Ankara’da Gereksiz Kayıp
Çok iyi, çok pahalı, çok kaliteli bir takım olabilirsiniz. Üst düzeyde Avrupa takımlarıyla başa baş futbol da oynayabilirsiniz. Ama her zaman bir şeye daha ihtiyacınız vardır. Futbol şansınız yüksek olmalı, top sizi sevmelidir. İngiltere'de oynanan Chelsea maçında Fenerbahçe'nin şansı biraz yüksek olsa, bugün yoluna devam ediyor olabilirdi. Denizlispor maçında Suleymanou'nun yarattığı saçma sapan pozisyon aslında bir futbol şansıdır. Cumartesi günkü Trabzonspor maçında atılan golün ofsayt gerekçesiyle sayılmayışı da bir bakımdan şanstır. Sivas’ın Kayseri karşısında bulduğu gol de bir şans topudur. Bu fırsatlar puan farkının açılmasını önleyip, ligin erken bitmesini engeller. Ama Fenerbahçe’nin gol şansı yüksek olmadığı için penaltı da kaçırır, son dakikada gol de yer.
Fenerbahçe futbol şansı yüksek olan takımlardan biri değildir. Her zaman ekmeğini taştan çıkarmak zorundadır. Ankaraspor maçının daha ilk dakikalarında Vederson'un üst direkten dönen topu bir şanssızlık örneğidir mesela. Gollerini şans golleri olarak değil, zekâ ve teknik beceri golleri olarak atar. Ankaraspor maçında atılan ikinci golün Alex'in kıvrak zekâsının eseri olması gibi... Herkesin ceza sahasının içine orta beklediği anda, o en uzak noktadaki en boş adamı görür ve golün asistini yapar.
Ankaraspor maçının doğal sonucu Fenerbahçe’nin galibiyeti olduğu için, burada teknik analiz yapmanın gereği yok. Biraz sıksa, rahatça fark yapabileceği maçı son dakika golüyle beraberlikle bitirdi. Bu arada iki hafta önce 95'15"te gol atınca yaygara koparanlar bu hafta Fenerbahçe'nin kaçıncı saniyede gol yediğine bakıp, ne diyecekler, bilemiyorum. Bence her zamanki laflarını ederler : "İlahi adalet"...
Bu ligin şampiyonu 32. haftada Ali Sami Yen’den çıkar. Fenerbahçe başının belası Denizlispor’u geçtikten sonra Galatasaray’la son düelloya çıkar ve ligdeki yerini kesinleştirir.
