Süper Lig’e ara verdiğimiz haftada Fortis Türkiye Kupası’nda çeyrek final karşılaşmaları oynandı. Kupa haftasının en önemli mücadelesi Kadıköy’de Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaydı. Tartışmasız ilk karşılaşmanın favorisi alışılagelmiş şekliyle Fenerbahçe’ydi.
Karşılaşmadan önce herkes Fenerbahçe’den rahat ve farklı bir galibiyet bekliyordu. Bunun için Fenerbahçeli’ler, takımlarının Galatasaray’a karşı kendilerince mabet olarak niteledikleri Şükrü Saraçoğlu’nda oynadığı karşılaşmalardaki üstünlüğünü, Galatasaraylı futbolcuların Kadıköy’deki korkak oyununu ve oyuncuların içinde bulundukları psikolojik durumu hatta Brezilya Teknik Direktörü Dunga’nın Fenerbahçe’nin Brezilyalı oyuncularını izlemeye geleceğinin açıklanmasını karşılaşmadan galibiyetle ayrılmak için geçerli sebepler olarak gördüler.
Türkçe zengin bir dildir. Binlerce yıllık birikimin verdiği etkiyle ortaya binlerce atasözü ve deyim çıkmıştır. Burası doğru ancak bu önemli karşılaşma öncesi Fenerbahçeli’lerin Galatasaraylı’ları yenilen pehlivan olarak ad ettiklerini gördük. Fenerbahçeli’lerin sıradan bir maç olarak gördükleri bu derbi mücadelesinden Galatasaray üstün bir oyunla ve yüzünün akıyla çıkmasını bildi. Fenerbahçeli’lere gereken cevabıda yine Türkçe’nin içinden bir atasözü ile vermiş oldu.
‘ Büyük lokma ye, büyük konuşma’
Bir de unutmadan Dunga’nin dönerken yanında Bobo’yu götürmesi, beklentileri farklı olan Fenerbahçe taraftarlarını üzmesin. Bunun içinde kültürüyle zengin Türkçemizin içinde uygun bir atasözü bulacağımızdan eminim.
‘Kime niyet kime kısmet’ gibi…
