Deplasmanda bir Fortis Kupası, bir Süper Lig maçı, bir de Şampiyonlar Ligi maçı oynayan Fenerbahçe, nihayet eve döndü ve seyircisiyle buluştu. Avrupa’daki zaferden çok mutlu olan seyirci de takımını taçlandırdı, özellikle de Uğur’u ödüllendirdi. Uğur da aldığı ödülün karşılığını fırtına gibi eserek ödedi.
Bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde patlama yapan ve dünyanın dikkatini üzerine çeken Fenerbahçe, gelecek yıl da aynı organizasyona katılabilmek için pabucun pahalı olduğunu nihayet anladı. Zirvenin ortakları Beşiktaş ve Galatasaray maçlarını kazanınca, haftanın son maçını oynayan Fenerbahçe de sahaya kazanmak amacıyla çıktı. Hızlı ve dikine bir futbol anlayışı, Uğur’un öldürücü deparları, Alex’in de adrese teslim ortalarıyla, Vestel Manisaspor karşısında daha ilk yarıda 3 farkı yakaladı.
Fenerbahçe, Türkiye’deki tüm takımların üstünde bir futbol kalitesine sahip olmasına karşın, sahadaki oyuncularının istekli olmaları çok önemli. Nitekim Manisaspor karşısında da özellikle Alex, Aurelio, Uğur ve Kezman’ın istekli futbolları, skorun kısa zamanda açılmasını sağladı.
Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav’ı bile şaşırtan bir performans yükselişi gösteren Uğur, sol kanatta parlamaya devam ederken, yurt dışında da dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Bu gidişle, sezon sonunda Fenerbahçe’nin kapısını çalan çok olacak. Gökhan ve Uğur gibi iki genç ve çok süratli kanat oyuncuları, Fenerbahçe'ye büyük katkı yapıyorlar. Yıllardır kanatlardan etkili olamayan sarı kanaryalar, nihayet aradığını buldu. Manisa karşısında üç golün de sol kanattan gelmesi bunun en güzel göstergesi. Bu performansı sezon sonuna kadar sürdürmeyi başarabilirlerse, gelecek sezon da yine Avrupa'da oynamayı başarabilirler.
