Aragones’in 3. ayı bitmek üzere... Bu süre, çok deneyimli bir hocanın takımını tamamen tanıması için yeterli. Takımın başına gelmeden önce maç kasetlerinin ve gerekli briefingin de kendisine verilmiş olduğunu varsayarsak, uzunca bir zamandır Fenerbahçe üzerine teoriler geliştiriyor demektir. Peki o zaman yolunda gitmeyen ne?..
Aragones’in Fenerbahçe’ye imza atmadan önce izlediği, geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde fırtına gibi esen takımla şu anki takım arasında dağlar kadar fark var. Öncelikle milli takımın birinci ve ikinci kalecisi kadrosundayken, Serdar’ı yitirmesi ciddi bir handikap oluşturdu ve bu açığını kapatamadı. Kulüple ilk görüşmelerini yaparken, Aurelio kadrosundaydı ancak transfer döneminde onu da yitirdi. Bu da hesaplarının bozulmasına yol açtı. Kezman’ın yerine Guiza’yı önererek, hücum bölgesinde ciddi bir avantaj sağladı ancak sakatlıklar nedeniyle en önemli diğer silahı Semih’i yitirdi.
Sağ kanatta geçen yıl Gökhan ve Deivid’in sergilediği performans ve uyum, her teknik adamın iştahını kabartır. Ancak Avrupa şampiyonası öncesi önce Gökhan’ın, ardından da kamp dönemi sırasında Deivid’in sakatlanması Aragones’in aklındaki kurgunun bozulmasına neden oldu. Ali Bilgin’den yeterli verimi alamayan Aragones, birbirleriyle uyum sağlayamayan Kazım ve Gökhan ikilisine mecbur kaldı. Sol kanatta da aynı sakatlık sorunları başgösterince, Fenerbahçe’nin geçen yıl fırtına gibi esen kanatları bu yıl iş yapamadı. Roberto Carlos’un uzun süren sakatlığı ve eski formundan uzak olması, Vederson’un uzun süreli sakatlığı, Uğur’un Carlos ile uyumsuzluğu sol kanadın büyük gedikler vermesine neden oldu. Hacettepe maçının günah keçisi haline gelen ve zar zor bulduğu forma şansını da büyük ölçüde yitiren Can Arat’ın bu duruma düşmesinin altında da yine sol kanadın zaafları yer almaktadır.
Sakatlık sorunları Fenerbahçe’nin belini büken temel sorun olarak görünüyor. Edu’nun sakatlığı Aragones’in defans kurgusunu da olumsuz etkilerken, maç eksiği bulunan Yasin ve Can bu gediği kapatamadılar. Stoperlerin birbirlerini iyi tanımaları savunma güvenliği açısından büyük önem taşır. Can ve Yasin’in Lugano ile birlikte oynadıkları maç sayısının azlığı da bu durumu olumsuz etkiliyor. Defansı toparlaması için son transfer olarak getirilen Josico’nun da sakatlanması bu durumun üzerine tuz biber ekiyor.
Bu akşam Sivas ile oynanacak Süper Lig ve Salı akşamı da Dinamo Kiev’le oynanacak Şampiyonlar Ligi maçı öncesinde tablo bu. Alex ve Semih’in durumları belirsiz. Volkan Demirel’in sakatlığı son anda düzelmezse, kale genç Volkan’a emanet. Bu iki zorlu virajı Fenerbahçe sağ salim dönmeyi başarabilirse, yolu açılır aksi takdirde milyonlarca kişinin bayram sevincini yarıda bırakır.
Bu
Haber Toplam 21036 Defa Okunmuştur |