonda sen...

Ne söylersen söyle, sen ne dersen de!
Anlat düsmanimi düste görsen de!
Bir sigara yaksam, izin versen de;
Devam et, diyorsun telefonda sen...

Seni dinlemekten güzel sey mi var?
Çölde siril siril akan su kadar,
Yeter konustugum, benden bu kadar,
Merhamet, diyorsun telefonda sen...

Gelirsem görünme, kendini gizle,
Seni yagmalarim, yerim bu hizla!
Yerin kulagi var, açilma fazla,
Orda kal, diyorsun telefonda sen..

Canim ne istiyor su anda bilsen?
Ah mümkün olsa da bulup da gelsen,
Kendi ellerinde incecik dilsen,
Portakal, diyorsun telefonda sen...

Afedersin bazen sapitiyorum,
Böyle saçma sapan lâf ediyorum,
Kapi çaliniyor, kapatiyorum,
Hosçakal, diyorsun telefonda sen...

Cemal Safi


dostum bu hayatımda okuduğum en mukemmel şiir
teşekkürler paylaştığın için

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:01:04 PM
Yok Karşılığı Yüzünün

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
beklemek kadar acı, anlamak kadar zor
nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
yok karşılığı yüzünün...

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
yok karşılığı yüzünün...

* * * * * * * * *Cezmi Ersöz*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:03:12 PM
Bir Sevgi İletisi

Kadın sevdiği adama sorar: ' Neden Ağlıyorsun? '
Adam cevap verir: ' Seni sevemediğim için.'

İşte bu yüzden bir kez daha iyi ki varsın diyorum sana.

Senin de beni sevmeni elbette çok isterim.
Belki de inanmayacaksın ama, olmasa da olur.
Çünkü yıllarca sevgimin öyle çok düşmanı, öyle çok muhafızı vardı ki,
ben seninle onları aştım, inan varolman bile yeterli
ve seni seviyor olmak bile büyük bir nimet benim için.

Ve şunu bil ki bu sevgime asla
çoklarının yaptığı gibi yeteneksizliklerimi,
kusurlarımı, yalnızlık korkumu,
başarısızlıklarımı yüklemiyorum.
Eğer öyle olsaydı,
yitirmekten ölesiye korkar,
seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim.

Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil,
kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum

* * * * * * * * Cezmi Ersöz*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:06:10 PM
Vazgeçilmezimdin

Yakınlaştıkça kaybolan
bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
içinde yolculuk etsem de...
Günahkar mevsimimdin.

Hiç umut yoktu sende
o yüzden vazgeçilmezdin,
vazgeçilmezimdin...

* * * * * Cezmi Ersöz*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:08:00 PM
Bir Veda Havası

Vakit tamam, seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan öteye...
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
Doymadım inan, kanmadım sevgine.
Korkulu geceleri sayar gibi,
Birden bire bir yıldız kayar gibi,
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.
Aşk sa bitti, gül se hiç dermedik
Bul kendini kuytularda hadi dal
Sen bir suydun, sen bir ilaçtın.
Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklık
İncinen bir hayatın yarasıdır
Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında
Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım
Vur kendini korkularda hadi al
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal iki gözüm hoşçakal

* * * * *Yusuf Hayaloğlu*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:08:32 PM
Bu Sensin

Bu sensin
Ve sesin

Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı
Kal öyle
Isıt gözlerimi gülüşlerinle

Birazdan kapılar kırılacak belki de
Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde
Biz diz kırarken sinesinde sancının
Yolunur papatya
Deşilir ten
Ve yara da !
Çünkü ölmek günleri biraz da
Gülmek günleri(de), inadına
Gün gülümsemeleri ardında

Gün gülümsemeleri ardında
Dağlandıkça
Dağlaşmak
Ve dağları sevmeye yaraşmak
Yaraşmaya
Yanaşmak günleri

Sen de yanaş kıyılarıma bir vapur gibi
Çarpıp durayım güvertelerde gözlerine

* *Yılmaz Odabaşı*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:10:00 PM
Aşk

İşidin ey yârenler
Kıymetli nesnedir aşk
Değmelere bitinmez
Hürmetli nesnedir aşk

Dağa düşer kül eyler
Gönüllere yol eyler
Sultanları kul eyler
Hikmetli nesnedir aşk

Kime kim vurdu ok
Gussa ile kaygu yok
Feryad ile âhı çok
Firkatli nesnedir aşk

Denizleri kaynatır
Mevce gelir oynatır
Kayaları söyletir
Kuvvetli nesnedir aşk

Miskin Yunus neylesin
Derdin kime söylesin
Varsın dostu toylasın
Lezzetli nesnedir aşk

* * * * Yunus Emre*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:11:43 PM
Aşkın Aldı Benden Beni

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver anları
Bana seni gerek seni

Yunus'dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

* * * * Yunus Emre*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:12:09 PM
Severim Ben Seni Candan İçerü


Severim ben seni candan içerü
Yolum vardır bu erkandan içerü

Şeriat, tarikat yoludur varana
Hakikat meyvası andan içerü

Beni bende demen, bende değilim
Bir ben vardır bende, benden içerü

Süleyman kuş dilin bilür dediler
Süleyman var Süleyman'dan içerü

Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içerü

Senin aşkın beni benden aluptur
Ne şirin derd bu dermandan içerü

Miskin Yunus gözü tuş oldu sana
Kapunda bir kuldur senden içerü

* * * * * * *Yunus Emre*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:13:51 PM
Yusuf'u Kaybettim
*
Yusuf; u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz

Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz
Yunus öldüdeyu selan verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez

* * * * * * *Yunus Emre*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:15:10 PM
Arkadaş* * *

Bir kıvılcım düşer önce,
Büyür yavaş yavaş,
Bir bakarsın volkan olmuş,yanmışsın arkadaş...
Dolduramaz boşluğunu ne ana, ne kardaş,
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş...
Ortak olmak her sevince, her derde kedere,
Ve yürümek ömürboyu,
Beraberce elele...
Olmasın hiç,
O ta içten gülen gözlerde yaş,
bir gün yollarımız ayrılsa bile arkadaş...

* * * * * * Yılmaz Güney*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:16:25 PM
Kar Şiiri* * * * * * * * * *

Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın

Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın

Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip gider
Her affın içinde bir intikam gelip gider
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın

Ben bu şiiri yazdım aşkın çeşidi
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
Ruhum seni düşününce ışıdı
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

* * * * * * * Sezai Karakoç

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:18:03 PM
Ayrılık

İki rayı gibiyiz
Bir tren yolunun
Yakın olması
Neyi değiştirir
Son istasyonun

* *Sunay Akın*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:18:27 PM
Yalnızlık

Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan
tek kişiyi koruyacak genişlikte
kesince kumaşları
yağmur değil
yalnızlıktır yağan

Daha da hüzünlendirir her gece
kentin sokaklarını
bekçinin nefesiyle
düdüğün içinde dönen
nohut taneciğinin
yalnızlığı

Ne çok sevinirim bilseniz
bir yılan
mezarıma girerde
göğüs kafesimin kemikleri içinde
kış uykusuna
yatarsa

* * * * Sunay Akın*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:19:47 PM
Yüreğim 1

Yüreğim ıslaktır benim
Kuytularda ağlamaktan
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun diye kaç kez
Güneşe asılmaktan

* * * * Sunay Akın*


Yüreğim 2

Barış yüreğimde
Çam kokulu bir orman
Varsın konsun dallarıma
Savaş denilen
Yaşlı ağaçkakan

* * Sunay Akın

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:21:38 PM
Aşk
*
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin

* * * * * * * Özdemir Asaf*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:22:07 PM
Seni Saklayacağım

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.

* * *Özdemir Asaf*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:23:26 PM
Sensiz


Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılastığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala.

* * * * *Özdemir Asaf*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:24:26 PM
Yalnızlık Paylaşılmaz


Yalnızlık, yaşamda bi an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

* * Özdemir Asaf*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:26:26 PM
Yürüyelim Seninle İstanbul'da

Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
hayallerim kıpkırmızı olurdu

İstanbul hala güneşin ardında
ufuklarında birkaç kara leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hala sevimli mi sevimli
ve hala bir tomucuk tadında
yürüyelim seninle İstanbul'da

korkusuz bir rüyadır
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
yenilgisiz bir muamma gibidir
arar bulusmayan ellerimizi
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda

tam orada, Çamlıca yokuşunda
birkaç bulut çekelim gökyüzünden
damarlarımızdan geçirelim ve birden
bırakalım suların üzerine
sen bir defa konuş, sen bir defa gül
kumlu ebrular yapalım seninle
serpmeli ebrular, bülbülyuvası
hercaimenekşe, gonca ve sümbül

yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında
yürüyelim seninle İstanbul'da
boğaziçi magrur türkülerini
gözlerine baka baka söyleyin
martılar üşüyünce
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi

anlayabilir misin
neden çıban gibi büyür bağrımda
büyürde kelebek olur bu sızı
kırmızıyı sevdiğini söyledin
bu yüzden mi günlerdir
İstanbul'da gül kokusu yayılan
tepeler kırmızı, sular kırmızı

İstanbul bilmeli ki, sahillerine
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler
önce senin yüreğine açılır
uzaklarda bir yerde
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın
parmaklarında hüzün
sana doğru akan nehrin
ağlayan suretidir

bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle İstanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı

Anadolukavağı'nda her akşam
burcu burcu bir rüyadır hayalin
karanlık, hüznünü düşürür dağa
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar
endamın her sabah iner toprağa

hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan

İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur

tarih heyelandır hainlerin ardında
İstanbul tarihin soylu anası
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız
sevdayı kız kulesi'nden
yalıların burukluğu altında
geçiyoruz sokaklardan delice

anlayabilir misin
beyoğlu'nda gezinen
hayal kırıklığının benden türediğini
anlayabilir misin
kırmızı neden böyle
doldurur aynalara inleyen yüreğimi

sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini

Gülhane'de simit satan çocuklar
nasıl anlasınlar ellerimizin
neden böyle çekingen olduğunu
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler
gökyüzüne dokunurken bu acı
kimdir diye sorsunlar içlerinden
birlikte yürüyen iki yabancı

biz gitsek de, İstanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı

* * * * * * Nurullah Genç*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:27:14 PM
Aşk Yeniden


Aşk yeniden
Akdenizin tuzu gibi
Aşk yeniden
Rüzgârlı bir akşam vakti
Aşk yeniden
Karanlıkta bir gül açarken

Aşk yeniden
Ürperen sahiller gibi
Aşk yeniden
Kumsalların deliliği
Aşk yeniden
Bir masal gibi gülümserken

Gözlerim doluyor
Aşkımın şiddetinden
Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken
Gecelerin şehvetinden
Kendimden taşıyorum

Aşk yeniden
Bitti artık bu son derken
Aşk yeniden
Aynı sularda yüzerken
Aşk yeniden
Rüya gibi bir yaz geçerken

Aşk yeniden
Unutulmuş yemin gibi
Aşk yeniden
Hem tanıdık, hem yepyeni
Aşk yeniden
Kendini yarattı kendinden

* * * *Murathan Mungan*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:29:09 PM
Olmasa Mektubun

Olmasa mektubun,
Yazdıkların olmasa
Kim inanırdı
Senle ayrıldığımıza.

Sanma unutulur,
Kalp ağrısı zamanla
Herşeyi unutarak
Yaşanır sanma.

Neydi bir arada tutan şey ikimizi
Birleştiren neydi ellerimizi
Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
Sevmek birçok şeyi göze almaktır.

Baksana geçmişe,
Ne çok anıyla yüklü
Nerde o taverna,
Nerde sinema

Harcanmış zamanla
Yeniden yaşanmaz ki;
Geç kaldıktan sonra
Arama boşa!

* * * * * Murathan Mungan*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:29:47 PM
Allahaısmarladık

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!

Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
Andırıyor ışıksız evinde pencereler.
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı
Çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler.

Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna,
Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz:
Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna,
Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz.

Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.

Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü
Daha candan görürüm senden uzaklaşınca.
Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü:
Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca.

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!

* * * * * *Faruk Nafız Çamlıbel*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:30:34 PM
Çoban Çeşmesi

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?

Gönlünü Şirin'in aşkı sarınca,
Yol almış hayatın ufuklarınca;
O hızla dağları Ferhad yarınca,
Başlamış akmağa çoban çeşmesi

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi,
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi!

Vefasıs Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmazdı toprağa çoban çeşmesi

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.

Ne şair yaş döker, ne âşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar:
Beyhude seslenir, beyhude çağlar
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi

* * * Faruk Nafız Çamlıbel*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:31:21 PM
Gönül

Bağından her güzel bir gül seçerdi,
Bundan mı sarardın soldun,ey gönül?
Kadınlar geçerdi,kızlar geçerdi,
Bir zaman aşk için yoldun,ey gönül!

Dünyaya baksan da gülümser gibi
Uzuyor hayatın bir keder gibi,
Ellerde dolaşan kadehler gibi
Yıllarca boşaldın,doldun,ey gönül!

Çare yok,matemin çok derinse de,
Hasretin tükenmez yaşın dinse de.
Gençliği hoş geçti,eğlendinse de
Sanmam ki bahtiyar oldun,ey gönül!

* * *Faruk Nafız Çamlıbel*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:34:11 PM
Öylesine Sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencareme konan yusufcukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin

* * * * * * * *İbrahim Sadri*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:35:13 PM
Aşk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

* * * *Cemal Süreya*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:35:58 PM
İki Kalp


İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

* * * * Cemal Süreya*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:39:59 PM
En Güzel Ben Ölürüm..!

Böyle umut doluyken tepeden tırnağa
Böyle seviyorken seni amansız
Böyle değerliyken
Böyle yüceyken sevda
En güzel ben ölürüm
K e s i n!..

* Bülent Özcan

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:42:37 PM
Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

* * * * * * * Attila İlhan

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:44:11 PM
Özlemedim Seni
*
Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni

Sıcaklığını bulmalıyım
dokunuşlarını, kenetlenişi
Terimizle sulanmalı yeryüzü
güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

Apansız fırtınalar çıkmalı
sarsılmalıyım

Özlemek
yanında olmak isteğidir
gülüşünü görmek biraz da
Hiç özlemedim seni

Saçlarına gül takmam
bir ırmak gibi akıtırım ovaya
soluğunla yanar
dudaklarımın bozkırı

Akkor halindeki ufuk
bakır bir tel gibi eriyip gider
kraterler ortasında kalırım

Toprak yarılır birden
su kirlenir

Ürpertir bu coğrafya
bu serüven
ikimizi bir anda
yaşadığımı duyarım

Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni

* * * * * *Ahmet Telli*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:45:34 PM
Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü,
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi,
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının,
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir,
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır,
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır,
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler,
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir

* * * * *Ataol Behramoğlu

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:46:36 PM
Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar

* *Ataol Behramoğlu

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:48:02 PM
Sevgilimsin

Sevgilimsin, kim olduğunu düşünmeye vaktin yok, yapacak
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin, ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden

Sevgilimsin, boğuk aşkım, kanayan gençliğim
Uçuruyorum seni çocukluğuna doğru
Kanatların yorulur, ter içinde kalıyorsun
Gece yanıbaşımda bağırarak uyanıyorsun
Her sabah el sallıyorum metalle karışmana

Sevgilimsin, arasıra bir kağıt koyup erteliyoruz aşkı
Otobüslerde ve trende kaçamak yaşanan
Ve bedenlerimiz kana kana kanayamadan yan yana


* * * * * * * * Ataol Behramoğlu*

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:50:27 PM
Unutamadığım

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın.
Tavşan kanı, kınalı - berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...

Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?

"To be or not to be" değil.
"Cogito ergo sum" hiç değil...
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı

* * * * Ahmed Arif

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:51:22 PM
Sevdan Beni

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...

* * * * Ahmed Arif

tatyanajetaime
08-03-2006, 12:52:35 PM
Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard-arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

* * * * * * * *Ahmed Arif

desire
10-03-2006, 12:40:36 PM
dönmesini mi isterdin ?

desire
10-03-2006, 12:41:16 PM
Dönmesini mi isterdin ?



birşey diil asbruno ama sorun şuki hala dönmedi :(

desire
10-03-2006, 16:12:23 PM
Sevmek;
Sevildiğini hissedebilmek,
Sevmek;
Sende onu sevdiğini söyleyebilmektir! ..

Sevmek;
Yaşamın her anında onu düşünebilmek,
Sevmek;
Sahip olunsun olunmasın, sevebilmektir! ..

Sevmek;
Hep beklentisiz olabilmek,
Sevmek;
Her şeyi ama her şeyi,
karşılıksız verebilmektir! ..

Sevmek;
Çağrılmadan yanına gidebilmek,
Sevmek;
Çoğu zaman ağlanacak hâle bile gülebilmektir! ..

Sevmek;
Cepteki son metelikle alınmış simidi ikiye bölebilmek,
Sevmek;
Gerekirse sevilenin uğruna ölebilmektir! ..

Sevmek;
“Delilerle sır boncuğu dizebilmek”
Sevmek;
Her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmektir! ..

Sevmek;
Köroğlu’ nun kır atına binmek,
Sevmek;
Dünyaya kafa tutabilmektir! ..

Sevmek;
Kah bulutların üzerinde gezinmek,
Sevmek;
Kah yeryüzünde sürünmektir! ..

Sevmek;
“Yetti gayri” dememek,
Sevmek;
Yorulmak nedir? .. Usanmak nedir? ..
Bilmemektir! ..
Sevmek;
Aşkın nârında yanabilmek,
Sevmek;
Yandıkça “insan” olunduğunun
farkına varabilmektir! ..

Sevmek;
Gerektiğinde nefsine “dur” diyebilmek,
Sevmek;
Her şeyden önce gururunu yenebilmektir! ..

Sevmek;
Her karara saygı gösterebilmek,
Sevmek;
Neden ne olursa olsun, kin beslememek,
nefret etmemektir! ..

Sevmek;
İncinsen de, kırılsan da asla küsmemek,
Sevmek;
Sanki hiçbir şey olmamışçasına,
çarpıp gittiğin kapıdan dönebilmektir! ..

Sevmek;
Konuşmadan anlaşabilmek,
Sevmek;
Soğuk kış gününde
paylaşabilmektir bir tek gocuğu,

Sevmek;
Nefes alabilmek,
Velhâsılı sevmek;
Yaşatabilmektir içindeki çocuğu! ..


hak etmeyenlere verdiğiniz sevgi için çok yazık oluyor ama hak edenlere anlatmakta pek kolay olmuyor

desire
10-03-2006, 16:12:57 PM
güzel şiirler hepsi

tatyanajetaime
10-03-2006, 17:04:28 PM
Teşekkürler desire paylaşımlarının devamını dilerim.

desire
10-03-2006, 17:47:27 PM
Yok Karşılığı Yüzünün / Cezmi Ersöz

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
beklemek kadar acı, anlamak kadar zor
nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
yok karşılığı yüzünün...

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
yok karşılığı yüzünün...

rica ederim seviyorum şiirleri beğenmeniz hoş

PON
10-03-2006, 20:48:13 PM
bir tılsımı olmalıdır hayatın;
vazgeçilmez bir öfke gibi,
zaptedilmeyen bir aşk aranışı gibi,
kaptırıp kendini şiirler yazmak gibi,
bir kadehi fırlatıp aynalara, gecenin büyüsünde çıldırmak gibi…

böyle bir tılsım yoksa,
isteksiz isteksiz oluyorsan traşı,
bir küf bağlamışsa bütün heyecanlarını,
bir insanı düşünmüyorsan en ciddi konferansta bile
ve bir anda çalıştığın yerden istifayı basıp çekip gitmek gelmiyorsa içinden;
bir kapı önünde tozlu bir paspas bile olamazsın...!

- Çetin Altan -

PON
10-03-2006, 21:36:22 PM
50 Yaş Şiiri

Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra
Hep aynı gürdüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen
Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların
Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden

Sefil doymazlık:ete, kana, paraya
Öylesi bir açlık ki eksilmeyen, bitmeyen
İnsan, ezebildiğince mutlu insan, oğul
Nereye gidersen git hep o tuzak, o dümen

Küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar
Ve değişmez çığlığı insanoğlunun: Ben, ben, ben!"
Sen yok musun? Onlar yok mu? Biz yok muyuz?
Nereye bu gidiş? Delicesine pupa yelken

Söyle neyi değiştirebilirsin ki tek başına
Yıldırırlar, sustururlar vururlar seni de hemen
Düşler bitmişse, gerçekler bir tokat gibi inmişse
Tek başına mutlu ol bakalım, olabilirsen

En güzeli sevmek diyeceksin insanları tümüyle
Usanmadan, bir şey ummadan, beklemeden
Ver, durmadan ver, eller uzanmış, baksana
Ver ki; kurulsun sofra, başlasın şölen

Bir yanda umutların, düşlerin, düşüncelerin
Bir yanda aldığını geri vermez koca bir evren
Bak! Bütün ağızlar yutmaya hazır seni
Bir noktadan, bir lokmadan başka nesin sen

Dönüp gerilere bakıyorum, bir de kendime
Elli yıl geçmiş, ha gün, ha yarın derken
Değişen birşey yok, bir şaşkın benden başka
İşte aynı yol, aynı kapı, aynı merdiven

Hani nerdeler? Kimi yitmiş kimi gitmiş dostların
Bir ak saçlı anan kalmış yolumu bekleyen
Sabah-öğle-akşam . . . Hep o tekdüze yaşam
Ve kırılmış bir kalple yorulmuş bir beden

İşte böyle geçti yıllar. bozbulanık
Ben sevdim, ben ağladım, başkalarıydı gülen
Ne zaman uzattıysam ellerimi, parçalandı
Mutluluk serseri bir mayındı denizlerimde yüzen


Ümit Yaşar Oğuzcan

aaaaaaaaa aaaaaaaaa aaaaaaaaa PON aaaaaaaaa aaaaaaaaa aaaaaaaaa